HAFTANIN ÖZETİ: İRAN’A SALDIRIYA VE SAVAŞA KARŞI MÜCADELE

0
89

Bu haftaki özetimizde bölgemizdeki savaşa yoğunlaşacağız. Özetimize İran’dan Türkiye’ye gelen füze ve İran’ın bu konudaki açıklaması ile başlıyoruz.

4 Mart 2025 tarihinde İran’dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye doğru gelen balistik mühimmat havada imha edildi. Olayın ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sabahki olayda olduğu gibi NATO müttefiklerimizle yakın istişare içerisinde her türlü önlemi alıyoruz ve anında gerekli müdahalede bulunuyoruz.” sözleriyle NATO’ya bağımlı ilişkileri bir kez daha gözler önüne sermiş oldu. İsrail Türkiye’yi İran’a karşı yürüttüğü savaşına dahil etmek istiyor. İran ile Türkiye 400 yıldır savaşmadı ancak AKP iktidarının İsrail ve ABD baskılarına ne kadar direneceği net değildir. AKP iktidarı Irak’a saldırıda ABD’nin yanında yer aldı. Zaten iktidara bu amaçla getirilmişti. Ardından Libya’ya karşı saldırıda ABD’nin yanında yer aldı. Suriye’ye karşı saldırıda ise başrolü oynadı.

İran tarafından yapılan açıklamada ise balistik mühimmatın Türkiye’yi hedeflemediği, Türkiye’nin egemenliğine saygı duyulduğu ve olayın yanlış anlaşılmaması gerektiği ifade edildi. “Orta Doğu’da daha fazla kan, yıkım ve çatışma görmek istemediğini” söyleyen ve “dost ve kardeş İran halkına” taziyelerini ileten Erdoğan’ın, Türkiye’de bulunan İncirlik ve Kürecik üslerinin kapatılması yönünde herhangi bir adım atmaması ise söylenen sözlerin pratikte hiçbir karşılığı olmadığını gösteriyor. Ayrıca bir yandan bölgede barış mesajları verilirken, diğer yandan da NATO ile ilişkilere dikkat çekilmesi AKP’nin savaşa dair gerçek politikasını ortaya koyuyor. Kaldı ki AKP iktidarı hala Azerbaycan’dan İsrail’e gelen petrolü Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı yoluyla İsrail’e ulaştırmaktadır.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken Türkiye’de hafta içinde yaşanan kadın cinayetleri dikkat çekti. Bunlardan biri, gericilerin istismar ettiği Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın (8) ölümü oldu. Küçük yaşta cinsel istismara uğraması sonucunda Ayhan Şengüler ile evlendirilen Fatma Nur Çelik’in kızı Hifa İkra’nın da üç yaşından itibaren aynı kişi tarafından istismara uğradığı ortaya çıkmıştı. Çelik, failin tutuklanması için yaklaşık bir aydır adalet nöbeti tutuyordu. Adalet nöbeti sırasında “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” diyen Fatma Nur Çelik, kızı Hifa İkra ile birlikte Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu. Savcılık olayla ilgili gizlilik kararı ve yayın yasağı getirdi.

Bir diğer olay ise İstanbul’un göbeğinde 17 yaşındaki öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatma Nur cinayeti oldu. Geçtiğimiz hafta laiklik tartışmalarıyla gündeme gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Fatma Nur öğretmen için “adını okulunda yaşatacağız” açıklamasında bulundu. Kadınların, öğretmenlerin ve çocukların yaşaması için önlem alamayanlar; kadınlar öldükten sonra adlarını okullarda yaşatıyorlar!

Türkiye gündeminde öne çıkan gelişmelerden biri de DEM Parti İmralı Heyeti’nin Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na yaptığı “hayırlı olsun” ziyaretleri oldu. Heyet, kayyum uygulamaları ve cezaevlerinde yaşanan sorunların görüşüldüğünü belirterek görüşmelerin oldukça olumlu geçtiğini ifade etti. DEM Parti heyetinin, savcı iken yürüttüğü yargılamalarla dikkat çeken Akın Gürlek’i ziyaret etmesi sadece dikkat çekmekle kalmadı; tepki de çekti.

Dış Haberler

Özetimize dünyada dikkat çeken gelişmelerle devam ediyoruz.

28 Şubat Cumartesi günü önce İsrail, ardından ABD İran’a yönelik saldırı başlattığını duyurdu. Sabahın erken saatlerinde başlayan saldırılar birçok kentin bombalanmasıyla devam etti. Saldırıların ikinci gününde İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürüldüğü açıklanırken ülkede 40 günlük yas ilan edildi. Aynı gün Devrim Muhafızları Komutanı Pakpur, Genelkurmay Başkanı Musevi, Savunma Bakanı Nasirzade ve Savunma Konseyi Başkanı Şemhani’nin aralarında olduğu çok sayıda 47 üst düzey askeri yetkilinin hayatını kaybettiği duyuruldu. İran bu ölümlere ve füze sistemlerine saldırılara rağmen İsrail ve ABD’e karşılık verebildi.

Bu ölümlerin ardından Devrim Muhafızları “tarihin en yıkıcı saldırı operasyonunun” başlayacağını duyururken, ABD Başkanı Donald Trump ise Hamaney’in yerine kimin geçebileceğine dair “iyi bir fikri” olduğunu söyledi. Trump bu sözüyle Ali Hamaney yerine kimin geleceğini kararlaştırmak istediğini ifade etmiş oldu. İran’ın Diğer yandan İran’ın Hürmüz Boğazı’nı geçici süreyle kapatması petrol fiyatlarının beklenmedik şekilde artmasına sebep oldu. ABD İran’ın petrol, doğal gaz ve nadir toprak elementleri üzerindeki kontrolünü artırmak, Çin’in ticaret yolunu (Bir Kuşak Bir Yol) sabote etmek istiyor. Savaşın en önemli hedeflerinden biri İsrail’İn bölgedeki egemenliği önündeki İran engelini saf dışı etmektir. ABD’nin aleyhine sonuçlara yol açma riski çok büyük olan savaşın başlatılmasında Trump’ın Epstein dosyalarının rolü olduğu tahmin ediliyor. İddialara göre bu şantaj dosyalarında Trump’ın Epstein’in temin ettiği çocuklara tecavüz videoları bulunmaktadır. Epstein bir İsrail ajanı olarak biliniyor.

ABD emperyalistleri İran’a saldırıda bir ilk okulu hedef alarak 167 çocuğu birden öldürdüler. Ayrıca ABD denizaltısı İran Donanması’na ait bir gemiyi  Hindistan’ın Visakhapatnam kentinde düzenlenen MILAN 2026 tatbikatından dönerken vurdu.  Gemi savaş bölgesinden 2750 km uzakta uluslararası sularda vuruldu. Bu 167 çocuğun katledilmesinde olduğu gibi bir savaş suçudur.

Batılı basın her ne kadar bu savaşta ABD ve İsrail yanlısı yayın yapsa da Avrupa ülkeleri savaşta ABD yanında doğrudan yer almaktan çekindi. Savaşın, ABD ve Avrupa ilişkilerine zarar verme ihtimali yüksektir.

ABD emperyalistleri ve İsrail’in 6 İran Kürt örgütünü birleştirmesi dikkat çekiciydi. Bu birliğin ileri sürdüğü ulusal demokratik talepleri ne yazık ki ABD-İsrail saldırı cephesine yazılmanın mazereti durumundadır. ABD-İsrail ikilisi Irak ve Suriye’deki Kürt  işbirlikçilerini de vaadler ve tehditler yoluyla İran’a karşı cepheye sürmeye çalışmaktadır. İran devleti bu durumun karşısına onurlu Kürtler dediği güçlerle  çıkmaya çalışıyor. Kürt halkını ve bölge halklarını çok büyük tehlikeler bekliyor. ABD emperyalistlerinin Suriye’den Irak’a taşıdığı IŞİD suçlularının ve Afgan işbirlikçilerin de İran’a saldırıda kullanılması riski bulunuyor.

Gündeme gelen konulardan biri de Melania Trump’ın Birleşmiş Milletler toplantısına başkanlık etmesi oldu. Herhangi siyasi bir temsiliyeti olmayan Trump’ın BM toplantısına başkanlık yapması, BM gibi kurumların bir işleyişi olmadığını da göstermiş oldu.

İran’a yönelik saldırıların ardından ABD’nin askeri üslerini kullanmasına izin vermeyen İspanya ise dikkat çeken bir tutum sergiledi. İspanya hükümeti Gazze ve İran konusundaki tutumunu sürdürerek “Başta siviller olmak üzere herkesi koruyan uluslararası hukukun çiğnenmesine, sorunların sadece bombalarla çözülebileceği anlayışına hayır” açıklamasında bulundu. Bu açıklama, Avrupa’nın İran konusunda tek ses olmadığını gösteriyor.

Afrika ülkesi Burkina Faso İran’a ilk destek açıklayan ülke oldu.  Lider İbrahim Traoré “İran bizden yardım isterse destek vermeye hazırız”, dedi. Bu bir anti-emperyalist kamplaşma işaretidir. ABD-İsrail tarafında Körfez ülkelerinden Azerbaycan’a, Kazakistan’a, Hindistan’a kadar çok sayıda devlet görünüyor.

Mücadele Haberleri

Özetimize geride bıraktığımız hafta yaşanan mücadele haberleri ile devam ediyoruz.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri ve NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı birlik tarafından çeşitli illerde protesto edildi. Protestolar sırasında atılan sloganlar ve basın açıklamasında emperyalizme ve faşizme karşı birlik vurgusu yapıldı.

Geçtiğimiz hafta İstanbul Çekmeköy’de bulunan lisede bir öğretmen, öğrencisi tarafından bıçaklı saldırıya uğradı ve hayatını kaybetti. Öğretmen için okulun bahçesinde cenaze töreni düzenlendi. Düzenlenen törene öğrenci ve velilerin yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz ve Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez de katıldı. Nazif Yılmaz konuşması sırasında cenaze törenine katılan kitle tarafından protesto edildi. Öte yandan katledilen öğretmen için EĞİTİM-SEN, çeşitli eğitim sendikaları ve mücadeleci güçlerde çeşitli illerde protesto gerçekleştirdi.

8 Mart yaklaşırken kadın örgütleri ve mücadeleci kurumlar atolye ve afiş çalışmaları gerçekleştirdi. Özne Kadın İnisiyatifi ise bu hafta İzmir ve İstanbul’da afiş çalışması yaparak “emperyalizme, faşizme ve patriyarkaya” karşı mücadele çağrısında bulundu.

Evrensel Gazetesi’ne yönelik saldırının 3. duruşması görüldü lakin mahkeme duruşmayı 25 Haziran’a erteledi. Duruşma ardından gerçekleşen açıklamada kitle; “saldırılar, baskılar, cezalar bizi yıldıramaz. Evrensel susmadı susmayacak” yazılı pankartın arkasında açıklama gerçekleştirdi.

Suriye’de cihatçı HTŞ adlı çetelerin Alevilere yönelik saldırılarının 1. yılı Ankara’da protesto edildi. Gerçekleşen açıklamada; “halkların onurlu mücadelelerinin yanında durmaya devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

Kadınlar Birlikte Güçlü, geçtiğimiz haftalarda siyasi kırım operasyonu ile gözaltına alınıp tutuklanan SKM ve ÖGK’lı kadınlar için Kadıköy’de basın açıklaması gerçekleştirdi.

Cumartesi Anneleri “kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebi ile bu hafta da Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Bir araya gelen grup 1092. haftada Cüneyt Aydınlar’ın durumunu sordu. Öte yandan hasta mahpuslar için eylemlere de İzmir, İstanbul ve Ankara’da devam edildi.

İşçi Haberleri

3 Mart İş Cinayetleri Günü’nde meslek odaları ve çeşitli kurumlarca basın açıklaması gerçekleştirildi. Ankara ve Muğla’da yapılan açıklamalarda iş cinayetlerinin AKP iktidarı dönemindeki durumu eleştirildi. 3 Mart İş Cinayetleri Günü’nde hayatını kaybeden devrimci işçi Duran Baysal memleketinde ve yurdun farklı alanlarında 10. senesinde tekrar anıldı.

Karşıyaka’da Kent AŞ işçileri TİS farklarını alamadıkları için eylemdeydi, 7 aydır maaşlarını ve farklarını alamayan işçiler bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eylemlerinin devam edeceğini söyleyen işçiler haklarını alma konusunda kararlılar.

Şişli Belediyesi’nde Kakil Yazar ve toplu sözleşme hakları yok edilerek işten atılan belediye işçileri ve Beşiktaş Belediyesi’nden haksız şekilde işten atılan Turan Çil haksızlığa karşı direnmeye devam ediyor.

452 gündür direnen Temel Conta İşçileri, müzik açıldığı ve düdük çalındığı bahanesiyle ve patron şikâyetiyle jandarma tarafından kimlik sorulup baskı altına alınmaya çalışılıyor. Mücadeleci kurumlar tarafından ziyaret edilen işçileri CHP heyeti de ziyaret etti. Temel Conta işçileri görülen grev kırıcılık davasını ise kazandılar, patronun grev kırıcılığı tescillenmiş oldu. Adliye önünde basın açıklaması gerçekleştiren işçiler “davayı kazandık, direnişimizi de kazanacağız” dediler. 

Birleşik Metal-İş ve Nakliyat-İş Küba’ya yönelik emperyalist girişimlere karşı işçileri bir arada olmaya davet etti. Emperyalist anlayışı protesto eden işçiler ABD Başkonsolosluğu önünde ABD saldırganlığına geçit verilmeyeceğini belirtti. BTO-Sen, Enerji-Sen ve Sosyal-İş sendikaları da eylemde yer aldı ve Küba Halkı’nın onurlu direnişi alandan selamlandı. İran’daki ABD ve İsrail saldırganlığına karşı ise Gebze Sendikalar Birliği de bir yazılı açıklama yaptı.

153 gündür direnen Şık Makas işçileri Çalışma Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Tokat, İstanbul ve Çorlu’dan gelip Ankara’da buluşan Şık Makas işçileri halkın da katılım gösterdiği açıklamada BİRTEK-SEN öncülüğünde işçiler Çalışma Bakanlığı kapısına çözüm için değil, onları teşhir etmek için geldiklerini ifade etti ve mutlaka haklarını alacaklarını eklediler. EMEP Milletvekili Sevda Karaca, TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve DEM Parti Milletvekili Özgül Saki ile mecliste de basın toplantısı düzenleyen işçiler yatırılmayan maaş ve tazminatlarını alacaklarını yinelediler.

İstanbul Dudullu’da Dardanel işçileri küçülme bahanesiyle işten çıkarılmalarının arından direnişe başladılar. Sürekli oyalandıklarını bildiren işçiler kıdem ve ihbar tazminatlarının taksitlendirilmesi şartını kabul ettiklerini fakat birinci taksitten sonra ödemelerin hesaplarına yatırılmadığını da belirttiler. Yazılı taahhüt alana kadar direneceklerini duyurdular.

Emlak Konut şantiyesinde çalışan işçiler 5 aydır haklarının ödenmediğini söyleyerek çatıya çıktı. Hatay’dan seslenen işçiler Erensan İnşaat tarafından gasp edilen haklarını alana kadar mücadele edeceklerini duyurdu.

Toplu İş Sözleşmesi sürecinin devam ettiği belediyelerden biri olan Kadıköy Belediyesi’nde işçiler sıfır zam dayatması ve TİS hakkı için eylem yaptı. Memur-Sen ve AKP’yi eleştiren işçiler aynı zamanda demokratik haklar için mitingler düzenleyen CHP’yi kendi yerel yönetimlerine dönüp bakmaya davet ettiler. Belediye önünde oturma eylemine başlayan şube yönetimi ve iş yeri temsilcileri bir sonraki gün de Ataşehir Belediye’sinde işçiler ile bir araya geldiler.

Polyak Maden işçileri Bağımsız Maden-İş öncülüğünde 20 Şubat’tan beri sürdürdükleri haklı direnişlerini kazandıklarını kamuoyu ile paylaştı. Sendika örgütlenme uzmanları ve öncü işçiler gözaltına alınmasına rağmen pes etmemiş olan Polyak Maden işçileri, ücretlerinin yatırılacağı sözü verilmiş olmasına karşın yatırılmamış olan ücretlerini ve haklarını aldılar. Açıklama yapan işçilere talep eden işçilere işe alım sözü verildiğini de duyurdular.

8 Mart’ta Birleşik Metal İş Kadın Komisyonu işçileri ve kadın platformlarının çağrısı ile ziyaret edilecek olan Digel Tekstil işçileri ile birlikte Buca Belediye İşçileri, İmbat Madencilik, Yeni Anadolu Madencilik İşçileri ve GM Teknik Cam işçileri haklarını almak için direnişe devam ediyorlar.

Sonuç:

2001 yılında Afganistan ve 2003 yılında Irak ile başlayan, Libya, Suriye, Filistin ve Lübnan felaketleriyle devam ederek bugün İran’a ulaşan saldırılar Büyük Ortadoğu Projesi adı verilen çok uğursuz bir planın parçasıdır. Savaş dünyayı büyük tehlikelerle karşı karşıya bırakırken artan petrol fiyatları nedeniyle hem Türkiye’de hem de Avrupa’da halkın geçim zorluğu olağanüstü artacaktır. ABD-İsrail’in İran’a saldırısına ve savaşa karşı mücadele en önemli görevimizdir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.