”Casusluk” iddiasıyla açılan davada Merdan Yanardağ’ın, Ekrem İmamoğlu’nun ve diğer sanıkların tutukluluğuna devam talebi

0
48

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve gazeteci Merdan Yanardağ’ın da aralarında bulunduğu “casusluk” davasında duruşma savcısı tutukluluğun devamını istedi.

Mart 2025’te tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu “siyasal casusluk” davasının görülmesine İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de devam ediliyor.
Türk Ceza Kanunu’nun 328/1 maddesi uyarınca “siyasal veya askeri casusluk” gibi suçlamaların yöneltildiği davanın bugünkü duruşmasında mütalaasını açıklayan savcı, yargılanan tüm isimlerin tutukluluk halinin devamını talep etti. Davada yargılanan isimler ise iddianamenin hukuki değil, tamamen siyasi olduğunu belirtti.

Duruşmada söz alan tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ, iktidarın siparişiyle hazırlanan uydurma iddianameyi tarihe düşülmüş bir “suçüstü belgesi” olarak nitelendirdi. Siyasi ve tarihsel ömrünü tüketen iktidarın, ayakta kalabilmek için yargı eliyle bir kumpas dalgasına yöneldiğini vurgulayan Yanardağ’ın savunmasından öne çıkanlar şöyle oldu:

Hedef muhalif basın ve seçmen iradesi

Bu davanın asıl amacı, doğrudan toplum tarafından finanse edilen bağımsız medya modeli TELE1’i susturmak ve milletin iradesiyle tecelli eden seçim sonuçlarını “casusluk” kılıfıyla lekelemektir. Temel yurttaşlık hakları, sandığa gitmek veya bir siyasi adayı desteklemek ne zamandan beri suç sayılmaktadır?

Somut delilden yoksun yalanlar torbası

Ortada ‘hangi devlet için casusluk yapıldığına’ dair tek bir somut ibare dahi yoktur. Savcılık, var olmayan delilleri varmış gibi göstererek, uyduruk ifadelerle algı operasyonu yürütmektedir. İtirafçı yapılan Hüseyin Gün’ün ifadeleri dahi savcı tarafından açıkça çarpıtılmış ve yalan söylenmiştir.

Sermayeden bağımsız medyaya tahammülsüzlük

TELE1, izleyicisinin dayanışmasıyla (“izleyici sponsorluğu”) ayakta kalmaktadır. Bizim bir canlı yayında yönelttiğimiz gazetecilik soruları, savcılık makamınca ‘talimat’ gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Ben 40 yıllık gazeteciyim, kimsenin bana talimat vermeye haddi yetmez. Geçmişte TELE1’i satın alarak bizi yandaşlaştırma girişimlerini reddettiğimiz için bugün buradayız.

Yargıya ‘bağımsızlık’ çağrısı

Bu siyasi iddianamenin altında imzası olan savcının bugün Bakan Yardımcılığı makamıyla ödüllendirilmesi, belgenin bizzat AKP iktidarının imzası olduğunun en net kanıtıdır. Karşımızda adeta bir “Nazi hukuku” işletilmektedir. Mahkemeniz ya bağımsız bir irade göstererek yargının tarihsel onurunu koruyacak ve bu hukuki ayıba son verecek ya da iktidara boyun eğecektir. Tahliyemi talep ediyorum.” (tele2)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.