Turan Çil, Beşiktaş Belediyesi önünde işe geri alınma talebi ile 221 gün boyunca kar, kış demeden direnmiş, direnişinin son 19 gününde ise açlık grevine başlamıştı.
Direniş sürecinde ODAK Dergisi ve Emekçiler Dayanışması öncülüğünde Turan Çil ile Dayanışma Komitesi kuruldu. Komite, kuruluşunun ardından kısa süre içerisinde belediye önündeki direnişi sanatçı, aydın ve demokrat kesime yayarak görünürlüğünü arttırdı. 221 günlük mücadele, bu sürecin ardından yapılan görüşmeler ile kazanımla sonuçlandı.
Kazanımla sonuçlanan bu mücadele, dün Okmeydanı’nda düzenlenen etkinlikle kutlandı. 1 Ağustos Cumartesi günü saat 17.00’da Mahmut Şevketpaşa Spor Kompleksi’nin kafeteryasında bir araya geldik.
Hep birlikte yemeklerin yapıldığı kutlamaya, İBB Ağaç A.Ş.’den direnen işçiler de katıldı. Önce yemekler yendi, ardından açık kürsü halinde konuşmalar gerçekleştirildi. EMO önünde direnen Nursemin Yıldız ise farklı bir etkinlikte olduğu için katılamadı. Kutlamaya ayrıca Kızıl Parti’den arkadaşlarımız da dahil oldu. Konuşmalarında dayanışma mesajlarını ileten, bu mücadelenin işçi sınıfı mücadelesi hanesine bir kazanım olarak kaydolduğunu belirten arkadaşlarımıza biz de teşekkür ederiz.
İBB Ağaç A.Ş.’deki işlerinden atılan ve 90 günden fazla süredir direnişlerini sürdüren işçiler adına söz alan Kezban Karlık, İBB önündeki direnişin de aynı Beşiktaş’ta olduğu gibi dayanışma ile kazanılacağını ifade etti.

Konuşmalar sırasında İBB önünde 80 günden fazla süredir direnerek mücadelesini kazanan Tülay Çal ve Turan Çil’in direnişinde onun dayanak noktası haline gelen eşi Yeşim Çil de konuşmalar gerçekleştirdi. Çal ve Çil, mücadelede karamsarlıklar yaşansa da ısrarlı tüm çabaların kazanıma yol açtığının altını çizdi. Ayrıca konuşan emekçiler, Emekçiler Dayanışması’na ve Genç Direnişçi’ye de destekleri için teşekkür etti.
Emekçiler Dayanışması adına konuşan İnan Kaloğulları ve ODAK Dergisi adına konuşan Doğan Baran ise ülkemizde işçilerin mevcut durumuna değinirken “işçi sınıfının birliği” sloganında olduğu gibi “sosyalist hareketin de birliğinin” bu direnişleri kazanmamıza öncülük edeceğini, sosyalist hareketin birliğine ihtiyacımızın olduğunu ifade ettiler.
Etkinliğe yurt dışından Türkiye’ye tatile gelen arkadaşlarımız da katıldı. Almanya’da bulunan Odak Kültür Merkezi’nden Sevim Ateş, farklı bir ülkede olsalar da bu süreci yakından takip ettiklerini, işçiler-emekçiler ile dayanışma içinde olmak için ellerinden gelen ne varsa yapmaya hazır olduklarını ifade etti. Kısa izin zamanlarını kullanarak ülkemize gelen ve bu zamanlarında dahi mücadeleye zaman ayıran arkadaşlarımızın yaklaşımını oldukça değerli buluyoruz. Ne yazık ki insanlarımızın büyük kesiminde akla “tatil” denilince “bireysellik” dolu anlar gelmektedir.


Direnen işçi Turan Çil de yaptığı konuşmada kendisine destek olan Emekçiler Dayanışması ve Genç Direnişçi başta olmak üzere tüm kurum ve kişilere teşekkür ederken, yaşadığı süreci özetledi. Bu direnişte çok farklı duygulara sahip olduğunu, çok sorunlar yaşadığını ancak kazanımın kendisini büyük bir mutluluğa sevk ettiğini ifade eden Çil, bu kazanımın mücadele ile olduğunun altını çizdi ve yanında olan arkadaşlarına teşekkür ederek “Yaşasın Zaferimiz” dedi.
Son olarak Genç Direnişçi adına konuşan Arda Akarsu ise son süreçte alanında özne öncü işçiler ve öğrencilere ihtiyaç olduğuna, ülkemizin çok farklı yerindeki direnişleri birlik ve beraberlik ile kazanacağımıza değindi.
Açık kürsünün ardından kutlama türküler ve halaylarla devam etti.
Ne mutlu ki ülkemizde direnişçi insanlar var!


























