İstinaf Mahkemesi’nden, Kadıköy sahiline yapılacak camiye izin çıktı

0
188

Kadıköy Rıhtım’da bulunan ve “yeşil alan” olarak kullanılan dolgu alanına yapılmak istenen cami projesi için verilen iptal kararı İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu.

Halk TV’nin haberine göre Kadıköy sahil hattında bulunan ve uzun bir süredir yeşil alan olarak kullanılan dolgu alanı için İstinaf Mahkemesi kararını verdi. Yurttaşların sosyalleşmek için kullandığı bu alana daha önce cami yapılmak istenmiş, Kadıköy Belediyesi’nin açtığı dava sonucunda 2024 yılında yerel mahkeme de bilirkişi raporlarını dikkate alarak projeyi iptal etmişti.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, 15 Aralık 2025 tarihli kararıyla bu iptali bozarak davanın reddine hükmetti.

Karara ilişkin değerlendirme yapan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, dava sürecinde hazırlanan bilirkişi raporlarının proje alanına ilişkin bilimsel ve teknik uyarılar içerdiğini, ancak bu uyarıların istinaf kararında dikkate alınmadığını savundu. Oda açıklamasında, projede Kadıköy’ün simgesel koyu ve Haydarpaşa Garı ile görsel ilişkinin kurulmadığı, Anadolu Yakası kent siluetine etkilerin yeterince değerlendirilmediği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, bölge idare mahkemesinin bilirkişi raporunda yer alan bazı kritik tespitleri, cami yapılarının Kıyı Kanunu’ndaki yükseklik sınırlarından muaf tutulması gibi usule dayalı gerekçelerle geçersiz kıldığı ileri sürüldü. Mahkemenin, kentin fiziksel gerçekliği ile ulaşım ve altyapı etkileri yerine planların idari kesinliğini esas aldığı görüşü dile getirildi. Mimarlar Odası, karara karşı Danıştay’a itiraz edeceklerini ve süreci takip edeceklerini bildirdi.

Çok yakınında 4 adet cami bulunuyor

Daha önce projeyi iptal eden İstanbul 3. İdare Mahkemesi kararında da bilirkişi raporundaki tespitlere yer verilmişti. Raporda, proje alanının çevresinde yürüme mesafesinde çok sayıda caminin bulunduğu; Sultan 3. Mustafa İskele Camisi’nin yaklaşık 400 metre, Osman Ağa, Kethüda Çarşı ve Cafer Ağa camilerinin ise yaklaşık 500 metre uzaklıkta yer aldığı hatırlatılmıştı. Buna karşın, insan ve araç trafiğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapılmadığı belirtilmişti.

Raporda ayrıca, camiyle birlikte planlanan yer altı otoparkının, üzerinde tescilli ağaçların bulunduğu koruma alanıyla çakıştığı; bunun alanın yaya odaklı kullanımından uzaklaşıp taşıt odaklı bir yapıya dönüşmesine yol açabileceği vurgulanmıştı.

Kent silüetini bozuyor

Kent silueti üzerindeki etkiler de raporda ayrı bir başlık altında değerlendirilmişti. Buna göre, projenin karşı kıyıdaki tarihi yarımada ve anıtsal yapılarla oluşturacağı görsel etkileşimin ele alınmadığı, yalnızca en yakın sit alanındaki yapılarla sınırlı bir değerlendirme yapıldığı ve bütüncül bir kent perspektifinin eksik olduğu ifade edilmişti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.