Mihri Belli ölümünün 15. yılında bir kez daha mezarı başında anıldı

0
129

16 Ağustos 2011 tarihinde kaybettiğimiz, Türkiye devrimci hareketinin liderlerinden Mihri Belli, bugün ölümünün 15. yılında Feriköy Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında bir kez daha sevenleri tarafından anıldı. 17.00’da başlayan etkinlik, 18.00’a kadar sürdü.

Türkiye hareketinin liderlerinden Mihri Belli, ölümünün 15. yılında bir kez daha unutulmadı. Anma etkinliğine ODAK, DKDER, EHP, Maltepe Forum ve SYKP’nin yanında Mihri Belli’nin sevenleri ve dostları katıldı.

Saat 17:00’da başladığımız etkinlik açılış konuşmasının ardından saygı duruşu ile devam etti. Bu sırada Mihri Belli tarafından çevrilen Pierre-Jean de Béranger’in şiiri okundu:

“Yolun düşerse kıyıya birgün
Ve maviliklerini enginin seyre dalarsan
Dalgalara göğüs germiş olanları hatırla
Selamla, yüreğin sevgi dolu
Çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar
Eşit olmayan savaşta
Ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden
Sana liman gösterdiler uzakta”

Saygı duruşunun ardından Mihri Belli hakkında hazırlanan yazı okundu. “Mihri Belli Mücadelemizde Yaşıyor” başlıklı yazı, onun hayatını, direnişçi ruhunu, yurtsever-sosyalist mücadelesini ve Hareketimiz ve ODAK açısından önemini anlatıyordu.

Arkadaşımız tarafından yapılan konuşmada ise Mihri Belli’nin ve Sevim Belli’nin Direnişçiler açısından önemine vurgu yapıldı. Hareketimiz içerisinde Hamza Yalçın tarafından geliştirilen Mihri-Sevim Belli sevgisine özel olarak dikkat çekildi.

Yapılan konuşmanın ardından sözü Dostluk ve Kültür Derneği’nden arkadaşımız aldı. DKDER tarafından yapılan konuşmada, “Mihri Belli ve Sevim Belli, bu ülkenin adeta Spartaküsleridir. Türkiye’de sosyalist hareketin fitilini ateşleyenlerindendir. Hepimiz Mihri Belli ve Sevim Belli hakkında bilgi sahibiyiz. Mihri abi gibi ismi ülke sınırlarını aşmış bir devrimci ile ilgili söylenecek çok şey var. Dostoyevski’nin, ‘Biz hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık’ ifadesine benzer şekilde biz de diyebiliriz ki, bizler de Mihri abi gibi direnişçilerin paltosundan çıktık. Mihri abiye ve Sevim ablaya sonsuz saygılarımızı ve sevgilerimizi gönderiyoruz” ifadelerine yer verildi.

Bu sırada bir konuşma da Celal Beşiktepe tarafından yapıldı. Beşiktepe, Mihri Belli’nin Türkiye solu ve ezilen halkları açısından önemine dikkat çekerken, eğer yaşasaydı bugün Kürt hareketi ile AKP arasında gelişen sürece de eleştirel bakacağını ifade etti.

Mezar başında yapılan konuşmalardan birisi de Hayrettin Belli tarafından yapıldı. Hayrettin Belli, Mihri Belli’nin sosyalist hareketin bağımsızlığına verdiği öneme dikkat çekti. Belli, “Bu bağımsız hat hakim oldu Türkiye’de. Sovyet kuyrukçuluğu ya da Pekin kuyrukçuluğu ya da Arnavutluk kuyrukçuluğu yapanlara karşı hakim oldu ve bu bağımsız Türkiye ve bağımsız sosyalist, marksist hareket, bağımsız çizgi -enternasyonal ama bağımsız çizgi- geleneğinin de doğuşunda önemlidir, öncülerinden birisi de Mihri Belli’dir” ifadelerini kullandı. Hayrettin Belli, Mihri Belli’nin TKP’nin direnişçi kadrolarından olduğuna da değindi.

Etkinlik bu sırada saat 17:30’da Maltepe Forum’un düzenleyeceği etkinlikle de birleştirildi. Bu sırada yapılan konuşmada yıllardan beri Mihri Belli’yi andığımız vurgulanırken, iki ayrı etkinlik düzenlenmesinin bu anmalara uygun düşmediğinin de altı çizildi. Burada Mihri Belli’yi doğrudan ya da gıyabında tanıyan Ali Kemal İpek, Hayri Erol, Çağrı Gökçek, Mehmet Çevik gibi isimler de konuşmalar gerçekleştirdi.

Anma, “Devrim şehitleri ölümsüzdür”, “Mihri Belli ölümsüzdür”, “Sevim Belli ölümsüzdür”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm” gibi sloganların atılmasının ardından son buldu.

Anma töreninde arkadaşımız İpek Bingöl tarafından okunan metin ise şu şekilde oldu:

“MİHRİ BELLİ MÜCADELEMİZDE YAŞIYOR

Bugün burada Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Mihri Belli’yi anmak, mücadelesini yaşatmak için bir araya geldik. Mihri Belli 96 yıllık yaşamını devrimci mücadeleye adamış, bu mücadele uğruna sayısız bedeller ödemiş devrimciler arasında yer alıyor. Türkiye solunun direnişçi önderlerindendir.

1915 yılında İstanbul Silivri’de doğan Mihri Belli’nin babası Urfalı Mahmut Hayrettin Bey, emperyalist güçlere karşı verilen kurtuluş savaşı sırasında Trakya direnişini örgütleyen direnişçiler arasındaydı. Çocukluğu ve ilk gençliğinde anti-emperyalist, yurtsever ve direnişçi değerler ile yetişen Mihri Belli, Marksist düşünceyle 1936 yılında eğitim için gittiği Amerika’da tanıştı. Orada gençlik ve işçi hareketleri içinde yer aldı, Missisipi’de siyahi emekçiler arasında çalışmalar yürüttü. Daha ilk gençlik yıllarında dahi gönlü ezilenlerden, işçilerden, emekçilerden yana oldu.

1940 yılında ülkeye dönen Mihri Belli, Şefik Hüsnü liderliğindeki o dönem illegal olan TKP ile temas kurdu. 1942 yılında TKP’nin Merkez Komite üyeliğine seçildi. 1943 yılında İlerici Gençler Birliği’nin kurulmasına önderlik etti. TKP, Mihri Belli’nin militan yapısı sayesinde ses getiren eylemler organize etti. Birçok defa hapse girdi.

Hapisten çıkan Mihri Belli, Yunan İç Savaşı’na gerilla olarak katıldı. Buradaki çatışmalarda iki defa yaralandı. Tedavisi Bulgaristan ve Sovyetler Birliği’nde yapıldı. 1951 tevkifatında tutuklandı, Sansaryan Han’da işkencelere maruz kaldı. Hapislik sürecinin ardından pratik mücadeleye yeniden atıldı. 68 kuşağı olarak bilinen devrimci kuşağın ortaya çıkmasına öncülük etti, ABD emperyalizmine karşı mücadeleyi bırakmadı.

1974 af yasasından sonra ülkeye dönen Mihri Belli, arkadaşları ile birlikte Türkiye Emekçi Partisi’ni kurdu. Parti, programında yer alan Kürt sorunu ifadeleri nedeniyle kısa sürede kapatıldı. Mihri Belli 1979’da silahlı saldırıya uğradı. 80 sonrası yurt dışına çıkmak zorunda kaldı ve 1992 yılına kadar İsveç’te kalarak ardından ülkeye döndü.

Mihri Belli, 1988 yılında Hareketimizin kuruluşunda ve dergimiz Odak’ın çıkışında da önemli katkıda bulundu.

Şefik Hüsnü’nün ölümünden sonra mücadeleye Reşat Fuat ile Mihri Belli liderlik ettiler.

Mihri Belli, Reşat Fuat ve Şefik Hüsnü devrimci mücadeleyi ileriye taşımak, kurtuluşun yolunu açmak isteyen devrimci kadrolardı. Bugün burada tekrardan hem onları anmak hem de mücadelelerini ileri taşımak esas görevimiz niteliğinde. Onlar bizler için kararlılığın ve direnişin sembolü oldu. Mihri Belli 68 atılımının belki de görünmeyen yüzüydü. Denizler, Mahirler ve İbrahimlerle buluşturduğu MDD (Milli Demokratik Devrim) tezi bu uğurda mücadele eden insanlarla birlikte bizlere onurlu bir geçmiş bıraktı. Bu tez zamanla geliştirildi.

Sevim Belli Mihri Belli’yi kaybettik sözüne bir röportajda kırıldığını söylemişti. Burada Mihri Belli ile yan yana olan Sevim Belli belki de onun en yakın mücadele arkadaşıydı. Şimdi beraberler. Yaşadıkları onurlu ve dirençli yaşam ile bize örnek oluyorlar, devrimcilere ve işçi sınıfına mirasları budur.

Devrim ve sosyalizm uğrunda mücadele eden, yeryüzünde aramızdan ayrılan arkadaşlarımıza mücadeleleri ve bizlere bıraktıkları miras için teşekkür ediyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.