DENİZ FENERİ YOLSUZLUĞU DAVASI
Yargıyı“Alevilerden”temizleyip hizmetine memur eden AKP-Cemaat iktidarı, yargı yoluyla muhalişeri ezerken kendi yandaşlarını kayırıyor. Bir yandan kimliği belirsiz muhbirlerin ihbarları ile dava açıp insanları yargılıyorlar. KCK davası adına binlerce Kürt yurtseveri içeri tıktılar ve Kürt milletvekillerine yüzlerce yıllık davalar açıyorlar. Tutuklamaları, Prof. Büşra Erşanlı ve Ragıp Zarakolu gibi akademisyenlere ve aydınlara doğru alabildiğine yayıyorlar. Parasız eğitim için bir pankart açtı diye öğrencileri içeri tıktılar. Bir öğrenci ise sakat kalıncaya kadar dövüldü. HES lere karşı mücadele eden Karadenizli...
BORÇ KRİZİ KÜRESELLEŞİYOR
MURAT KARAYEL
Çin, Japonya, Almanya dünyanın en büyük ekonomileri arasındalar. ABD ekonomisine gelince; üçünün toplamıyla kıyaslanabilecek büyüklükte ve ayakta kalabilmesi başka ülkelerin kaynaklarını kesintisiz kullanabilmesine bağlı. İç talep yetersizliğini ABD pazarı ile telafi ederek aşırı üretimi sürdürme imkanına kavuşan ülkeler, ABD’nin tüketimini finanse etmeyi ekonomik büyüme dönemlerinde sorun olarak görmüyorlar. İç talebi daraltıcı ekonomi politikalarının sağladığı rekabet gücü avantajını kullanmakla tatmin oluyorlar. ABD ise, dünya sistemindeki egemen konumunun fırsatlarından yararlanmış oluyor. Böylelikle sermayenin kollektif çıkarları korunabiliyor,...
“11 TEZ”İN DAYANIŞMACI EĞİTİMİ NEDEN GEREKLİ?[*]
TEMEL DEMİRER
“İstemek,‘İstiyorum’demek değil, harekete geçmektir.”
“Yoksulların, ezilenlerin gerçek dayanışması ile birlikte öğrenmesi”ne mündemiç olarak “Eğitim ve Dayanışma” konusunda ne diyebilirim sizlere...
Ernesto Che Guevara, “Dayanışma halkların inceliğidir,” diyerek onun insanî bir incelik/ gereklilik olduğunun altını çizerken…Ya da “Güçsüzle güçlü arasındaki çelişkiye kayıtsız kalmak tarafsızlık değil, güçlünün yanında olmaktır,” haykırışıyla Paulo Freiere dayanışmanın nasıl bir militanlık olduğunu ifade etmişken…
Ya eğitim mi?
Steven Biko, “Ezenlerin elindeki en güçlü silah ezilenlerin aklıdır,” sözüyle uyarır hepimizi; A. Claudius...
EŞİT, PARASIZ, BİLİMSEL, ANADİLDE EĞİTİM HAKKIMIZ ENGELLENEMEZ!
2011-2012 Eğitim-Öğretim yılına girdiğimiz bu dönemde sözde parasız eğitim(!) veren devlet okulları ve özel sektör dershanelerin döner sermayeleri çark etmeye başladı. Devlet okullarına yapılan yeni kayıtlarda, özellikle ortalamaları düşük olan öğrencilerin başka alternatifi olmayışı dolayısıyla (tercih haklarının olmamasından kaynaklı) kayıt yaptırmak zorunda olmaları, onları büyük meblalı “bağış” adı altında para sömürüsüne maruz bırakıyor. Eğitimin12 yıl sözde parasız ve zorunlu hale getirildiği sistemde, aileler ve okumaktan başka çaresi olmayan öğrenciler hem maddi hem manevi çöküşler yaşıyorlar. Kayıt , bağış,...
KONGRE HAREKETİ VE SOLDA BİRLİK
Cemalettin CAN
Türkiye solunda birlik tartışmaları Türkiye solunun Kürt Ulusal Hareketi etrafında birliğe çağrılmasından bu yana yoğunlaşmış bulunuyor. Kürt Ulusal Hareketi 12 Haziran seçimlerine Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku adıyla girdi ve başarılı oldu. Bu başarı solda birlik tartışmalarını yoğunlaştırdı. Birlik tartışmaları Çatı Partisi’nden Kongre Hareketi’ne geldi. Kongre Hareketi solda birlik açısından ne anlam ifade ediyor , yazıda bunu tartışacağız.
Kürt Ulusal Hareketi çevresinde 12 Haziran seçimleri öncesinde kurulan Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku, 20...
KADDAFİ’NİN LİNÇ EDİLMESİ VE AKP GELENEĞİ
AKP hükümeti Libya’yı ve Kaddafi’yi sırtından vurdu. Hükümet önce Batılılara karşı Libya’ya sahip çıkıyor göründü. Sonra bir baktık ki Türkiye, Libya’ya karşı savaş gemilerini gönderen Haçlı güçlerin başında yeralmış, Batı işbirlikçisi isyancılara para ve silah yardımı yapıyor. Türkiye Batılı güçlerin Ortadoğu’daki saldırılarına bir yandan karşıymış görünürken diğer yandan alttan alta gayretli bir işbirliği içinde.
Kaddafi’nin başına gelenler Arap baharının iç yüzünü ortaya koyuyor. Libya’yı “demokrasi” ve “insan hakları” adına işgal ettiler. Kaddafi Batı işbirlikçisi gericilerin “Allah-...
KENTİN MÜLKİYETİ VE NEOLİBERAL BELEDİYECİLİK
EROL ZAVAR
MAHMUT SONER
Neoliberalizm, kapitalizmin hayatın her alanına sızdığı, günlük yaşamı her açıdan kontrolüne almaya çalıştığı aşamasıdır. Bugünkü küreselleşme bu aşamanın sonucudur. Artık metalaşmamış, kapitalizmin meta olarak kullanmadığı tek bir şey kalmamıştır. Dereler, ormanlar, göller, denizler, dağlar, karayolları, köprüler, caddeler... çöpler bile... Artık her şey, insanın kendisi de bir metadır. Kapitalizmin son küreselleşmesi insansızlaşmanın son doruğu olmuştur. İnsanın en temel hakları, artık paranın konusudur. Kapitalizm girdiği her devresi bunalımda yaşam alanlarını daha...
“ONE MINUTE!”DAN “VAN MI, UNUT!”A…
Türkiye bir iç savaşa hiç bu kadar yakın olmamıştı. Bu tesbiti asker ve gerilla ölümlerinin artması dolayısı ile değil, günlük hayatımıza yansıyan ve iki halk arasındaki derin duygusal kopuşu gösteren gelişmeler dolayısı ile yapıyoruz. PKK'nin Çukurca baskını ve onu izleyen Van depreminden sonra ortaya çıkan durumu iyi analiz etmek gerekir. Çukurca baskınından sonra Kürt gençlerinin sokaklarda linç edilmeye çalışıldığı, BDP binalarına saldırılıp ateşe verildiği olayları hep birlikte yaşadık. Sonra birinci Van depremi yaşandı. Hiç de...
VERGİ DOLAYLI, SÖMÜRÜ DOĞRUDAN…
Kapitalizm olgunlaştıkça çürüyor. Toprağı, doğayı ve insanı talan ettiğinden, tohum verme şansı olmayan bir çürüme bu. Daldan düşüp de toprağa karışıp toz olmamak için sömüreceği daha fazla canlı emek istiyor; daha fazla kan, daha fazla gözyaşı... Alıyor da. Ne kadar çok alırsa, çürümesi o kadar çok hızlanıyor ama. Bir gün daha fazla yaşayabilmek için kendi ölümüne doğru her gün daha hızlı koşuyor. Ölümü gördükçe kaçmak için daha fazla hızlanıyor, hızlandıkça yönünü nereye dönerse...
VAN’DA İNSANLIK SUÇU
Erzincan (1992), Ceyhan (1998), Gölcük (1999) derken bu sefer de 23 Ekim’de Van’da bir büyük deprem daha yaşadık. Depremde 2262 bina yıkıldı. Bir kez daha yüzlerce insanımız göçük altında kalarak can verdi. Kasım başına kadar açıklanan yaralı sayısı 4152, ölü sayısı ise 601 oldu. Bu sayı açıklandığında hala enkaz altında ise yüzlerce insan vardı. Depremden bir hafta zaman geçmiş olmasına rağmen hala enkazların tamamına ulaşılmadı. Kurtulan insanlar ise mağdur edilmekte; onlar...






















