Sevim Belli, 1 yıl önce, 24 Şubat 2025’te aramızdan ayrıldı. Türkiye devrimci hareketine bıraktığı eserleri, ülkemiz Marksizm’ine kazandırdığı çevirileri, düşünsel ve en önemlisi ise pratik mücadele mirası oldukça değerlidir. O, sosyalist hareketin bir militanı olmayı seçmişti.
Hamza Yalçın, geçtiğimiz sene onun ardından kaleme aldığı yazısında, “Kusursuz bir insandan değil, bir devrimciden söz ettik. Devrimci hareketin, Türk halkının ve halklarımızın gurur kaynağı olan bu güzel insanla tanışmamız, bizim için büyük bir şanstı. Devrimci anıları ve özlemleri, mücadelemizde güç kaynağımız ve yol göstericimiz olacaktır” ifadelerini kullanmıştı. En çok da Hamza arkadaşımızın çabalarıyla, Sevim Belli ve Mihri Belli çifti hareketimiz içerisinde gencinden yaşlısına gurur duyulacak ve örnek alınacak insanlar olarak kavratıldı. O, Odak Dergisi’nin en sadık yazarlarından biriydi, hepimizin öğretmeniydi.
Sevim Belli’yi ya da devrimci hareketin kayıtlarını anmak daha çok onların davalarını yaşatmak ile değerlidir, bunu biliyoruz. Ancak yine de onun yitiminin birinci yılında, Sevim ablamıza uygun bir anma töreni yapamamamız nedeniyle üzgünüz.
Mihri Belli, Fransız şair Beranger’in şiirini çevirmişti:
“yolun düşerse kıyıya bir gün
ve maviliklerini enginin
seyre dalarsan,
dalgalara göğüs germiş olanları hatırla,
selamla, yüreğin sevgi dolu
çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar eşit olmayan savaşta
ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden
sana liman gösterdiler uzakta..”
Sevim Belli de dalgalara göğüs germişlerimizden; bu eşitsiz savaşta, fırtınayla çarpışarak yitenlerimizden oldu.
Onun ölüm tarihini geç hatırladığımız, için üzgünüz.
Onun yaşamını ve mücadelesini ise örnek almaya, devrimci mücadelemizde onu yaşatmaya devam ediyoruz.
























