Evrensel’den Elif Ekin Saltık’ın haberine göre Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen ve 9 işçinin toprak altında kalarak ölümüne neden olan Çöpler Altın Madeni faciasının davasında bir skandal yaşandı.
Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davanın bilirkişi raporunda imzası bulunan Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin, faciadan sorumlu olan Anagold Madencilik ile ticari ilişkisi olduğu ortaya çıktı.
Dava sürecinde önce ODTÜ’lü çeşitli akademisyenler tarafından bilirkişi raporu hazırlanmış, bu rapor facianın tüm yönlerini ortaya koymuş ancak ikinci duruşmada mahkeme heyetinin değişmesi ile birlikte yeni bir bilirkişi raporu istenmişti.
Hazırlanan yeni bilirkişi raporunda ismi olan Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin kurucusu ve halihazırda resmi olarak müdürü olduğu Hacettepe Mineral Teknolojileri Ltd. Şti.’nin resmi referans listesinde, davanın sanığı konumundaki Anagold ve alt yüklenici Çiftay firmaları açıkça yer alıyor.

Ekmekçi, raporun en önemli kısımlarını kaleme alıyor
Prof. Dr. Zafir Ekmekçi ilgili bilirkişi raporunda Prof. Dr. Okay Altun ile birlikte facianın en teknik ve tartışmalı kısımlarından olan oksidasyon operasyonları bölümünü kaleme aldığı belirtiliyor.
Şirket içi sunum dosyalarında ise facianın teknik nedenlerinden birisi olan “saha su dengesi” konusundaki kusurların örtbas edildiği görülüyor. Mahkemede sunulan raporlarda, sahadaki su miktarını ve solüsyon dengesini ayarlayamayan isim olarak firari sanık Kenan Özdemir işaret ediliyor. Ancak ulaşılan 10 Ekim 2023 tarihli “Çöpler Site-Wide Water Management” başlıklı sunum belgesinde, saha su yönetiminden asıl sorumlu ismin Ali Sert olduğu net bir şekilde görülüyor. Yani Ali Sert’in sorumluluğu, bilirkişi raporlarında yer almıyor ve böylece Sert aklanıyor.
Mahkemenin ise şirketin yönetim şemasını talep etmeyerek, tüm yargılamayı alt düzey personel üzerinden kapatmaya çalıştığı görülüyor.


Yeni heyetten AKP’ye ziyaret
İlk duruşmada sunulan ODTÜ raporunun ardından mahkeme heyeti başkanı ve bir üyenin tayini çıkmış, heyet böylece değişmişti. Yeni Heyet Başkanı Yavuz Özkan’ın 4. duruşmadan birkaç gün önce Erzincan Cumhuriyet Savcısı ile birlikte AKP Erzincan Milletvekili Süleyman Kahraman’ı TBMM’de ziyaret etmesi ise dikkat çekiciydi. Bu ziyaret sonrası Uğur Yıldız’ın ailesinin avukatı Ümit Altaş, reddi hakim talebinde bulunmuştu.
Cengiz Holding’e yarı fiyatına satıldı
Madenin Cengiz Holdinge satılmasıyla ilgili gelişen süreç de bu davanın arka planını oluşturuyor. Dünyadaki en yüksek altın tenörüne (ton başına 8 gram) sahip ilk 5 madenden biri olan İliç, “milli sermaye” argümanı altında yabancı ortaklardan yerli holdinglere aktarılıyor. Bu devir işleminin, yargılama sürecindeki aklama çabalarıyla eş zamanlı gitmesi, madenin yeniden işletmeye açılması planının bir parçası olarak yorumlanıyor. Yargılama sürecindeki bu aklama trafiği, maden sahasının el değiştirme ve yeniden faaliyete geçme süreciyle paralel ilerliyor.
Görüşme taleplerimizi iletmek üzere hem Hacettepe Üniversitesindeki e-posta adreslerine ulaştığımız hem de Hacettepe Mineral Teknolojileri Ltd. Şti. üzerinden irtibat kurmaya çalıştığımız Zafir Ekmekçi, tüm girişimlerimize rağmen sorularımızı yanıtsız bıraktı.
Savcılık mütalaası asıl sorumluları aklıyor
Savcılığın mahkemeye sunduğu mütalaada ise 9 işçinin ölümüyle sonuçlanan faciada asıl sorumlu listesi oldukça dar tutuldu. Fatura büyük oranda sahada çalışan teknik personele kesilirken, operasyonel hataları yapan, uyarıları dikkate almayan veya sahayı tahliye etmeyen mühendis ve vardiya amirlerinin “Taksirle ölüme neden olma” suçundan cezalandırılması talep edildi. Ancak isimlerin çoğu “yukarıdan gelen üretim baskısı” altında çalıştıklarını kaydetmişti.
Savcı mütalaasında, facianın göz göre göre geldiği itiraf edilirken, olay öncesindeki 3-4 günlük süreçte radar cihazlarının kritik seviye uyarısı vermesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı vurgulandı. Bu durumun basit taksir değil, bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Savcı, vefat eden kişi sayısının çokluğunu göz önüne alarak, cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınıra yakın bir şekilde verilmesini talep etti.
Kimler için ceza istendi?
Mütalaada, aralarında şirketin üst düzey yöneticilerinin de bulunduğu 13 sanık için hapis cezası istendi. Şirketin Türkiye’deki en yetkili ismi olan Operasyon Başkan Yardımcısı Iain Ronald Guille asli kusurlu bulundu. Hem “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” hem de “Çevreyi taksirle kirletmek” suçlarından cezalandırılması istendi. Kıdemli Jeoteknik Mühendisi Ali Rıza Kalender’in de tehlikeli seviyeyi tespit etmesine rağmen önlem almadığı gerekçesiyle “asli kusurlu” sayılarak cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamı istendi. Tali kusurlu sayılan Shaun Schwartz, Selçuk Çiftlik, Karabey Turan, İshak Aslan, Berkay Mısır, Abdulkadir Cansız, Murat Bayrakdar, Osman Bayrak, Bürgehan Akçaru, Mehmet Alperen Turak ve Kaan Toker hakkında da bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan ceza talep edildi. 12 sanık için 22 yıl 6’şar aya, en yetkili isim olan Iain Ronald Guille için ise 24 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Mütalaada, facianın sorumlusu olarak gösterilen ancak haklarında uzun süredir yakalama kararı bulunan yabancı uyruklu üst düzey yöneticilerin dosyalarının ana davadan ayrılması talep edildi.
Savcılık, aralarında şirketin Türkiye Müdürü Cengiz Yalçın Demirci’nin de bulunduğu toplam 24 sanık hakkında ise beraat istedi. Mütalaada, asli kusurlu bulunan Ali Rıza Kalender ve Iain Ronald Guille’nin tutukluluk hallerinin devamı istenirken; SG Müdürü Selçuk Çiftlik’in tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak adli kontrol uygulamasıyla tahliyesi önerildi.






















