İstanbul Kadıköy’de yer alan Rıhtım bölgesindeki İBB’ye ait İSPARK otoparkının İstanbul Valiliği Çevre İl Müdürlüğü tarafından cami alanı ve yer altı otoparkı olarak planlanmasına dün yurttaşlar tepki gösterdi.
Kadıköy halkının çağrısı ile bir araya gelen yurttaşlar, kamusal alanlarının ellerinden alınarak ideolojik bir dönüşüme uğratılması ve cami projesinin hayata geçirilmeye çalışılmasına karşı dün hep bir ağızdan ses çıkardı.
“Kadıköy’üme dokunma” diyerek bir araya gelen yurttaşlar, bu semtin iktidarın hedefinde olduğunu ve ideolojik bir dönüşüme uğratılmaya çalışıldığını ifade etti.
“Kadıköy, son yıllarda iktidarın simgesel alanları dönüştürme politikalarının en son hedefi haline gelmiştir. Kalamış Marina, Kalamış Park, Söğütlüçeşme, Haydarpaşa, Kuşdili Çayırı, Meydan Proje uygulamaları derken şimdi de Rıhtım’da devasa bir cami projesi dayatılmaktadır.” ifadelerini kullanan yurttaşlar şunları kaydetti:
“Kamu yararı ve laiklik ilkesi yok sayılmaktadır”
“Kamu yararı, laiklik ilkesi, bilimsel veriler ve kent halkının iradesi yok sayılarak başlatılan bu proje, yargı süreci devam ederken fiilen hızlandırılmış, alan tahliye edilmiş ve iktidar tarafından alelacele kurulan bir “Cami yaptırma” derneği eliyle inşaat zemini hazırlanmıştır. Proje, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talebiyle başlatılmış; İstanbul 3. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesine rağmen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 15 Aralık 2025’te bu kararı bozmuştur. Kadıköy Belediyesi ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi kararı Danıştay’a taşımıştır. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Danıştay kararını beklemeden “ibadethane planını” koruma kurulundan geçirip parseli belirlemiş ve mevcut otoparkı tahliye ettirmiştir. İktidar, yargı kararlarını beklemeden, kamuoyu oluşturmak için acil şekilde cami derneği kurarak süreci hızlandırmıştır. Bu, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir keyfiliktir.”
“İktidarın hedefi kenti gericileştirmek ve ranta açmak”
“Ancak bu proje, sadece bir imar müdahalesi değil, kamusal alanların dinsel siyasal sembollerle örülü bir şekilde dönüştürülmesi girişimidir. Devletin dini simgelerle kent siluetini yeniden inşa etmesi, halkın ortak kullanımındaki alanları belirli bir inanç anlayışının tekeline bırakması, Anayasa’nın laiklik ilkesiyle doğrudan çelişmektedir. Kadıköylüler olarak bizler, devletin bir inancı diğerlerinin üzerinde konumlandırmasına, kamusal alanı dinselleştirerek halkın farklı yaşam biçimlerini dışlamasına itiraz ediyoruz. Bu proje aynı zamanda laikliğe açık bir saldırıdır. Türkiye derin bir ekonomik kriz yaşarken, işçiler, emekliler, yoksullar açlık sınırının altında ücretlerle geçinemezken, iktidar kamu kaynaklarını devasa gösteri projelerine aktarmaktadır. Eğitim, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçlar varken, halka “cami” söylemiyle sunulan bu projeler aslında siyasi rant hedeflemektedir. Ekonomiyi yönetememenin yarattığı sorunlar, halkı kutuplaştırmak isteyen projelerle perdelemeye çalışılmaktadır. Kadıköy halkının iradesine, yaşam tarzına ve kamusal alanına yapılan bu müdahale, tüm İstanbulluların ortak sorunudur. İktidarın asıl hedefi kentin gericileştirilmesi olduğu kadar aynı zamanda ranta açılmasıdır. Ancak tüm bu adımlar bilimsellikten tamamen uzaktır, gerçek ihtiyaçlara yanıt vermemektedir dolayısıyla halka zerre faydası yoktur.”
“Halkın yaşamını riske atmak kabul edilemez”
“2009 tarihli metropolitan planda “Kentsel ve Bölgesel Yeşil ve Spor Alanı” olarak tespit edilen, biyolojik arıtma tesisi için ayrılmış bu bölge, belirlenmiş fonksiyonundan çıkarılmak istenmektedir. Oysa burası, Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir ve Maltepe gibi 4 ilçenin atık sularının arıtılması gereken kritik bir altyapı alanıdır. Buraya yapılacak devasa inşaat, arıtma tesisi ihtiyacını ortadan kaldırmayacağı gibi, halk sağlığını doğrudan tehdit eden bir körleşmeye yol açacaktır. İSKİ’nin rezerv alanında, arıtma tesisi dışında herhangi bir yapılaşmaya izin verilmesi kabul edilemez.
Ayrıca 33.000 m²’lik inşaat, dev bir beton ve metal yüzey oluşturacak; kentsel ısı adası etkisiyle çevre mahallelerde sıcaklık farkını artırarak kalp, astım gibi kronik hastalıkları tetikleyecek, bebek ve gebe sağlığını olumsuz etkileyecektir. Kentte nefes alacak alan yokken betonlaşmayı büyütmek akıl ve bilimle bağdaşmaz. Projenin yapılmak istendiği alanın tamamı dolgu zemindir. Deprem anında sıvılaşma riski taşıyan bu zemine, 80 metrelik minareler, 51 metrelik kubbe gibi devasa bir yapı inşa edilmesi planlanmaktadır. Jeolojik etütler, sağlam zemine ulaşmanın çok zor ve pahalı olduğunu, böyle bir yapının can ve mal güvenliğini ciddi şekilde tehdit edeceğini ortaya koymaktadır. Depremini bekleyen İstanbul’da, güvenli yapı stoku oluşturulması gerekirken, bilim dışı projelerle halkın yaşamını riske atmak kabul edilemez.
“Otopark da yapacağız” diye sunulan proje trafik sorununu ve ulaşım keşmekeşini büyütecektir. Proje kapsamında 1242 araç kapasiteli bir yer altı otoparkı planlanmaktadır. Halihazırda vapur, metrobüs, otobüs ve tren hatlarının kesiştiği en yoğun ulaşım noktalarından biri olan Kadıköy Rıhtımı’na, trafik analizi yapılmadan böyle bir otopark eklenmesi, bölgeyi tam bir ulaşım keşmekeşine sürükleyecektir. İhtiyacımız olan, trafik yoğunluğunu artıran otoparklar değil, insan odaklı, yaya öncelikli, denizle bütünleşen kamusal meydanlardır.”
“Kadıköy’ün geleceğine Kadıköy’lüler karar vermelidir”
“Proje alanına 400-500 metre yürüme mesafesinde Osmanağa, Söğütlüçeşme, Üçüncü Mustafa, Rasimpaşa, Caferağa, Moda ve daha pek çok cami bulunmaktadır. Bölgede ibadethane ihtiyacı yoktur. Bu proje, ihtiyaçtan değil, ideolojik simgeleştirme ve kültürel hegemonya kurma amacından kaynaklanmaktadır. Laikliğin kazanımlarını büyük yapısal simgelerle baskılamaya yönelik bu girişim, aynı zamanda içine yerleştirilecek ticari alanlarla esnafı da olumsuz etkileyecek, Söğütlüçeşme’de yaşanan mağduriyeti tekrarlayacaktır. Kadıköy, nefes aldığımız, özgür ve laik yaşamı hep birlikte ürettiğimiz bir kamusal alandır. Rıhtım, halkındır; rantçıların, sermaye projelerinin değil. Bir an önce bu projenin hayata geçirilmesinde gösterilen ısrardan vaz geçilmelidir. Kadıköy’ün geleceğine Kadıköy’lüler karar vermelidir. Kadıköy’üme Dokunma! Rıhtıma devasa cami projesi ihtiyaç değil, kent suçudur!”


























