Devrimcilerin avukatı Nebi Barlas’ın cenaze töreninde okunan son mektubundaki “Harbiyeli onuru” ifadesinin Evrensel, İlke TV, Pirha gibi kanallardaki haberlerden “cımbızlanarak” çıkarıldığı ortaya çıktı! 

0
431

12 Eylül faşist darbesi ardından yüzlercesi idam mahkûmu olmak üzere binlerce devrimcinin cunta mahkemelerinde avukatlığını yapan, “aslanların avukatı”, “adalet savaşçısı” gibi lakaplarla anılan Av. Nebi Barlas 20 Temmuz’da aramızdan ayrılmış, 21 Temmuz Salı günü ise Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Zeytinli Mahallesi’nde toprağa verilmişti. Barlas’ın cenaze törenini takip eden ve haberleştiren Evrensel, İlke TV ve Pirha gibi haber sitelerinde çok ilginç bir detaya rastlandı. 

Nebi Barlas, 1963 yılında Talat Aydemir ve Fethi Gürcan’ın askeri darbe girişiminin ardından, ordudan tasfiye edilen Harbiyelilerden biriydi. Bu nedenle 3,5 yıl cezaevinde kalmıştı. Hapislik hayatının ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandı ve burayı bitirip inandığı mücadelesine “devrimcilerin avukatı olmak” görevi ile devam etti. 12 Mart 1971’in ardından Talat Turhan’ı savunmuştu. Nebi Barlas asıl olarak ise 12 Mart askeri faşist darbesinin ardından, darbecilere karşı devrimcilerin savunmasını yaparak efsaneleşti. O süreçte 807’si idam istemiyle yargılanan 2480 devrimciyi savundu. 

Nebi Barlas ölümünden kısa bir süre önce onu sıkça ziyaret eden Zeynel Karahan’a “son mektubunu” yazdırdı. Mektubunun bir kısmında o kendi mücadelesini, “Ben görevimi tamamladım; Harbiyeli onurumu da hukukçu vicdanımı da kirletmeden huzurunuza çıkıyorum” ifadeleriyle tanımlıyordu. 

“Harbiyeli” ifadesi cımbızlanarak haberlerden çıkarıldı

İşte asıl ilginç yan ise Barlas’ın ölümünün ardından yaşandı. Balıkesir’de gerçekleşen cenaze törenine çok sayıda insan katıldı. Barlas’ın son mektubunu Zeynel Karahan okudu. Cenaze töreninin ardından Evrensel, İlke TV ve Pirha da töreni haberleştirdi. Ancak tam ara cümlede yer alan “Harbiyeli onuru” ifadesi, yayımlanan haberlerde cımbızlanarak çıkarılmıştı. 

ODAK, “Acaba mezarı başında o kısım okunmadı mı?” kuşkusu ile mektubu okuyan Zeynel Karahan’a ulaştı. Karahan, mektubun tamamının onun son yolculuğunda okunduğunu, böyle bir çıkarılma o an yaşanmadığını ifade etti. 

Onun sosyal medyada da yer alan mektubundaki ilgili paragraf şu şekilde idi: “Unutmayın ki adalet, muktedirlerin oyuncağı değil, insanlığın ortak vicdanıdır. Ben görevimi tamamladım; Harbiyeli onurumu da, hukukçu vicdanımı da kirletmeden huzurunuza çıkıyorum. Cübbemi, adaleti mülkün değil, insanın temeli yapacak olan genç hukukçulara devrediyorum. Eğilmeyecek bir baş, teslim olmayacak bir cübbe bırakıyorum geride. Eğilmeyin, susmayın, onurunuzu her şeyin üstünde tutun.”

İlke TV, Evrensel, Pirha gibi haber sitelerindeki kısım ise şu şekilde oldu: “Unutmayın ki adalet muktedirlerin oyuncağı değil, insanlığın ortak vicdanıdır. Cübbemi, adaleti mülkün değil insanlığın temeli yapacak genç hukukçulara devrediyorum. Eğilmeyecek bir baş, teslim olmayacak bir cübbe bırakıyorum. Eğilmeyin, susmayın, onurunuzu her şeyin üzerinde tutun.”

Nebi Barlas’ın son mektubunun tam halini yayımlıyoruz: 

Kürt ulusal hareketi çizgisinin etkisinde olduğu görülen Pirha ve İlke TV’nin ilgili cümleyi paragrafın tam ortasından “cımbızlayarak çıkardığı” görülüyor. Evrensel’in de cenaze töreni ile ilgili bilgileri bu kanallardan alarak haberleştirdiği fikri aklımıza gelmekle birlikte, cenazede EMEP çelenginin bulunması yine de bizi kuşkuya düşürmektedir. 

Biz, Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Çerkez’i, Alevi’si, Sünni’si vb. tüm halklarımızın ortak kurtuluşuna yaşamını adamış, devrimcileri en zor zamanlarında bir an olsun yalnız bırakmamış ve “Harbiyeli onuru” ifadesiyle devrimden yana bir yurtsever olabilmeyi tariflemiş Av. Nebi Barlas’ın son mektubunu aşağıda yeniden yayınlıyoruz. 

Barlas’ın mektubunda ilgili kısmın cımbızlanarak çıkarılması, Kürt ulusal hareketinin etkisindeki kesimlerde gördüğümüz ve Türklüğü faşizmle eşitleyen bir yaklaşımın reflekslerini aklımıza getirmiştir. 

Yanılmanın bizi daha çok sevindireceği duygumuzla Barlas’ın son mektubunu yeniden paylaşıyoruz: 

“Dostlarıma, meslektaşlarıma ve adalet arayışından asla vazgeçmeyen güzel ülkenin çocuklarına, 85 yıllık bir ömrün son menzilinden, cübbesini onurla taşımış bir abiniz, bir yoldaşınız olarak sesleniyorum. 

Hayatım boyunca ne postalların baskısına boyun eğdim ne de savunmanın kutsallığına leke sürülmesine izin verdim. 

1963’te haksız yere kapatıldığım cezaevi duvarları bana adaletin ekmek gibi, su gibi aziz bir ihtiyaç olduğunu öğretmişti. O yüzden, 12 Eylül’ün o en zifiri karanlığında, darağaçlarının gölgesinde binlerce gencimizin elinden tutarken bir an bile tereddüt etmedim. 

​Ahmet’in ve Kadir’in son nefeslerine tanıklık eden bu yürek, o günlerden bugüne adaletsizliğin her türlüsünü gördü. Cezaevi kapılarında avukatlık onurumu çiğnetmemek için o çok sevdiğim mesleğimi bıraktığım gün, aslında savunmanın teslim alınamaz olduğunu ilan etmiştim. 

Bugün gitme vakti geldiğinde, içimde tek bir ukde var: Bizim o en amansız darbe dönemlerinde bile görmediğimiz hukuksuzlukların, bugün savunma makamına ve sanıklara reva görülmesidir. Unutmayın ki adalet, muktedirlerin oyuncağı değil, insanlığın ortak vicdanıdır.

Ben görevimi tamamladım; Harbiyeli onurumu da hukukçu vicdanımı da kirletmeden huzurunuza çıkıyorum. Cübbemi, adaleti mülkün değil, insanın temeli yapacak olan genç hukukçulara devrediyorum. Eğilmeyecek bir baş, teslim olmayacak bir cübbe bırakıyorum geride. Eğilmeyin, susmayın, onurunuzu her şeyin üstünde tutun.

Adaletle kalın…

​Avukat Nebi Barlas”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.