Almanya’nın Münster kentinde faaliyet yürüten Odak Kültür Merkezi, İran’a ve bölgedeki müttefiklerine yönelik savaş gündemini ele almak amacıyla art arda iki etkinlik düzenledi. Etkinliklerde, sürecin politik arka planı tartışılırken aynı zamanda bu savaşa karşı nasıl bir tutum alınması gerektiği üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.
İlk etkinlik, 12 Nisan Pazar günü merkezin her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği “Eğitim Kahvaltısı” kapsamında yapıldı. “İran ve Lübnan’da savaş: Biz ne yapmalıyız?” başlığıyla yapılan çağrı geniş ilgi gördü. Etkinlik, Odak Kültür Merkezi’nden bir temsilcinin açılış konuşmasıyla başladı. Ardından söz alan katılımcılar, konuya dair değerlendirmelerini paylaştı.
Konuşmalarda ağırlıklı olarak İran ve Lübnan’a yönelik saldırılar eleştirilirken, bölge halklarıyla dayanışmanın önemi vurgulandı. Savaşın yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte etkiler yarattığına dikkat çekilerek, özellikle günlük yaşam üzerindeki olumsuz etkilerin artmasıyla birlikte Batı ülkelerinde de savaş karşıtı tepkilerin güçlenebileceği ifade edildi. Etkinliğin Almanca gerçekleştirilmesi sayesinde çeşitli yerel politik çevrelerden aktivistler de katılarak tartışmalara katkı sundu.

İkinci etkinlik ise 17 Nisan akşamı düzenlenen “Ortadoğu’da savaş ve Türkiye” başlıklı söyleşi ve tartışma programı oldu. Etkinliğe Kızıl Bayrak yazarı ve araştırmacı gazeteci Adnan Aytaç konuk olarak katıldı.
Aytaç sunumunda, bölgedeki savaşların emperyalist-kapitalist sistemin yapısal bir sonucu olduğunu belirtti. Bu çerçevede İran halkı ve müttefiklerinin direnişinin, askeri açıdan güçlü bloklara karşı da mücadele edilebileceğini gösterdiğini ifade etti. Ayrıca bu direnişlerin, NATO ve Batı ittifakı içerisindeki çelişkileri derinleştirdiğine dikkat çekti.
Odak Kültür Merkezi adına söz alan bir konuşmacı ise hem Filistin hem de İran’daki direnişlerin dünya halklarına emperyalizmi yeniden hatırlattığını belirterek, buna karşı mücadelenin anti-emperyalist ve yurtsever bir çizgide yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.
Etkinliğe ayrıca Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde faaliyet yürüten Fikir Atölyesi ve Bir-Kar derneğinden katılımcılar da destek verdi. Canlı tartışmaların ardından program sona erdi. Türkçe gerçekleştirilen ikinci etkinliğe katılım beklenenin altında kalsa da farklı sol çevrelerle ortak çalışma deneyimi açısından verimli geçtiği ifade edildi.
























