Küba’nın başkenti Havana, Fidel Castro’nun doğumunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen I. Uluslararası “Fidel: Miras ve Gelecek” kolokyumuna ev sahipliği yaptı. 10-13 Ağustos tarihleri arasında Palacio de Convenciones’ta gerçekleştirilen toplantıya 63 ülkeden yaklaşık 1.500 kişi katılırken, tartışmalar Fidel Castro’nun eğitim, sağlık, dış politika, ulusal bağımsızlık, anti-emperyalizm ve uluslararası dayanışma alanlarındaki mirasına odaklandı. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, açılışta yaptığı konuşmada Fidel’in mirasının yalnızca geçmişe ait olmadığını belirterek, bu mirasın günümüz koşullarında yeniden yorumlanması gerektiğini savundu. La Jornada‘nın aktardığına göre toplantıya katılan yaklaşık 1.000 yabancı delege, dünyanın farklı bölgelerinden Havana’ya geldi.
Kolokyum, Fidel Castro’nun yalnızca Küba içindeki siyasi mirasının değil, dünyanın farklı bölgelerindeki ulusal kurtuluş ve dayanışma hareketleri üzerindeki etkisinin de ele alındığı uluslararası bir buluşma niteliği taşıdı. Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Uluslararası Departmanı yöneticisi Liu Haixing, Fidel’in Küba’nın bağımsızlığı ve egemenliği için verdiği mücadeleye vurgu yaparken, Namibya Başbakanı Tjitunga Elijah Ngurare, Fidel’in Afrika’daki rolünü öne çıkardı. Ngurare, Küba’nın Angola’daki askeri müdahalesiyle bağlantılı olarak anılan Carlota Operasyonu’nun, Namibya’nın 1990’daki bağımsızlığı ve apartheid rejiminin sona ermesi açısından tarihsel önem taşıdığını belirtti. Kolokyumda Rusya, Çin, Vietnam, Latin Amerika ve Avrupa’dan siyasi temsilciler, akademisyenler, sağlık çalışanları, aktivistler ve diplomatlar da yer aldı.
1961 Ulusal Okuma-Yazma Kampanyası
Etkinliğin eğitim başlığı ise özellikle 1961 Ulusal Okuma-Yazma Kampanyası’nın 65. yılı nedeniyle ayrı bir önem taşıdı. Küba Devrimi’nin ardından başlatılan kampanya, yalnızca okuma-yazma bilmeyen yetişkinlere eğitim vermeyi değil, eğitim hakkını ülkenin tamamına yaymayı amaçlayan geniş kapsamlı bir toplumsal seferberlik olarak tasarlandı. 1961 yılında öğretmenlerin yanı sıra binlerce öğrenci, işçi ve gönüllü kampanyaya katıldı; genç alfabe öğreticileri özellikle kırsal bölgelere gönderildi. Küba yönetimi 22 Aralık 1961’de ülkeyi “Cehaletten Arındırılmış Bölge” ilan etti. Kampanyanın en dikkat çekici yönlerinden biri, eğitim faaliyetinin sağlık, konut, toprak reformu ve siyasal gelişmeler gibi konularla birlikte ele alınmasıydı. Böylece alfabe öğretimi, yalnızca teknik bir okuma-yazma programı değil, Devrim’in toplumsal dönüşüm projesinin bir parçası olarak uygulandı.
Kolokyumun eğitim panelinde Küba Eğitim Bakanı Naima Ariatne Trujillo Barreto ile eğitimciler Zoila Benítez de Mendoza, Lesbia Cánovas ve Vilma Hernández bir araya geldi. Uzun yıllar eğitim alanında görev yapan Zoila Benítez, 1961’de alfabe öğretimi kampanyasından döndüğünde Fidel Castro ile yaptığı bir konuşmayı anlattı. Benítez, Fidel’e okul müdürü olmak istediğini söylediğinde Fidel’in kendisine önce öğretmenlik eğitimi almasını tavsiye ettiğini aktardı. Yıllar sonra binlerce öğrencinin eğitim gördüğü bir pedagoji okulunu yönettiği dönemde ise Fidel’in, öğrencilerinin isimlerini nasıl hatırladığını sorduğunu ve kendisinden bunun “formülünü” istediğini söyledi. Benítez, binlerce öğrencinin ismini bilmesini, Fidel’in toplumsal pedagojiyi kendisine sevdirmesine bağlıyor, bunun Fidel sayesinde olduğunu vurguluyor. Benítez’in anlatımı, Fidel’in eğitim anlayışında öğretmen yetiştirmenin ve eğitimin yalnızca okul binalarıyla sınırlı olmayan toplumsal bir görev olarak görülmesinin önemine işaret ediyor.
1961 Okuma-Yazma Kampanyası’nın mirası, Küba’nın sonraki yıllarda Latin Amerika, Karayipler ve Afrika’daki eğitim çalışmalarına da taşıdığı deneyimlerden biri oldu. Kampanyanın eski gönüllüleri bugün kendilerinden sonraki kuşakların doktorlar, mühendisler, öğretmenler ve bilim insanları olarak yetişmesini, o dönemde oluşturulan eğitim seferberliğinin devamı olarak değerlendiriyor. Havana’daki kolokyum ise bu mirası yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, Küba’nın bugünkü koşullarında yeniden tartışılması gereken bir siyasi ve toplumsal deneyim olarak ele aldı. Fidel Castro’nun 100. doğum yılı dolayısıyla düzenlenen toplantının temel mesajı da bu çerçevede şekillendi: Fidel’in mirası, yalnızca hatırlanacak bir geçmiş değil, Küba’nın kendi geleceğini tanımlamak için başvurduğu bir referans olarak sunuldu.























