Nadiye Karahan
Bu davamız bizim davamızdır.
Hiçbir zaman halı altına süpürmeyeceğiz.
Çünkü süpürülen her gerçek, bir gencin daha kaybıdır.
Ben bir anneyim ve her sabah evladımın nefes alıp almadığını kontrol ederek uyanıyorum.
Bunu yaşayan bilir.
Bu, yaşamla ölüm arasında beklemektir.
Oğlum hayatta.
Ama her gün onu biraz daha kaybediyorum.
Kapıdan ne zaman gireceğini bilmiyorum.
Girdiğinde gözlerime bakıp bakamayacağını da.
Bakmıyorsa anlıyorum…
Bugün yine yenilmiş.
Uyuşturucu bir anda girmez hayata.
Önce yalnızlıkla gelir.
Sonra umutsuzlukla.
Sonra “bir kereden bir şey olmaz” yalanıyla.
Ve bir gün bir anne şunu fark eder:
Evdeki çocuk hâlâ oradadır ama artık aynı çocuk değildir.
İnsanlar konuşur…
“İradesiz.”
“Terbiyesiz.”
“Anne-baba yetiştirememiş.”
Kimse şunu sormaz:
Bu çocuk nerede yalnız kaldı?
Kim elinden tutmadı?
Devlet neredeydi, toplum neredeydi?
Mahallede herkes torbacıyı bilir.
Okulun önünde herkes görür.
Ama kimse konuşmaz.
İşte suç tam burada başlar.
Bu ülkede gençler uyuşturucu yüzünden “kaybolmuyor”.
Göz göre göre yok ediliyor.
Ve artık sadece devlete sormak yetmez.
“Sen ne yaptın?”
Biz vatandaşa da sormak zorundayız.
Sen ne yaptın?
Gördün mü, sustun?
“Bana dokunmayan yılan” mı dedin?
Yoksa başını çevirip yoluna mı baktın?
Bağımlı genç suçlu değildir.
O bir hastadır.
Ama bu ülkede tedavi yok denecek kadar az.
Rehabilitasyon yetersiz.
Aileler yalnız.
Bir anne olarak ben varım.
Ama bu yetmiyor.
Çünkü bu yük bir annenin omzuna bırakılacak bir yük değildir.
Bu bir ülkenin yüküdür.
Artık şunu kabul edelim.
Bu davada tarafsızlık yok.
Ya bu karanlığa karşı dururuz,
ya da susarak karanlığa yer açarız.
Ben Nadiye Karahan.
Bir anne olarak da, bir vatandaş olarak da söylüyorum.
Bu ülkenin çocukları torbacılara, ihmale ve sessizliğe terk edilemez.
Unutmayacağım.
Unutturmayacağım.
Çünkü her bağımlı gencin arkasında
geceleri dua eden,
sabahları korkuyla uyanan
bir anne vardır.
Ve hiçbir anne,
evladını böyle bir kaybetmeyi hak etmez.
Bu davamız bizim davamızdır.
Ve biz bunu asla halı altına süpürmeyeceğiz.

























Helal!
“ Ben Nadiye Karahan.
Bir anne olarak da, bir vatandaş olarak da söylüyorum.
Bu ülkenin çocukları torbacılara, ihmale ve sessizliğe terk edilemez.
Unutmayacağım.
Unutturmayacağım.
Çünkü her bağımlı gencin arkasında
geceleri dua eden,
sabahları korkuyla uyanan
bir anne vardır.
Ve hiçbir anne,
evladını böyle bir kaybetmeyi hak etmez.
Bu davamız bizim davamızdır.
Ve biz bunu asla halı altına süpürmeyeceğiz.”