Nazilerin Gölgesinden Gerillaya: Che’nin İntikamcısı Monika Ertl

0
109

Sema Erdoğan

Nazilerin gölgesinde büyüyen bir kız çocuğuydu Monika Ertl.

1937’de Münih’te doğdu. Babası Hans Ertl, Nazi Almanyası için çalışan bir savaş kameramanıydı. Savaş bittikten sonra aile, Avrupa’nın enkazından kaçıp Bolivya’ya yerleşti. Monika çocukluğunu dağların, çiftliklerin ve sessizliğin içinde geçirdi. Babasının yanında kamera kullanmayı, silah tutmayı, doğada hayatta kalmayı öğrendi. Ama öğrendiği en ağır şey belki de şuydu: İnsan bazen kendi ailesinin mirasıyla savaşmak zorunda kalabiliyordu.

Bolivya’da büyürken iki ayrı dünyanın arasına sıkıştı. Bir tarafta Avrupalı zenginlerin korunaklı hayatı vardı; diğer tarafta ise yoksulluk, sömürü ve askeri baskı altında yaşayan halk. Genç yaşta evlendi, “iyi bir eş” olması beklenen o düzenli hayatı yaşamaya çalıştı. Fakat zamanla bu hayat ona ait değilmiş gibi gelmeye başladı. İçinde büyüyen huzursuzluk onu ülkenin devrimci hareketlerine yaklaştırdı. 1969’da eşinden ayrıldı ve Bolivya Ulusal Kurtuluş Ordusu’na yani ELN’ye katıldı. O andan sonra yalnızca Monika değildi artık, yeraltında ona “Imilla” deniliyordu.

Che Guevara öldürüldüğünde Latin Amerika’nın üstüne ağır bir sessizlik çökmüştü. Onunla birlikte birçok gerilla da öldürülmüş, bedenlerine bile saygı gösterilmemişti. Che’nin ellerinin kesilmesi emrini veren isimlerden biri Roberto Quintanilla’ydı. Monika için bu sadece politik bir mesele değildi. Sevdiği insanlar öldürülmüş, arkadaşları işkence görmüş, umutları parçalanmıştı. Ve bir süre sonra o sessiz kadın, tarihin en sert intikam hikâyelerinden birinin merkezinde oldu.

1 Nisan 1971 sabahı Hamburg’daki Bolivya Konsolosluğu’na genç bir kadın girdi. Zarif giyinmişti, sakin görünüyordu. Konsolos Roberto Quintanilla onun sıradan bir vize görüşmesine geldiğini düşündü. Monika odasına girdikten birkaç saniye sonra çantasından silahını çıkardı ve ona üç el ateş etti. Ardında “Victoria o Muerte – ELN” yazılı bir not bırakarak kayboldu. O günden sonra gazeteler ona “Che Guevara’nın intikamcısı” diyecekti.

Eylemin ardından Monika aranmaya başlamıştı. Kolay değildi Che’nin intikamını almak, bu büyük sorumluluğu yerine getirmek. Yeraltında yaşamaya devam etti. Sürekli takip edildi, saklandı, kaçtı. Eski Nazi subayı Klaus Barbie’nin onu teşhis ettiği söylenir. 1973’te Bolivya güvenlik güçleri tarafından pusuya düşürüldü ve öldürüldü. Cesedi ailesine hiçbir zaman verilmedi. Mezarı hâlâ bilinmiyor.

Monika Ertl’in hayatı çelişkilerle doluydu:

Bir Nazi’nin kızıydı ama faşizme karşı savaştı.
Olanaklarla dolu bir hayatı vardı ama yeraltını seçti.
Varlıklı bir ailesi vardı ama o ezilenlerden yana bir yaşamı seçti.

Bazı insanlar tarihin içinde sadece yaşar. Bazılarıysa kendi geçmişine bile başkaldırarak tarihin yönünü değiştirmeye çalışır. Monika, ikincisiydi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.