Beşiktaş Belediyesi’nde uzun yıllar çalıştıktan sonra işsiz bırakılan Turan Çil ile yaşadığı haksızlığı konuştuk.
Eşi Yeşim Çil’in de aynı haksız süreçleri yaşayarak belediyedeki işine son verilmişti. Beşiktaş Belediyesi’nin işçilerin taleplerini karşılaması ve derhal bu haksızlığa son vermesi çağrısı yaparak röportajı paylaşıyoruz.
- Beşiktaş Belediyesi’nde kaç yıldır çalışıyordunuz? İşten çıkarılma sürecinizden biraz bahsedebilir misiniz? Hangi gerekçelerle ne zaman çıkarıldınız?
6 yıldır belediyede büro elemanı olarak çalışmaktayım. Son dönemlerde düzensiz maaş ödemesi olduğundan adaletli bir ödeme yapılması için sendika odasına arkadaşlarla birlikte çıktık. Temizliğe, Park Bahçe ve Fen İşleri Müdürlüğü’ne her hafta 15 bin TL yatırana kadar 10 bin TL yatırılsın bizim belediye ana binasındaki arkadaşlarımız da maaşlarını alsınlar dedik. Kaldı ki ana binada çalışanlara 5 hafta boyunca para yatmamıştı. Her birimizin geçen toplu sözleşme farkları dahil, önceki aylardan kalanlarla beraber en az 200 bin TL alacağımız var. Bunlara rağmen adaletli bir şekilde ödeme yapın dedik. Suç mu bu? Sosyal belediyede hakkımız olanı istemek suç mu?
Sendikaya paramız ne zaman yatacak dediğimiz için işverenle bir olan “sendika” beni işten çıkarttı.
- Eşiniz Yeşim Çil de aynı belediyede haksız şekilde işten çıkarılan bir belediye emekçisi. Onun işten çıkartılma süreci hakkında ve yaşadığı haksızlıklarla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Müdürlüğü tarafından kendisine düzenli mobbing uygulandı. Yeri sürekli değiştirildi ve büro çalışanı olmasına rağmen servis aracıyla engelli vatandaşları evlerinden alan hosteslik işini yaptırdılar. Sonra da ekonomik kriz bahanesiyle 15. maddeden çıkardılar.
- Belediye yöneticileri 25 Aralık’ta işe geri alınacağınızı söyledi. Verdikleri sözleri tutmadılar. Bu süreç hakkında ne söyleyebilirsiniz?
28 Kasım’da beni çıkarttıktan sonra belediyede birçok müdürle, şefle ve amirle görüşme yaptım. Sonuç alamayınca 16 Aralık’ta belediye önünde direniş başlattım. Direnişin 9. günü yönetim tarafından görüşmeye çağrıldık. Görüşme sonucu, “Eyleminizi bitirin, bizim de vicdanımız dayanmadı” deyip beni (Turan) işe yeniden alınmam konusunda bir karar verdiklerini söylediler. Biz de, “Bizim de kararımız bu şekildeydi” deyip eylemimizi sonlandırdık. Hatta ben, “Başkanım kızım merak ediyor müjdeyi veriyorum” dedim, “Verin müjdeyi yarın sabah işe girişiniz olacak” dendi. Biz de çocuğumuzu ve sevdiklerimizi aradık, tamam işe girdik diye sevindik. Ancak 13 gün geçmesine rağmen benim işe girişim yapılmamıştır. Son görüşmemizde işe beni değil eşinizi alalım dediler. Eşiniz mahkemeden feragat edip gelsin, dediler. Ben ise eşimin mahkemesinin karar aşamasında alacağından vazgeçmesinin imkansız olduğunu söyledim. Niye ilk baştaki karardan vazgeçtiğini sorduğumda ise bir cevap alamadım. Ve eyleme kaldığım yerden tekrar başlama kararı aldım. Resmi giriş yapıldığını görmeden eylemi bitirmeyeceğimizi söyledik.
- 6 Ocak’tan itibaren Beşiktaş Belediyesi önünde işinizi geri almak için direnmeye başladınız. Haksızlığa uğrayan belediye işçileri olarak işten atılan ve haksızlığa uğrayan emekçilere nasıl mesajlar vermek istersiniz?
Öncelikle işçilerin kendi haklılığına inanması gerekir. İnanan insan bütün zorlukların üstesinden gelir. Haklı, doğru bildiğin yoldaysan hiçbir güç seni bu yoldan çıkaramaz. Sonra tabi ki birlik olmaktır. Birlik ve kararlı olmak. Bu iki güç kazanmanın ilacıdır.



























