Muğla’nın Milas ilçesinde yer alan Akbelen Ormanı’ndaki acele kamulaştırma uygulamalarına tepki gösterdiği için tutuklanıp 42 gün cezaevinde kalan Esra Işık’ın yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme, Işık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmetti.
İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı olan Esra Işık’ın karar duruşması, Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Yöre halkı, çevre sivil toplum kuruluşları ve avukatların yoğun katılım gösterdiği duruşmada heyet, sanık hakkındaki nihai kararını duyurdu.
Mahkeme heyeti, eylemin açık alanda ve birden çok memura karşı işlendiğine kanaat getirerek cezayı artırma yoluna gitti ve Işık’ı “kamu görevlisine görevinden ötürü alenen hakaret” suçlamasıyla 44 bin 200 TL adli para cezasına çarptırdı. Mahkeme, bu suç özelinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi.
Öte yandan, sanığa yöneltilen “görevi yaptırmamak için direnme” isnadıyla açılan diğer suçlamada ise Işık’a doğrudan hapis cezası verildi. Yargıç, bu hapis cezası bağlamında HAGB, erteleme veya alternatif yaptırımlara çevirme gibi lehe olan şartların hiçbirinin oluşmadığına hükmetti.
Ne olmuştu?
Bilindiği üzere, Yeniköy Termik Santrali’nin kömür tedarikini sürdürebilmesi hedefiyle 10 Ocak 2026 tarihinde bir Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanmış; Akbelen Ormanı’nı çevreleyen İkizköy, Çamköy, Çakıralan, Bağdamları, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki toplam 679 tarım arazisi için acele kamulaştırma adımı atılmıştı.
Sürecin devamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından arazilere el koyma ve kıymet takdiri gayesiyle davalar açılmış, 30 Mart’ta ise bahsi geçen alanlarda bir bilirkişi heyeti inceleme yapmıştı. Bu keşif çalışmalarına bölgede aktif olarak itiraz eden Esra Işık, aynı günün gecesinde polis ekiplerince gözaltına alınmış ve 31 Mart’ta sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla hakim karşısına çıkan Işık, 11 Mayıs’taki celsede yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbirleriyle serbest kalmış, yargılamanın takip eden ikinci duruşmada ise söz konusu yurt dışı yasağı da iptal edilmişti.























