Gazeteci Hüseyin Doğru’ya AB’den “Rus Propagandası” Yaptırımı

0
181

Avrupa Birliği’nin, “Rus propagandası yayma” suçlamasıyla bazı gazetecilere uyguladığı yaptırımlar, hem hukuki hem de siyasi açıdan ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu önlemlerin, hedef alınan kişiler için neredeyse yaşamı sürdürülemez hale getirdiği ifade ediliyor.

Alman vatandaşı ve Kürt kökenli gazeteci Hüseyin Doğru, hakkında herhangi bir suçlama ya da mahkeme kararı bulunmamasına rağmen ağır yaptırımlarla karşı karşıya kaldı. 20 Mayıs 2025’te AB yaptırım listesine alınan Doğru’nun kimliğine el konuldu, banka hesapları donduruldu. Öyle ki, kendisine hediye verilmesi ya da yemek ısmarlanması dahi hukuki risk doğuran bir durum haline geldi. Bu süreçte Doğru’nun gazetecilik faaliyetlerini sürdürmesi de fiilen imkânsızlaştı, kendisine yapılacak her türlü ödeme yasak kapsamına alındı. Avrupa siyasetinde daha önce benzer uygulamaların yalnızca otoriter rejimlerde görülebileceği yönündeki yaygın kanaat ise bu gelişmelerle birlikte yeniden tartışmaya açıldı.

Gazze haberleri gerekçe gösterildi

Gazze’deki soykırıma ilişkin “yanıltıcı” ya da “istikrarsızlaştırıcı” nitelikte olduğu öne sürülen haberlerin, Hüseyin Doğru’ya yönelik ekonomik yaptırım kararında belirleyici olduğu bildirildi. Yetkili kurumlar, Doğru’nun içeriklerinde sık sık Filistinlilerin direnişine olumlu bir dil kullanmasını da bu kararın gerekçeleri arasında gösterdi.

Uygulanan yaptırımlar nedeniyle Doğru yaklaşık bir yıldır banka hesaplarına erişemiyor ve yasal olarak gelir elde edemiyor. Gazeteci, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için aylık 506 Euro ile sınırlı erişim talebiyle hukuki yollara başvurdu. Ancak mahkeme geçtiğimiz hafta davayı reddederek mevcut kısıtlamaları onayladı. Mahkeme kararında, bankaların Doğru’ya hesap erişimi sağlama yükümlülüğü bulunmadığı ve yaptırımların hukuka uygun olduğu ifade edildi. Uygulanan yaptırımların yalnızca kendisini değil, ailesini de doğrudan etkilediği belirtiliyor. Alman basınında yer alan haberlere göre yaptırımların uygulanmasından sorumlu Merkezi Kurum, şimdi de eşinin banka hesaplarını “güvence altına” aldığını açıkladı.

AB yaptırımlarının geçmişi yeni değil. İlk olarak 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından küresel “terörle mücadele” kapsamında geliştirilen bu mekanizma, zamanla genişletildi. 2014’te Kırım’ın ilhakı sonrası Rusya’ya yönelik yaptırımlar artırıldı, ardından farklı ülkelerden siyasetçiler ve kamuoyunda etkili isimler de bu listeye eklendi.

Siyasi cephede ise dikkat çeken bir sessizlik söz konusu. Almanya’da Sol Parti’nin bu konuda net bir tutum ortaya koymaması eleştirilirken, bazı parti temsilcileri yaptırımları “demokrasinin kendini koruma araçları” olarak değerlendirdi.

Kaynak: nd aktuell

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.