Haftanın Özeti: Saldırgan ABD- İsrail Cephesi Yenilgiye Gidiyor

0
51

Haftalık özetimize dünyadan gelişmelerle başlıyoruz.

Dünya

Gana’nın Birleşmiş Milletler’e sunduğu yasa teklifi kabul edildi ve köleliğin insanlığa karşı işlenmiş en ağır adaletsizlik olduğu kararlaştırıldı. ABD, İsrail ve faşist Arjantin yönetimi öneri aleyhine oy kullandı. İngiltere, 27 AB üyesi, Kanada ve Japonya’nın dahil olduğu 53 ülke ise oylamada çekimser kaldı. Köle ticareti kapitalizmin gelişmesinde büyük rol oynadı. Afrika’dan Transatlantik köle ticaretini en çok Portekiz, İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda sömürgeci devletleri ve ABD yürütmüştü. Karar dünyaya uygarlık dersi veren Batılı emperyalistler için bir darbe niteliği taşıyor. Aynı ülkeler İsrail’in Filistin halkına karşı işlediği suçlara da ortak oldular.

ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat saldırılarıyla başlayan savaş Lübnan’da da bütün şiddetiyle devam etti. Mart ayının ilk günlerinde Lübnan’a karşı başlattığı saldırılarını Lübnan’ın güneyinde yoğunlaştıran İsrail, yetkililerin bildirdiğine göre saldırılarda başından beri 1000’den fazla insanı öldürdü ve bir milyona yakın kişiyi yerinden etti. Ayrıca Litani Nehri üzerindeki stratejik bir geçiş noktası olan Kasmiye köprüsünü yok etti. İsrail ordusu kara saldırılarının iki tümen daha eklenerek genişletileceğini belirtti. Öte yandan Hizbullah direnişe devam ettiğini bildirdi ve Kuzey İsrail, Güney Lübnan bölgelerindeki İsrail unsurlarına saldırı gerçekleştirdi. İsrail Lübnan’ın güneyini işgal etmeye çalışıyor.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez saldırlar hakkında konuştu. Sanchez konuşmasında İsrail’in Lübnan’da Gazze Şeridi’ndekiyle aynı düzeyde zarar ve yıkıma yol açmayı hedeflediğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler raportörü Francesca Albanese ise BM İnsan Hakları Konseyi’nde bir rapor sunumu sırasında İsrail ve destekçilerine eleştirilerde bulundu. Albanese İsrail’de işkencenin resmen bir devlet politikası haline geldiğini ve birçok hükümetin buna göz yumarak İsrail’e Filistinlilere işkence için fillen lisans verdiklerini belirterek tepki gösterdi. İsrail hükumeti ise açıklamalara itibarsızlaştırma çabasıyla yanıt verdi.

“Earthquake Faction“ adlı kendini Siyonist yapıyı hedef alan uluslararası yeraltı ağı olarak tanıtan grup, Çekya’da İsrailli savaş sanayi şirketi Elbit Systems ile bağlantılı bir fabrikayı ateşe verdiğini bildirdi. Grup, İsrail’in Filistin’deki ve Batı Asyadaki saldırganlıkları sürdükçe “işgali destekleyenlerin ayaklarının altındaki zeminin sarsılması gerektiği” ve öldürme kapasitesini ortadan kaldırmak için kararlılıklarını belirtti.

ABD ve İsrail, İran’a yönelik saldırılarına devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın anlaşmaya oldukça istekli olduğunu ve diplomatik görüşmelerin “oldukça verimli“ sürdüğünü belirtti. ABD basınında arabulucu rolüyle Türkiye’nin de müzakerelere eşlik ettiğini iddia edildi. İran yetkilileri ise Trump’ın açıklamalarını anında yalandı. Ayrıca hafta içinde İran tarafı ordularının savunmadan saldırıya geçtiğini belirtti.

Reuters/ Ipsos yaptığı anketler sonucunda ABD halkının İran savaşına %61 oranla karşı olduğunu bildirdi. Bunun nedeninin savaşla birlikte artan enerji ve akaryakıt fiyatları olabileceği tahmin ediliyor.

İran Türkiye’ye doğalgaz akışını kesti. Kesintinin süresine ilişkin aktarılan bir bilgi bulunmamakta. Aynı zamanda saldırların başlamasıyla Avrupa’da doğalgaz fiyatları %70’in üzerinde artış gösterdi. Saldırıların batı bloğunda bir enerji krizine yol açabileceği tahmin ediliyor. Basında Türkiye’nin Rusya ve Azerbaycan’dan gaz ithalatını sürdüğünü ve kısa vadede arzı karşılayabilecek stoğu olduğu yer aldı.

İran Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel gücünü yöneten Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikar, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndan geçiş kurallarını yeniden belirttiklerini ve ABD- İsrail bağlantılı hiçbir unsurun geçiş yapma hakkının olmadığını belirtti. Zülfikar, açıklamasında Hürmüz Boğazı’ndaki egemenlik haklarını vurguladı.

İran ABD’nin savaşı bitirmek için 15 maddelik şartlarına karşılık çatışmaların sona ermesi için talep ettiği beş maddelik şart listesini ABD- İsrail tarafına ilettiklerini duyurdu. İranlı yetkililere göre bu şartlar arasında; saldırı ve suikastların tamamen sona erdirilmesi, savaşın yeniden başlamayacağına dair güvence verilmesi, İran’a tazminat ödenmesi, Hürmüz Boğazı’nda İran’ın egemenliğinin tanınması ve İran ile birlikte hareket eden Hizbullah, Haşti Şabi, Husi ve Filistin güçlerine yönelik saldırıların durdurulması yer aldı. İddialar bu şartların kabul edilmediği ve kısa vadede bir uzlaşmanın zor göründüğü yönünde.

Yüzde 50’nin üzerinde oy alan Trump iktidarının seçmen desteğinin yüzde 36’ya düştüğü görüldü. Netanyahu hükümeti İsrail’i var gücüyle savaştırsa bile önemli zorluklarla karşı karşıya. İsrail nüfusunun yüzde 10’a yakınının İsrail’i terk ettiği belirtiliyor.

İran’da zor duruma düşen Trump Küba’da sosyalist iktidarı yıkma şerefine nail olmayı bekliyor. Maduro’nun kaçırılmasından sonra Venezuela’dan petrol ithal edemeyen Küba, karanlığa gömülmüş durumda. Venezuela, 2025 yılı boyunca Küba’ya günde yaklaşık 70.000 varil ham petrol ve yaklaşık 1,3 milyar dolar değerinde rafine ürünler sattı. Küba da Venezuela’ya özellikle istihbarat ve askeri hizmetler sağlıyordu. Hatırlanacağı gibi Maduro’nun kaçırılması sırasında 32 Kübalı asker öldürülmüş onlarcası da yaralanmıştı. Şimdi Küba’da hayat büyük ölçüde felç olmuş durumda. Yakıt yokluğu hastaneleri, okulları, sanayiyi, tarımı, turizmi, ulaşımı, taşımacılığı ve su ihtiyacının karşılanmasından, çöplerin toplanmasına ve gündelik yaşama değin her şeyi çok olumsuz etkiliyor. Rusya Küba’ya gemiyle petrol taşıdığını açıklasa da söz konusu miktar Küba’nın ihtiyaçları karşısında sembolik kalmaktadır.
İran’da ağır başarısızlık yaşayan Trump’ın Küba’nın düşmesinin kendi şeref hanesine yazılmasını bekliyor. Küba’ya yardım kampanyası çerçevesinde Nuestra America Convoy to Cuba isimli uluslararası dayanışma hareketinin örgütlediği ilk gemi Küba’ya ulaştı.

Türkiye ile ABD ve Yunanistan arasındaki adalar sorunu tartışma konusu olmaya devam ediyor. Yunanistan’daki askeri varlığını olağanüstü artıran ABD özel statüdeki adalara da uzanıyor. Silahsız olması gereken Midilli ve Sisam adalarına ABD zırhlıları yerleştirildi. Yunanistan hükümeti Türkiye hükümetinin bu konudaki notasına hem ABD hem de AB emperyalizminin yanlarında olduğu karşılığını verdi. ABD sözcüsü de adalara ABD silahlarının yerleştirilmesini Yunanistan’ın egemenlik hakkı diye savundu. ABD askerleri ne yazık ki Türkiye’de de aynı gerekçe ile işgalci konumundadır.

Özetimize Türkiye’den haberlerle devam ediyoruz.

Türkiye

ABD-İsrail’in İran’a saldırısının yol açtığı çok ağır ekonomik sorunlar CHP ile AKP arasında yakınlaşmaya yıl açtı. İmamoğlu-Özgür Özel liderliği AKP’ye savaşın ortaya çıkarmakta olduğu ağır ekonomik sorunları karşılamak amacıyla önerilerde bulundu. 25 Mart’ta açıklanan Savaşın Ekonomik Etkilerine ve Risklere Karşı Önlem Paketi isimli öneriler acil, orta ve uzun vadeli ekonomik ve sosyal önlemleri kapsıyor. Mevcut sistemi daha derli toplu hale getirmeyi amaçlayan öneriler CHP’nin önümüzdeki süreçte iktidarla daha uyumlu siyaset yapacağının işareti olarak yorumlanabilir.

Türkiye’nin çeşitli illerinde kitlesel Newroz kutlamaları gerçekleştirildi. İstanbuldaki kutlamalarda 38 kişi “PKK propagandası“ yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındı, 9 kişi ise tutuklandı.

Birgün muhabiri İsmail Arı “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma“ suçlamasıyla tutuklandı. Tutuklanan Arı, Sincan Cezaevine götürüldü. Arı, sorgusunda sadece gazetecilik yaptığını ve bunun bir suç olmadığını vurguladı. Çeşitli illerde Arı’ya destek için eylemler yapıldı.

13 Mayıs 2014 tarihinde 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma maden katliamına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verdi. Mahkeme işçilerin ailelerinin itirazlarını ise “doğrudan zarar görmedikleri“ gerekçesiyle reddetti. Soma davası Türkiye’de emekçilerin iş güvenliğinin nasıl önemsizleştirildiğinin örneklerinden biri oldu. Erdoğan’ın Soma sicili de kötüdür. Hatırlanacağı gibi o günlerde Başbakan olan Erdoğan 14 Mayıs 2013’te Soma’ya gittiğinde kendisini protesto eden Taner Kurucan adlı işçiyi tokatlamıştı. Şikayetçi olan Kurucan daha sonra ifadesini değiştirmişti. Aynı gün Erdoğan’ın bir kadını da tokatladığı iddia edildi. Devrimci güçler Soma işçilerini ve ailelerini savunmak için aktif çaba gösterdiler. Bu mücadele içinde devrimci avukatlardan Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay’ın isimleri öne çıktı. Her ikisi de halen hapiste tutuluyor.

AKP iktidarı yolsuzluk soruşturmalarını muhalefeti sindirmek amacıyla kullanmaya devam etti. Tutuklu Beyoğlu eski Belediye Başkanı İnan Güney hakkındaki iddianame hazırlandı. Savcılık, usulsüz ihaleler gibi çeşitli suçlamalarlan dolayı Güney hakkında 35 yıla kadar hapis isteminde bulundu. Ayrıca savcılık iddianamenin İBB’ye yönelik yürütülen soruşturmayla birleştirilmesini istedi. İnan Güney CHP’li belediye başkanıydı.

Özetimize geride bıraktığımız hafta yaşanan mücadele haberleri ile devam ediyoruz.

Demokratik mücadeleler

Geçtiğimiz hafta BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı tutuklandı. Bu duruma karşı İzmir’de BirGün Okur İnisiyatifi kararı protesto etmek için basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya sosyalist partiler ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi.

Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin dört bir yanında geleneksel Newruz kutlamaları ve mitingleri gerçekleşti. mitinglerde baharın gelişi kutlanıp, barış çağrıları yinelendi.

İzmir’de Suruç Katliamı’nın 128. ayında basın açıklaması gerçekleşti. Açıklamada; 33 düş yolcusunun unutulmadığına, Suruç’un hesabının sorulacağına değinildi.

Öte yandan bu hafta Cumartesi Anneleri’nin basın açıklamasına da devam edildi. 1095. haftada tekrardan Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen grup, 31 yıl önce gözaltına alınıp işkence ile kaybettirilen Hasan Ocak’ın akıbetini sordu. Bu hafta hasta mahpuslar için basın açıklamasına da devam edildi. Antalya’da kuyu tipi hapishanede tutsak bulunan Devrim Ayık için derhal serbest bırakılması talep edildi.

İşçi mücadeleleri

OYAK Genel Müdürlüğü önünde 270 maden işçisi için eylem yapıldı. Oyak Ermaden Geçtiğimiz yıl 411 milyon dolar kar açıklamıştı, buna rağmen işten çıkarılan işçiler haklarını istiyorlar. Sendikalar, siyasi parti temsilcileri, Divriği Kültür Dernekleri temsilcileri ve Sivas halkı da madencilerin yanındaydı. Dev Maden-Sen öncülüğünde işçiler mücadelelerine devam edeceklerini açıkladılar.

Genel-İş İzmir’de yeni şubesinin açılışını duyurdu. 2 nolu şubenin bölünerek 11 nolu şube oluşuna dair kararın tabanın görüşü alınmadan uygulandığını belirten temsilciler birlik çağrısında da bulundular. İZENERJİ için alınan karar tartışma yarattı.
Genel-İş Sendikası yöneticilerin emek karşıtı tutumları artık işçiler arsasında öfkeyle karşılanıyor.

Dilovası katliamının duruşma sürecinde basına telefon yasağı getirildi ve emekten yana kitle örgütlerinin katılımı engellenmek istendi. Görece daha izole bir salonda gerçekleştirilen duruşma akıllara davanın toplumdan saklanması ve kaçırılması olasılığını getirdi.

Soma katliamı davasında kamu görevlileri için zaman aşımı kararı verildi. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi zaman aşımına hükmederken madencilerin yakınlarının başvuruları da “doğrudan zarar” oluşmadığı gerekçesiyle kabul edilmedi.

Mercan İplik işçileri işten çıkartılma ve konkordato sürecinin gizlendiği gerekçesiyle eylemdelerdi. Ramazan ayını ve bayramı maaşsız geçirdiklerini belirten işçiler haklarının ödenmesi için mücadeleden vazgeçmeyeceklerini bildirdiler.

Adım GYO ve Hiçyılmazlar işçileri direnişlerini büyüterek sürdürüyorlar. Dev Yapı-İş ve İnşaat-İş Sendikası öncülüğünde işçiler Birleşik Metal İş, Gıda İş, Kataş-Sen, TSS-İŞ, HDK İstanbul ve DEM Parti İstanbul Vekili Kezban Konukçu’nun dayanışması ile sürece devam etme iradelerini beyan ettiler.

Tez Koop-İş Özel İtalyan Lisesinde devam eden grevde İtalya’dan gelen heyetle görüşmeler devam ettiği için 27 Mart Cuma günü İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde planlanan basın açıklamasının iptal edildiğini duyurdu. Haklı mücadelelerini kazanmaya bir adım daha yaklaşmış olan işçiler, direnişlerinin haklarını alana kadar süreceğini her gün yineliyorlar.

Dardanel İşçileri, İşçi-Emekçi Kadın Komisyonları öncülüğünde kazanılan direnişlerine dair bir kutlama gerçekleştirdiler. Haklarını alan işçiler 15 günün sonunda kazanma sebeplerinin örgütlü ve kolektif mücadele olduğunu belirtti.

Şişli Belediyesi işçilerinin kayyum belediye başkanına karşı mücadelesi devam ediyor. Beşiktaş Belediyesi’nde Turan Çil yaklaşık 100 gündür işine dönmek için direniyor.

Temel Conta işçileri kararlılıkla direniyor. Tüvtürk Araç Muayene İstasyonu işçileri grevlerine devam ediyor.

Sonuç

Ortadoğuda ABD ve İsrail’in saldırılarının her geçen gün arttırdıkları bir dönemden geçiyoruz. Bölgeyi kendi emperyalist çıkarları için altüst etmeye çalışan bu kuvvetlerin saldırıları bölgedeki halkın hayatını altüst etmekte. Öte yandan bu İran ve müttefiki güçlerin gösterdikleri kuvvetli direniş ABD, İsrail ve destekçisi ülkelerde şimdiden enerji kriziyle yüzünü göstermeye başlayan çeşitli problemlere sebep oluyor. Savaş bugün ona erse bile Türkiye’yi yoğun ekonomik sorunlar bekliyor. Bizler, Türkiye devrimcileri bu emperyalist saldırganlıklar karşısında direnen halkların safında anti-emperyalist barış hareketini savunuyoruz. Dünyada artan emperyalist savaş çığırtkanlığına karşı anti- emperyalist barış hareketini yaratacak öncü güç devrimciler olmalıdır. Anti-emperyalist barış hareketi artan ekonomik sorunlar karşısında dayanışma hareketiyle birlikte geliştirilmelidir. Dayanışma tüm ilişkilerimizde ve çalışmalarımızda ön planda tutulmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.