Haftanın özetine dünyada yaşanan gelişmelerle başlayacağız ardından da Türkiye’de yaşanan ve dikkat çeken gelişmeleri ele alacağız.
Dünyadaki gelişmeler
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği ziyaretin olağanüstü gelişmelere yol açmadığı görülüyor. En büyük dikkatler, Çin Devlet Başkanı Şi Jinping’in davetiyle Pekin’de yapılan 13-15 tarihli bu görüşmedeydi. Trump’a bakanlar, üst düzey kurmaylar ve Elon Musk, Tim Cook ile Jensen Huang’ın da aralarında bulunduğu Amerikan tekellerinin temsilcilerinden oluşan geniş bir heyet eşlik etti.
Trump görüşmeleri “olumlu ve verimli” olarak nitelendirdi. Şi ise iki ülkenin iş birliğiyle kazanç sağlayacağını, çatışmanın ise her iki taraf için de zarar anlamına geleceğini söyledi. Ticari ilişkilerin geliştirildiği görüşmede İran ve Tayvan sorunları öne çıktı. Çin’in İran ve Tayvan politikalarının değişmediği ortaya konuldu. ABD; Çin’in enerji ihtiyacı ve dünya ile ticareti üzerinde kontrol kurmaya çalışıyor. Çin ise ABD ile ilişkilerini iki tarafa da kazanç sağlayacak ticari iş birliği üzerinden sürdürmek istiyor. Görüşmede Çin, ABD-İran arasındaki savaş ortamının yumuşaması yolunda çaba gösterdi. Buna rağmen ABD’nin İran’a yeniden saldırması olasılığı arttı. İran’a yeni bir saldırıya bölgeye savaş gücü yığan İngiltere ve Fransa’nın da katılması riski arttı.
Trump, Çin’de görüşmeler gerçekleştirirken Trump’ın soykırımcı ortağı İsrail 17 Nisan’da yaptığı anlaşmaya karşın Lübnan’a saldırmaya devam ediyor. İsrail ordusu, en son Lübnan’ın güneyindeki sahil otoyolunda bulunan üç aracı hedef aldı. Saldırılarda 2’si çocuk 8 kişi hayatını kaybetti. Lübnan Sağlık Bakanlığının salı günü açıkladığı verilere göre, 2 Mart’tan bu yana ateşkes ilanına rağmen devam eden İsrail saldırılarında 2 bin 880’den fazla kişi hayatını kaybetti. İsrail Lübnan’a yürüttüğü çok yoğun saldırılara rağmen Hizbullah’ın gücünü kırmayı başaramadı.
İsrail ABD’nin savaş gücünü yanına almasına rağmen yenmeyi başaramadığı İran’a karşı Körfez ülkelerini kışkırtmaya devam ediyor. İsrail bu amaçla İran’a yapılan saldırılarda Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’ın da katılmış olduğunu ifşa etti. Suudi Arabistan bir yandan bu saldırılara artık katılmayacağını açıklarken diğer yandan da Pakistan ile askeri ittifak kurdu. Türkiye, Katar ve Mısır’ın da katılması beklenen bu ittifakın İran’ın karşısına çıkarılması isteniyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un katılımıyla Kenya’da düzenlenen “Africa Forward/Afrika İleri” zirvesi, Fransa’nın Afrika’daki yeni yönelimini ortaya koydu. Zirvede enerji, altyapı ve yatırım alanlarında yeni ekonomik anlaşmalar gündeme gelirken, Fransa’nın Batı Afrika’daki eski sömürgelerinde yaşadığı siyasi ve askeri güç kaybının ardından Doğu Afrika’da yeni bir diplomatik hamle olarak görüldü.
İngiltere’de yerel seçimlerde oy sayımı sürerken, Nigel Farage liderliğindeki göçmen karşıtı faşist parti Reform UK şu ana kadar 478 sandalye kazandı. Şu an iktidarda olan Başbakan Keir Starmer’ın İşçi Partisi ise ağır darbe aldı. Açıklanan sonuçlara göre Starmer’in partisi 136 belediyenin 57’sinde toplam 322 sandalye kaybetti. Seçim sonuçları, Batı’da yükselen faşist hareketin İngiltere’de hız kazandığını gösteriyor.
ABD, Danimarka’ya bağlı Grönland’daki askerî varlığını genişletmek amacıyla üç yeni askerî üs kurmayı planladığı ve kurulan üslerdeki yönetimin ise ABD’ye ait olacağı aktarıldı. Bu adım, ABD emperyalizminin Rusya ve Çin’e karşı önemli bölgelerde askeri hâkimiyetini genişletme çabası görülüyor.
Ukrayna’daki savaş Rusya lehine gelişmeye devam etti. Rusya Nazizmin yenilmesini kutlamak amacıyla ilan ettiği ateşkesin süresi dolar dolmaz bütün cephelerde birden yoğun saldırıya geçti. Ukrayna bir yandan attığı SİHA’larla Rusya’nın, enerji tesislerini vurarak, canını acıtırken diğer yandan küçük küçük de olsa sürekli Rusya’ya karşı toprak kaybediyor.
Hafta boyunca dünyada aynı zamanda emekten yana ve anti-siyonist dayanışma örnekleri de yaşandı. Soykırımcı İsrail, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’ndan zorla alıkoyduğu Brezilyalı sosyalist Thiago Avila ile hem İsveç hem de İspanya vatandaşı olan Filistin kökenli Seyf Ebu Kişk’i serbest bıraktı. Hem Seyf hem de Thiago ülkelerinde coşkuyla karşılandı. Yaşanan bu gelişme, dünya genelinde büyüyen anti-siyonist ortak mücadelenin ve uluslararası dayanışmanın ortaya koyduğu önemli sonuçlardan biridir.
İsrail’e karşı dünyada tepkiler artıyor. Nira Data adlı Batı yanlısı bir kurumun 2026 demokrasi ve ülke algısı araştırması çerçevesinde yayımladığı son küresel ankete göre, İsrail dünyadaki diğer tüm ülkelerden daha olumsuz bir görünüme sahip bulunuyor. İsrail’in kötü imajını Kuzey Kore, Afganistan ve İran takip ediyor olması Batılı emperyalistlerin etkisindeki insanların dahi İsrail karşısındaki olumsuz kanaatlerini ortaya koyuyor.
Yunanistan’da Kamu Emekçileri Konfederasyonu’nun (ADEDY) çağrısıyla kamu sektörlerini kapsayan genel grev gerçekleştirildi. Mücadeleci İşçiler Cephesi’nin (PAME) de destek verdiği grev nedeniyle okullar, bankalar, mahkemeler ve birçok kamu kurumu hizmet vermedi. Ülke genelinde düzenlenen gösterilerde emekçiler ücret artışı, 13. ve 14. maaşların geri verilmesi, özelleştirmelerin durdurulması ve sağlık ile eğitime daha fazla bütçe ayrılması taleplerini dile getirdi. Gösterilerde ayrıca savaş ve emperyalist politikalara karşı sloganlar atıldı. Emek alanında gelişen bu grev Avrupa’nın savaş politikalarına karşı da bir cevap oldu.
Özetimize Türkiye’den devam ediyoruz.
Türkiye’deki gelişmeler
AKP iktidarı, CHP’li belediyelere yönelik baskılarını sürdürmeye devam ediyor. CHP’den seçilen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, salı günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığı bir toplantıyla AKP’ye geçti. Köksal, 2018 yılında yerel seçimler öncesinde İYİ Parti’nin Meclis’e girebilmesi için CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talebiyle İYİ Parti’ye geçen 15 milletvekilinden biriydi. Burcu Köksal ile birlikte CHP’den AKP’ye geçen belediye başkanı sayısı 18’e yükseldi.
Öte yandan Burcu Köksal’ın AKP’ye geçişinin arkasında, eşinin karıştığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüz ihale dosyaları nedeniyle baskı ve tehditlerin bulunduğu öne sürüldü. CHP taraftarları ise Burcu Köksal’ın daha önce AKP’ye yapmış olduğu ağır suçlamalarını sosyal medyada yayımladı.
Hafta içinde CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve diğer sanıkların “casusluk” iddiasıyla yargılandığı davada mahkeme, sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına karar verdi. Mahkeme, MİT’e dosyada “casusluk” kapsamında hazırlanmış bir rapor bulunup bulunmadığını sorarken, TELE1 hakkındaki tedbir kararının kaldırılması talebini reddetti. Bu durumda TELE1’in haziran ayında satılacağı netleşti. Merdan Yanardağ TELE1’in yok pahasına satılmasına karşı kamuoyundan destek istedi.
CHP kanadı ise yaşanan gelişmelere karşı önlem olarak diğer partilerle ittifak arayışına girişti. CHP heyeti, Meclis’te DEM Parti heyetiyle bir araya geldi. Görüşmenin ardından açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, muhalefet partilerine ziyaret gerçekleştireceklerini belirtirken, boşalan milletvekillikleri nedeniyle anayasal olarak ara seçimin zorunlu hâle geldiğini savundu. Kamuoyu yoklamalarında oy oranının gerilediği görülen CHP’nin saldırılar karşısında durumu zorlaşıyor.
Hafta içinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, PKK lideri Abdullah Öcalan için gündeme getirdiği “statü” önerisi hem MHP içinde hem de AKP çevrelerinde tepkiyle karşılandı. AKP kanadı Öcalan’a siyasi bir statü verilmesine karşı çıktı ancak İmralı’daki koşulların esnetilmesi, Öcalan’ın farklı kesimlerle görüşebilmesine ve Kandil’le iletişim kurabilmesine yönelik bazı adımların atabileceği üzerinde duruyor. AKP’nin, Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler karşısında iktidarını korumak ve bölgedeki etkisini güçlendirmek için Kürt ulusal hareketini kullanmaya devam ediyor ancak bu süreçte kamuoyunun tepkisini alarak oy kaybetmek istemiyor.
15 Temmuz askeri darbe girişimi davasından hâlâ yargılanmakta olan Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş duruşmada darbeci olduğunu kabul ederken FETÖ’cü olduğunu yani Gülen Cemaati adına davrandığını reddetti. Sönmezateş Yargıtay’ın kısmi bozma kararı sonrasında Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen Genelkurmay Çatı Davası’nda darbeyi aslında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarının planladığını fakat ardından bazı sırf menfaatler uğruna kendilerini sattıklarını iddia etti. Ordunun tepesindekilerin sırf bazı maddi çıkarlar uğruna altlarındaki darbecileri sattığı iddiası bize inandırıcı gelmedi. Darbe girişimin planlanması ve yürütülmesinin başından beri iktidarın bilgisi dâhilinde geliştiği ihtimali daha güçlüdür.
Ülkedeki haksızlıklara karşı tek bir eylem bile yapmayan; İsrail’e, ABD’ye ve NATO’ya ses çıkarmayan ancak ilerici sanatçıları ve devrimci gençleri hedef alan faşist gruplar, geçtiğimiz hafta gerçekleştirdikleri bayrak provokasyonuyla gündeme geldi. İktidarın kolluk kuvvetleri bayrağın altına saklanarak olay çıkaran faşistlere dokunmayıp aralarında öğrencilerin de bulunduğu 6 kişiyi gözaltına aldı ve tutukladı. Sosyalistlerin, bayrağı bir provokasyon aracı olarak kullanan faşistlerin elinden kurtarması ve Türk bayrağının anti-emperyalist bir direnişin simgesi olduğunu yeniden hatırlatması gerekiyor.
Erdoğan’ın katıldığı Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Liderler Zirvesi de not edilmesi gereken bir gelişme oldu. 15 Mayıs’ta Türkistan’da yapılan zirveye Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov gibi Türk dünyasının despot liderleri katıldı. Hiçbir Türk devletinin tanımadığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da zirvede yer aldı. Türk Devletleri Teşkilatı genelde İsrail’in etkisindeki ülkelerden oluşuyor ve Batılı emperyalistlere yakındır. Türkiye egemenleri bu örgütü ekonomik ve siyasi güç edinmek amacıyla kullanmaya çalışıyor.
Soma maden faciasının yıl dönümünde, 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın gerçek sorumlularının hâlâ yargı önüne çıkarılmadığı yeniden gündeme geldi. Faciaya ilişkin açılan davada tutuklu sanık kalmazken, dava sürecini takip eden ailelerin avukatları Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay’ın tutuklulukları devam ediyor. Türkiye’de işçi katliamlarının sorumluları korunurken, emek mücadelesi verenlerin cezalandırıldığı bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Türkiye gündemini bu hafta olumlu bir gelişmeyle sonlandırıyoruz. Akbelen’de kendi toprağını savunduğu için tutuklanan Esra Işık ile işçilerin hak mücadelesini savunduğu için tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, hafta içinde tutuklu bulundukları cezaevlerinden serbest bırakıldılar. Türkiye’de haksızlıklara karşı mücadele edenler baskı ve yargılamalarla susturulmaya çalışılıyor.
Emek haberleri
Soma’da gerçekleşen madenci katliamının yıl dönümünde İSİG Meclisi 2013 ile 2025 yılları arasında en az 1267 maden işçisinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
2 Nisan 2024 tarihinde Gayrettepe’de 29 kişinin hayatını kaybettiği Gayrettepe katliamının 14. celsesinde, adalet arayan aileler 18 Mayıs günü Çağlayan Adliyesi’nde görülecek duruşmaya katılım çağrısı yaptı.
Dilovası’ndan yanarak can veren işçilerin yakınları ise Dilovası katliamıyla ilgili 20 Mayıs’ta Kocaeli Ceza İnfaz Kurumu’nda görülecek duruşmanın 2. mahkemesine kamuoyuna katılım çağrısında bulundu.
İBB’ye bağlı İstanbul Enerji A.Ş. Bayrampaşa şantiyesinde Enerji-Sen üyesi işçilerin işten çıkarılmasına karşı sendika yetkililerinin işçilerle birlikte gösterdiği direnç sonrası şirket yetkilileri işten çıkarmaları durdurmak zorunda kaldı. Enerji-Sen yaptığı açıklamada “işçileri yok sayan, ekmekleriyle oynayan, pervasızca parmak sallayan yöneticiler bilmelidir ki enerji işçilerinin birliği her türlü kibir abidesini bugüne kadar yıkmıştır, yıkmaya devam edecektir.” dedi.
Belediye işçileri direnmeye devam ediyor. Beşiktaş Belediyesi işçisi Turan Çil için bu hafta yine CHP Beşiktaş İlçe binası önünde bir araya gelinerek Beşiktaş Belediyesi Başkanvekili Rasim Şişman’ın emekçilere karşı sergilediği düşmanlığa dikkat çekilerek Turan Çil’in derhal işe iade edilmesi gerektiği belirtilecek.
Şişli Belediyesi’nde kayyum belediye başkanı değişse de direniş devam ediyor. Kakil Yazar, Turan Aktaş ve Kayyum Cevdet Ertürkmen tarafından işten atılan belediye işçileri direnişlerini sürdürüyor.
İBB’de güvenlik soruşturması gerekçesiyle işten atılan işçiler Saraçhane’de başladıkları eylemlerine devam ediyor.
Van Büyükşehir Belediyesi’nde 15 Şubat 2025’te atanan kayyım belediye başkanı tarafından işten atılan 223 işçinin işe dönme mücadelesi ise sürüyor.
Yapı Yol-İş Sendikası’na üye olan işçiler, Ak Zirve Gayrimenkul’e bağlı Zeytinburnu’nda bulunan iş yeri şantiyesinde hakları için direnirken gözaltına alındılar. 16 üyesinin gözaltına alındığını belirten Yapı Yol-İş Sendikası, haklarını alana kadar direnmeye devam edeceklerini belirtiyorlar.
Ayrıca Yapı Yol-İş Sendikası Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde çalışırken işten çıkarılacağı söylenen 67 işçinin yaptıkları eylemlerle işten çıkarılmasının durdurulduğunu ve eylemlerinin etkili olduğunu belirttiler.
Dev Yapı-İş Sendikası, Emlak Konut Ilgın İnşaat, İEM Mühendislik bünyesinde çalışan üyelerinin haklarının gasp edilmesine karşı başlattıkları direnişin kazanımla sonuçlandığını paylaştı.
TEHİS Sendikası, Max Cafe/Bakery adlı kafede üyelerinin alacaklarının gasp edilmek istenmesine karşı başlattığı direniş sonrası iş yeri patronu işçilerin haklarını ödemek zorunda kaldı.
Kütahya Tunçbilek’te bulunan Egetaş Kömür İşletmesi’nde çalışan madenciler maaşlarının ve ücret alacaklarının ödenmemesi ve geç ödenmesine karşı toplu şekilde iş bırakma eylemi gerçekleştirdiler.
Nakliyat-İş Sendikası örgütlü olduğu FedEx Express’te grev hazırlıklarına başladı. 3. dönem yapılacak olan Toplu İş Sözleşme görüşmesinde anlaşma olmaması üzerine grev hazırlıkları başladı.
Nakliyat-İş Sendikası’nın Tüvtürk Araç Muayene İstasyonlarında sürdürdüğü grev ise 148 gündür devam ediyor.
İzmir’de bulunan ve çoğunluğu kadınlardan oluşan Temel Conta işçileri 522 gündür hakları için direniyor.
Lastik-İş’e üye olan Procter & Gamble işçileri 4 gündür grevdeler. İşçiler Gebze Organize Sanayi Bölgesi ve Tuzla’da grevlerini sürdürürken insanca yaşayabilecek bir ücret ve çalışma düzeni istiyorlar.
Mücadele haberleri
Kocaeli Üniversitesi’nde 1 Mayıs’ta Taksim çağrısı yaptığı için bir öğrenciye soruşturma açıldı. Soruşturmaya karşı gençlik örgütleri Mühendislik Fakültesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Soma katliamının 12. yılında başta İzmir, İstanbul ve Ankara olmak üzere çeşitli illerde basın açıklaması gerçekleşti. Açıklamalarda katledilen 301 madenci anılırken, bunun bir kaza değil ihmaller üzerine gerçekleştiği değinildi.
HTŞ adlı cihatçı çeteler tarafından kaçırılan Betül Süleyman Alluş için İzmir’de basın açıklaması gerçekleşti. Yapılan açıklamada kadın bedeninin savaş ganimeti olarak gösterilmesi ve Alevilere yönelik saldırılar protesto edilirken, kaçırılan kadının akıbeti soruldu.
ESP üyelerine ait siyasi kırım operasyonu, tutsak devrimcilerin tutuklu bulunduğu 100. günde İstanbul ve İzmir’de protesto edildi. Gerçekleşen basın açıklamasına çok sayıda sosyalist grup dayanışma için katılım gösterdi.
Cumartesi Anneleri “kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle gerçekleştirdikleri basın açıklamalarının 1102. haftasında tekrar Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Açıklamada; 1992 yılında gözaltına alınıp kaybedilen üniversite öğrencisi Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün durumu soruldu.
Sonuç
ABD emperyalizminin gücünün gerilemesi devam ederken saldırganlığı artıyor. Bu saldırganlığa İran’da Avrupalı emperyalistlerin katılması ihtimali hafta içinde arttı. İran ve Hizbullah ise direniyor. Filistin de bu direnişin içindedir. İsrail ne denli zor durumda olursa olsun İran’a karşı çeşitli ülkeleri kışkırtma ihtimali güçlüdür. İsrail sadece Sünni-Şii çelişkisini ve Kürtler, Azerbaycan Türkleri, Türkmenler gibi baskı altındaki milletleri maniple etmeye çalışmakla kalmıyor dünya solunu da maniple edebiliyor. Buna ne yazık ki ülkemizdeki Türkofobik sol dahildir. Sosyalist hareket İsrail’in yönlendirmesine karşı dikkatli olmalıdır.
CHP’nin içine düştüğü durum ibret vericidir. CHP liderlerinin sırtlarını dayamaya çalıştıkları Batılı emperyalist güçler her seferinde onları değil AKP’yi tercih ediyor. Kalıcı ittifak kurmaya çalıştıkları Kürt ulusal hareketi çıkarı neyse oraya bakıyor. AKP ana muhalefet partisini, yolsuzlukları kullanarak, kolaylıkla etkisiz hâle getirebilmektedir. CHP belediyelerinin çalıştırdıkları işçilere karşı tutumları da çok önemli bir yıpranma kaynağıdır. Türkiye’nin biricik umudu Türkiye soludur.
Sosyalist solun güç kaynaklarından gençlik hareketi, işçi hareketi ve anti-emperyalist çevre hareketi bugünkü örgütsüzlük ortamında bile zaman zaman etkili olabilmektedir. 7-8 Temmuz tarihli NATO zirvesi yaklaşırken Türkiye solundaki birleşik eylem çizgisi geliştirilebilirse sosyalist sol halkın umudunu yükseltebilecektir.























