Paris’te Mustafa Suphi’ler ve Akyazı Şehitleri Anıldı

    0
    165

    28 Ocak 1921’de katledilen Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı ile 17 Ocak 1981’de katledilen Ali Aktürk ve Metin Adil Toraman, ayrıca 29 Ocak 1983’te idam edilen Ömer Yazgan, Mehmet Kanbur, Erdoğan Yazgan ve Ramazan Yukarıgöz, Paris’te Odak Dergisi tarafından düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Anma, Fransa Komünist Partisi’ne ait bir kurumda gerçekleştirildi.

    Saygı duruşuyla başlayan etkinlikte açılış konuşmasını Odak Dergisi adına Seda Şanlıer yaptı:

    “1921 yılının 28 Ocak’ı 29’una bağlayan gecesinde yitirdiğimiz Mustafa Suphi ve yoldaşlarını ve 1983 yılının 28 Ocak’ı 29’una bağlayan gecesinde idam edilen Ömer Yazgan, Mehmet Kanbur, Erdoğan Yazgan ve Ramazan Yukarıgöz yoldaşları anıyoruz.

    Mustafa Suphiler Kurtuluş Savaşı’nı emekçi devrimine dönüştürme, Ömerler de cuntaya karşı direniş geliştirme ideali ile yola çıkmışlardı. Türkiye sosyalist hareketinin iki önemli tarihsel sürecine denk düşen ileri çıkışlarda eğer onlar başarılı olsalardı ülkemizin ve bölgemizin yazgısı bugünkü durumda olmazdı.

    Cunta rejimine karşı direniş hazırlıkları sırasında 17 Ocak 1981 yılında yapılan bir eylemde Metin Adil Toraman ve Ali Aktürk gibi yiğit devrimci arkadaşlarını kaybeden Ömerler idam sehpası önünde Denizler gibi yiğittiler. Ömer Yazgan idamının hemen öncesinde yazdığı son mektubunda, “Halkımızın yazgısı bu değil. Çok evladını kaybetti. Ama bir gün kazanmayı da öğrenecek” diye yazmıştı.

    Büyük kahramanlıklara ve fedakârca mücadeleleri halkın lehine geliştirmekle sorumluyuz. Bunun için de devrimci hareketin öncü bir tutumla halkın mücadele, direnme azmini geliştirmesine ve kazanmasına yardımcı olabilmesi için yaşanan süreçten ders çıkarması zorunludur. Bu doğrultuda, EDH olarak devrimci eğitimin, solda birlik ve yenilenme mücadelesinde temel önemde olduğu, farklı devrimci örgütlerin ve görüşlerin dayanışma içindeki koordinasyonunun, devrimci mücadele açısından stratejik önem taşıdığı düşüncesini taşıyoruz.

    Türkiye devrimci hareketinin uzun bir süredir uzaklaştığı anti-emperyalist yurtseverlik geleneğine dönmesi gerektiğini savunuyoruz.  Sosyalistler olarak, kendi aramızda iletişim ve koordinasyon içinde olmamıza engel olan rekabetçi ve grupçu yanlarımızdan uzaklaşarak birbirimizle yakınlaşacağımıza, dayanışmamızı kuvvetlendireceğimize inanıyoruz.  Ülkemizin ve bölgemizin yazgısını ve geleceğini ancak bu şekilde değiştirebiliriz. Onbeşlerin, Ömerlerin ve ocak ayında yitirdiklerimiz nezdinde tüm devrimcileri saygıyla anıyoruz.”

    Ardından Odak Dergisi başyazarı Hamza Yalçın bir konuşma yaptı. Yalçın, konuşmasında Mustafa Suphi ve yoldaşlarının katledildiği sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca 1983 yılında idam edilen Ömer Yazgan, Mehmet Kanbur, Erdoğan Yazgan ve Ramazan Yukarıgöz’ün idam edildikleri döneme dair tarihsel değerlendirmeler yaptı. Burjuvazinin tarih boyunca sıkıştığı her dönemde devrimcilere yönelik katliamlara başvurduğunu vurgulayan Yalçın, Ocak ayında Almanya’da Sosyal Demokratların desteğiyle burjuvazi tarafından katledilen Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’i de anarak örnek verdi.

    Konuşmasının sonunda sağlam bir sınıf çizgisine sahip olunması gerektiğine dikkat çeken Yalçın, işçilerin, emekçilerin, gençlerin ve kadınların esas alındığı bir sınıf perspektifinin önemini vurguladı. Mücadelenin anti-emperyalist, proleter devrimci yurtseverlik çizgisinde sürdürülmesi gerektiğini belirten Yalçın, grupçuluğa karşı olunması gerektiğinin de altını çizdi. Ezilen halkların, başta Kürt halkı olmak üzere, hak ve özgürlüklerinin kararlılıkla savunulması gerektiğini ifade eden Yalçın, bunun ne ezen ulus ne de ezilen ulus milliyetçiliğine yedeklenmeden yapılması gerektiğini vurguladı.

    Konuşmanın ardından, Ocak ayında yaşamını yitiren devrimcilerin yer aldığı bir sinevizyon gösterimi sunuldu. Gösterim sırasında Erdoğan Yazgan, Mehmet Kanbur, Ramazan Yukarıgöz ve Ömer Yazgan’ın idam edilmeden önce kaleme aldıkları son mektuplar okundu.

    Anmaya katılanlar söz alarak duygu ve düşüncelerini paylaştı. Yapılan konuşmalardan birinde, 24 Ocak 1973’te Dersim’in Vartinik köyüne bağlı Mirik Mezrası’nda yaşanan silahlı çatışmada Ali Haydar Yıldız’ın öldürülmesine, İbrahim Kaypakkaya’nın yaralı olarak kurtulmasına ve aradan beş gün geçtikten sonra, 29 Ocak 1973’te yakalanmasına dikkat çekildi.

    Anma, devrim ve mücadele tarihinde yaşamını yitirenlerin anılarının yaşatılacağı vurgusuyla sona erdi.

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.