Serkan Yılmaz LC Waikiki patronlarına Kadıköy’den seslendi: “Çocuklarımın haklarını sizlere gasp ettirmeyeceğim!”

0
540

Deprem bölgelerinde dayanışma çalışmalarında bulunduktan sonra döndüğünde uydurma gerekçeler yaratılarak işten atılan Talha Nakliyat bünyesindeki LC Waikiki depo işçisi Serkan Yılmaz, bugün sesini Kadıköy Halitağa’da bulunan mağaza önünden yükseltti.

Serkan Yılmaz ile dayanışma için Kadıköy Halitağa’daki LC Waikiki mağazası önünde toplanan kalabalık, saat 14.00’da eyleme başladı.

Eylemde ilk sözü Emekçiler Dayanışması’ndan İnan Kaloğulları aldı. Kaloğulları, Serkan Yılmaz’ın durumunu dile getirerek bu haksızlığın derhal son bulmasını belirtirken, LC Waikiki’nin hukuk ve vicdan suçu işlediğini ifade etti. Yılmaz’ın mağaza mağaza direniş gerçekleştirdiğini belirten Kaloğulları daha sonra sözü Serkan Yılmaz’a bıraktı.

Sözü alan Serkan Yılmaz, depolarda işçilerin haklarını savunduğu için, daha önce işten atılan LC Waikiki depo işçileriyle dayanışma faaliyetleri gösterdiği için, deprem bölgelerinde faaliyetlerde bulunduğu için, kısacası dayanışmacı ve mücadeleci bir insan olduğundan kaynaklı LC Waikiki ve Talha Nakliyat’ın kendisini hedef aldığını, bu sebeple de deprem bölgesinden döndükten sonra uydurma gerekçelerle işine son verildiğini ifade etti.

Serkan Yılmaz, konuşmasının ardından hazırladığı basın metnini okudu. “LC Waikiki’nin ve alt işvereni olan Talha Nakliyat’ın emekçilere karşı suç işlediğini günlerdir mağaza mağaza gezerek anlatmaya çalışıyorum. Bugün yine bir LC Waikiki mağazasının önündeyiz. Yaşadığım haksızlığı patronların adaletsizlikleri ve hukuksuzlukları karşısında mücadele eden tüm emekçi arkadaşlarımıza selam göndererek sizlerin huzurunda yeniden paylaşmak istiyorum” şeklinde basın metnini okumaya başlayan Yılmaz şunları kaydetti:

“Ben bir LC Waikiki depo işçisiydim. Çalıştığım iş yerinde emekçi arkadaşlarımızın yaşadığı haksızlıklara karşı mücadele eden işçilerden biriydim. İş yerimde çalıştığım süre boyunca çok fazla haksızlık yaşadık. İnsan onurunu ayaklar altına alan çok fazla zorbalıkla karşılaştık.

Çalıştığım depoda yaşadığımız haksızlıklara karşı örgütlenme çalışmalarına ön ayak olmaya çalıştım. İşçi arkadaşlarımızla toplantılar yaparak karşılaştığımız adaletsizliklere karşı neler yapabileceğimizi tartışarak dayanışma geliştirmeye çalışıyorduk. (…) Yürüttüğümüz hak arama mücadelesi nedeniyle taleplerimizi şirket yöneticilerine ilettiğimizde işverenin hedefi haline getirilmiştim. Şirket yöneticileri örgütlü davranmamızı istemediği için bana ‘ne sorunun varsa bize gel, diğerlerini boş ver’ mesajını sürekli vermeye çalıştılar. Çalışanların birlikte davranmasını ve hakkını aramasını istemiyorlardı. Buna ön ayak olduğum için ‘göze batıyorsun’ denilerek yöneticilerden tehditler almaya başlamıştım.

Deprem olduğunda canı yanan her insan gibi deprem bölgesine giderek insanlar için bir şeyler yapmak istiyordum. Deprem bölgesine dayanışma için gitmek istediğimi söylediğimde şirket yöneticileri önce izin vermedi. Israr etmem sonrasında ise bana ücretsiz izin kullanarak gidebileceğimi söylediler. Yani ücretimi kesmek şartıyla izin alabileceğimi belirttiler. Bunun için ücretsiz izin kağıdı imzalattılar.

Deprem bölgesinden döndüğümde işyerinde şirket yöneticilerinin ön ayak olduğunu düşündüğüm bir darp olayı ile karşılaştım. Bir işçi bana karşı kışkırtılmış şekilde bir saldırı gerçekleştirdi. Darp raporu ve iş kazası raporu alarak şikayette bulundum. Şirket yöneticileri tüm şikayetlerimi ve raporlarımı yok sayarak planlı bir şekilde beni hızlıca işten çıkarıldılar. Yaklaşık 5 yıldır LC Waikiki depo işçiliği yapıyordum. İşten atılırken zorbalık yaparak hiçbir tazminat hakkımı vermediler. Kod-45 ile fişlenerek işten çıkartıldım ve işsizlik maaşımı dahi şu an alamıyorum. İş yerinde verdiğim mücadelenin acısını çıkartarak tüm tazminat haklarıma el koydular. Hiçbir hakkımı LC Waikiki’ye ve Talha Nakliyat’a yedirmeyeceğim. Haklarımı alana kadar bedeli ne olursa olsun mücadele edeceğim.

Yaşadığım bu haksız ve hukuksuzluğu mağazaları gezerek anlatıyorum. İnsanlar benim haklı mücadeleme destek veriyorlar. LC Wakiki firması evime polis gönderdi, beni göz altına aldırdılar ve hakkımda birçok davalar açtılar. Ama mücadelemden vazgeçmeyeceğim. 2 çocuğum var, onların haklarına el koyarız diyorlarsa yanılıyorlar. Çocuklarımın haklarını LC Waikiki patronlarına bırakmayacağım.

Deprem bölgesine gitmek ve orada insanlara yardım etmeyi suç olarak gösterebileceklerini sanıyorlar. Haklarımız için mücadele etmek yerine bizlerin köle gibi boyun eğdireceklerini sanıyorlar. İşyerinde kaçak ve ucuz işçi çalıştırarak insan emeğini sömürürken, işçileri asgari ücret ile uzun saatler köle gibi çalıştırırken suç işleyen LC Waikiki, isim hakkını kötülediğim için beni insanlara suçlu olarak gösteriyor.

Asıl suçu siz işliyorsunuz. Sizler ülkemizin emekçilerine ve yurtaşlarına karşı ahlak ve vicdan suçu işliyorsunuz.

Ülkemizde emeği ve geleceği gaspedilen onurlu emekçilerden biri olarak yaşadığım bu haksızlığa karşı sesimi duyurmaya devam edeceğim.

LC Waikiki patronlarına buradan bir kez daha sesleniyorum:

Çocuklarımın haklarını sizlere gasp ettirmeyeceğim.”

Serkan Yılmaz’ın okuduğu basın metninin ardından sözü Nakliyat-İş Sendikası Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu aldı. Küçükosmanoğlu, Serkan Yılmaz’ın söylenecek her sözü söylediğini, mücadelesinin haklı olduğunu, bu sebeple de Yılmaz’ın kararlı duruşunu desteklediklerini ifade etti. Küçükosmanoğlu kendilerinin de LC Waikiki patronlarını iyi tanıdıklarını ve mücadelenin kazandıracağını belirtti.

Küçükosmanoğlu’nun konuşmasının ardından söz alan Piya Gıda işçisi Coca Cola dağıtımcısı Ümit Şimşek, yaşadığı süreci anlattı. Şimşek, direnenlerin kazanacağına vurgu yaptı. Deprem bölgelerine gittiği için işten atılan Ümit Şimşek için de, “Ümit Şimşek yalnız değildir” sloganları atıldı.

Serkan Yılmaz’a destek vermek için gelen darp edilerek işten atılan İBB’ye bağlı Ağaç A.Ş. işçisi Bilal Atan da yaşadığı haksız durumu dile getirerek direnişinden söz etti. Atan, Serkan Yılmaz’ın yanında olduğunu vurguladı.

Eylemde bulunan Serkan Yılmaz’ın annesi Satı Yılmaz da oğluna yaşatılan haksızlığın son bulması gerektiğini vurguladı. Satı ana, “Serkan’a yaşatılan haksızlık yüzünden geceleri uyku uyuyamıyorum. Bu çocuk size ne yaptı? Serkan’ın ve torunlarımın haklarını verin” diyerek LC Waikiki patronlarına seslendi. Satı anadan sonra konuşan Serkan Yılmaz’ın kardeşi Erhan Yılmaz da, “Abim ile gurur duymanız gerekirken onu işten attınız, sizlere yuh olsun” dedi.

Son sözü alan Serkan Yılmaz, direnişin ve dayanışmanın kazandıracağına vurgu yaptı. Eylemde Serkan Yılmaz’a destek olmak amacıyla, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Direne direne kazanacağız”, “Serkan Yılmaz yalnız değildir”, “Zafer direnen emekçinin olacak” gibi sloganlar atıldı.

Eyleme TİP, Nakliyat İş, Sol Parti, Mücadele Birliği Platformu, İşçilerin Kendi Partisi, İşçi Emekçi Birliği ve Kaldıraç da destek verdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.