Peru halkı sağcı Fujimori hükümetinin yakıt zammına geri adım attırdı

0
61

Peru’da akaryakıt fiyatlarındaki artışın sonucunda gelişen protestolar, 28 Temmuz’da göreve başlayan Cumhurbaşkanı Keiko Fujimori hükümetine kısa süre içinde geri adım attırdı. Hükümet, özellikle taşımacılık sektöründeki maliyet artışlarının yarattığı tepkinin ardından dizel ve benzinde belirli gruplara yönelik yüzde 15 ila 20 oranında geçici sübvansiyon uygulanacağını açıkladı. Üç ay süreyle yürürlükte kalması planlanan düzenleme; yük ve yolcu taşımacılığı yapanları, nehir taşımacılığı operatörlerini ve Amazon bölgesindeki mototaksi sürücülerini kapsıyor. Peru yönetimi, uygulamanın yükselen akaryakıt maliyetlerinden en fazla etkilenen kesimlere doğrudan destek sağlamayı amaçladığını belirtti.

Kararın arkasında son günlerde ülkenin çeşitli bölgelerinde büyüyen protestolar bulunuyor. Ucayali bölgesinde ulaşım çalışanlarının grevleri ve Brezilya sınırına yakın Pucallpa’da yolların kapatılması, lastiklerin yakılması gibi eylemler gerçekleştirildi. Protestocular, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin yalnızca ulaşım sektörünü değil, özellikle Lima’dan uzak bölgelerde yaşayan halkı ve işletmeleri de ağır biçimde etkilediğini savunuyor. Fujimori hükümeti ise sübvansiyonun kalıcı bir fiyat kontrolü değil, üç aylık geçici bir müdahale olduğunu vurguluyor. Reuters’ın aktardığına göre Ekonomi Bakanı Elmer Cuba’nın da katıldığı açıklamada Fujimori, tedbirin doğrudan en fazla etkilenen kesimlere yöneltileceğini söyledi.

Keiko Fujimori, 7 Haziran 2026’da yapılan başkanlık seçiminin ikinci turunda sol görüşlü Roberto Sánchez’e karşı son derece küçük bir farkla galip gelerek 28 Temmuz’da Peru Cumhurbaşkanı olarak göreve başladı. Fujimori yüzde 50,135, Sánchez ise yüzde 49,865 oy aldı; iki aday arasındaki fark yaklaşık 50 bin oy civarında. Böylece eski Cumhurbaşkanı Alberto Fujimori’nin kızı olan Keiko Fujimori, 2011, 2016 ve 2021’deki başarısız başkanlık girişimlerinin ardından dördüncü adaylığında ülkenin başına geçti. Babası Japon asıllı Alberto Fujimori, 1990-2000 arasındaki iktidarı döneminde kurduğu ölüm mangaları ile çoğunluğu sol görüşlü olmak üzere 70 binden fazla insanı katletmiş, bu nedenle yargılanarak 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Alberto Fujimori, 2021 yılında “sağlık sorunları” bahane edilerek affedilmişti.

Fujimori’nin iç politika gündeminin merkezinde “güvenlik”, “suçla mücadele”, “özel yatırımlar” ve “mali disiplin” bulunduğu ifade edilse de bu kavramlar neo-liberal, sağ merkezli bir siyaset çerçevesinde ele alınıyor. Ülkeyi dev maden ve enerji şirketleri yönetiyor. Fujimori’nin seçim zaferi, ABD Başkanı Donald Trump tarafından tebrikle karşılanmış, 28 Temmuz’da göreve başlamasına dair törenlere ise ABD’den üst düzey bir delegasyon katılım göstermişti.

Dış politikada ise Fujimori hükümeti belirgin biçimde Washington’a yakın bir çizgi izliyor. Fujimori, seçim zaferinin ardından ABD ile ilişkileri ilk günden itibaren güçlendirmek istediğini açıkladı. Trump yönetimi de seçim sonucunun ardından güvenlik, yatırım ve ticaret alanlarında Peru ile işbirliğini derinleştirme niyetini bildirdi. Fujimori hükümetinin ayrıca Trump yönetiminin Latin Amerika’da “sınır aşan suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele” iddiasıyla desteklediği “Shield of the Americas” (Amerikalar Kalkanı) girişimine katılmayı planladığı açıklandı. Peru’nun yeni Dışişleri Bakanı Carlos Espá, ABD’yi “stratejik ortak” olarak nitelendirirken, Washington’la güvenlik işbirliğinin genişletilmesini hükümetin öncelikleri arasında gösterdi.

Fujimori yönetimi aynı zamanda Latin Amerika’nın sağ ve merkez sağ hükümetleriyle daha yakın bir siyasi ilişki kurma eğiliminde. Fujimori’nin göreve başlama törenine Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Şili Devlet Başkanı José Antonio Kast ve Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa gibi bölgenin sağ siyasetinin önde gelen isimleri katıldı. Hükümet, bir yandan Washington’la güvenlik ve ticaret bağlarını güçlendirirken diğer yandan bölgedeki muhafazakâr hükümetlerle koordinasyonu artırmayı hedefliyor. Öte yandan Meksika ile 2025 sonunda kesilen diplomatik ilişkiler, Fujimori’nin göreve gelmesinin ardından yeniden tesis edildi; Peru ayrıca Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasından sonra Venezuela ile ilişkileri yeniden geliştirmek için ilk adımları attı.

Yakıt sübvansiyonu kararı, Fujimori’nin iktidarının henüz ilk haftalarında karşılaştığı önemli bir sınav olarak öne çıkıyor. Seçimi çok küçük bir oy farkıyla kazanan ve güvenlik ile ekonomik istikrarı hükümetinin temel öncelikleri arasında gösteren Fujimori, bir yandan mali disiplin ve patron dostu politikaları savunurken diğer yandan artan yaşam maliyetleri karşısında toplumsal tepkiyi yönetemiyor. Son protestoların ardından alınan üç aylık yakıt desteği, bu açıdan yeni hükümetin ekonomik programı ile toplumdaki kısa vadeli maliyet baskısı arasındaki ilk önemli gerilim noktalarından biri olarak değerlendirilebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.