2018 yılında kadroya geçirildikleri söylenerek taşeronluk çalışma düzenine kalıcı şekilde mahkum edilen yüzbinlerce belediye emekçisi, kadrolu ve güvenceli çalışma hakkı için ses yükseltmeye devam ediyor.
Yaklaşık 700 bin belediye işçisi kamu emekçisi olduğu halde kamu çalışanlarının sahip olduğu temel haklardan yararlanamıyor. Kamu işçilerine her yıl verilen 52 günlük yevmiye tutarındaki tediye ödemesi belediye işçilerine yılardır ödenmiyor. Bu hakları için davalar açan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı sorumlu davranmaya çağıran işçiler eylemler yaparak ses yükseltmeye çalışıyor.
Her ay bir araya gelerek haklı taleplerini paylaşan işçiler bu ay yine Kadıköy Süreyya Operası önünde bir eylem düzenlerdirler. Belediye emekçileri dayanışma çağrısı yaparak yaşadıklarını sorunların tüm emekçilerin ortak sorunu olduğunu belirttiler.
İşçilerin yaptığı açıklama şu şekilde:
“Basına ve kamuoyuna,
Merhaba dostlar hoş geldiniz. 2018 yılında, yüz binlerce belediye işçisine Ne İLAVE TEDİYE verildi ne de KADRO verildi! Dönemin hükümeti “taşerona kadro veriyoruz” diye büyük gürültü kopardı fakat dağ fare doğurdu. Kadro verilmediği gibi kamu ikramiyesi olan 52 günlük İlave tediyenin önü bir Yargıtay kararı ile kesildi.
Bizler, bütün Türkiye’de halka hizmet sunuyoruz. Kamu işi üretiyoruz, halkın sağlıklı yaşaması için çalışıyoruz. Ne hikmetse kamu işçisi sayılmıyoruz. Kamu işçiliğinin haklarından yararlanamıyoruz. Gerçek kadrodan ve 52 günlük ilave tediye hakkından mahrum bırakıldık. Güvencesiz olduğumuz için her gün arkadaşlarımız uyduruk sebeplerle işten atılıyor. Bu durum haksızlık, eşitsizlik ve ayrımcılık üretiyor.
Belediyelerde çalışan kadrolu işçiler kamu ikramiyesi alıyor, biz alamıyoruz. Merkezi idarede çalışan işçiler kamu ikramiyesi alıyor, biz alamıyoruz. Bunun adı ayrımcılıktır ve hepimizde derin yaralar açıyor. Davalar açıyoruz mahkemelere takılıyor. Yetkili makamlarda oturanlara sesleniyoruz, duymuyorlar. Biz de sesimizi bu meydandan duyurmak için toplanıyoruz. Ve şöyle haykırıyoruz:
52 günlük İlave Tediye kazanılmış bir haktır, bir an önce uygulanmasını istiyoruz. Hakkımızı alana kadar mücadelemizi her zeminde büyüteceğiz. Bütün işçi arkadaşlarımıza sesleniyoruz, her yerde sesimizi çoğaltalım. İşyerlerinde, sosyal medyada, parlamentoda, sokakta daha gür sesler çıkaralım.
Buradan hükümete, kanunu uygulayın diyoruz. Muhalefete, talebimize destek olun diyoruz. Yetkili sendikalara uyumayın diyoruz. Son olarak diyoruz ki, bir hak uğrunda mücadele verilirse hak olma vasfını taşır. 12 Mayıs’ta yeniden meydanlarda olacağız, bu işin peşini bırakmayacağız.
Yaşasın emek,
Yaşasın eşitlik,
Yaşasın adalet.”



























