Heybeliada Sanatoryumu’nun yeniden Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edileceği yönündeki iddialar, kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Ada sakinleri, sağlık örgütleri ve meslek odaları, tarihi yapının sağlık hizmetleri dışında kullanılmasına karşı çıkarak tesisin kamusal işlevini sürdürmesi çağrısında bulundu.
Cumhuriyetin ilk sağlık kurumlarından biri olarak 1924 yılında verem hastalarının tedavisi amacıyla hizmete açılan Heybeliada Sanatoryumu, uzun yıllar boyunca göğüs hastalıkları alanında önemli bir merkez olarak faaliyet gösterdi. Ancak 2005 yılında kapatılan tesis, sonraki süreçte kaderine terk edildi.
Sanatoryum arazisinin 2018’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilmesi üzerine çeşitli meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları yargıya başvurmuştu. İstanbul Tabip Odası, TMMOB’a bağlı odalar, İstanbul Barosu ve Türk Toraks Derneği’nin açtığı dava sonucunda mahkeme, 2022 yılında tahsis kararını iptal etmişti.
Buna karşın Adalar Belediyesi tarafından yapılan son açıklamada, tahsis sürecinin yeniden gündeme geldiği belirtildi. Gelişme üzerine Heybeliada Mahalle Meclisi yazılı bir açıklama yayımlayarak sanatoryumun yalnızca bir bina değil, Türkiye’nin sağlık tarihini ve toplumsal hafızasını temsil eden önemli bir kamusal değer olduğunu vurguladı.
Mahalle Meclisi ayrıca, kamuya ait böylesine önemli bir alanın toplumun ortak ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması gerektiğini belirterek süreçte şeffaflık çağrısı yaptı. Açıklamada, sanatoryuma ilişkin tüm kararların kamuoyuna açık, denetlenebilir ve hesap verebilir biçimde paylaşılması gerektiği kaydedildi.

























