İzmir’de DEV TEKSTİL sendikası öncülüğünde direnen ve haklarını arayan Barta Tekstil işçileri ile röportaj

0
87

ODAK: Bize biraz yaşadığınız süreci ve yürüttüğünüz mücadeleyi anlatabilir misiniz? Hangi sebeplerle işten çıkarılmıştınız, bu mücadeleyi nasıl örgütlediniz? Bu süreçte karşılaştığınız zorluklar ve sizi motive eden şeyler neler oldu?

Gülsüm-Barta Tekstil’de 2025 yılına kadar ücretlerimiz düzenli olarak ödeniyordu. Baskı, mobbing ve kötü çalışma koşulları mevcuttu ama en azından maaşlar yatıyor diye katlanıyorduk. Malum, ülkede işsizlik sorunu var. 2025 başından itibaren ücret ödemelerinde aksamalar olmaya başladı. Ufak tefek tepkiler verdik ama bunlar bir örgütlülüğe dönüşmedi.

2026 başında ödemeler iyice aksayınca birçok arkadaşımız işten ayrıldı. Patronun işlerinin bozulduğu, iflas ettiği söylemleri ayyuka çıkmıştı. Bu dönemde patron, kimi işçiler ile anlaşmalı bir şekilde tazminatları 10–12 taksite bölerek anlaşmalı çıkışlara başladı. Tazminatların yatacağını düşünen birçok arkadaşımız bunu kabul etti. Ödemelerin Nisan ayında başlayacağı söylenmişti, ancak hiçbir ödeme yapılmadı. Bu sırada içeride 2–4 maaşlık alacaklarımız da ödenmedi. Sonrasında anlaşıldı ki biz işçilerin bilinçsizliğinden de kaynaklı olarak bir dizi usulsüz işlem yapılmış. SGK’dan çıkış kâğıdı alanlara dahi devamsızlıktan çıkış yapılmış.

Bu arada patronlar, minareyi daha çalmadan kılıfını hazırlamışlar. Kısa süre içinde fabrikadaki makineler ve mallar taşındı. Ne yazık ki alacaklarının verileceği vaadiyle bazı arkadaşlarımız son ana kadar çalıştı.

Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası’nı, bölgede çalışmalarından, özellikle kadın işçilere yönelik faaliyetleri üzerinden tanıyorduk. Bir grup arkadaşımız hukuksal yardım için onlara başvurdu. Ancak o aşamada fabrika çoktan boşaltılmış ve işler taşınmıştı. Patronların üzerindeki bütün mal varlıklarını başkaları üzerine geçirdiği biliniyordu.

Bu durumda, hakkımızı talep etmek ve konuyu kamuoyuna taşımak amacıyla eylemler yapma kararı alındı. Ancak ortada önünde direnilebilecek bir fabrika ya da işyeri kalmadığı gibi bir çok arkadaşımız geçim derdiyle çoktan başka işlere başlamıştı.

Buna rağmen geride kalan 1.5 ay içinde kapatılan eski fabrika önünde, işverenlerin işleri yürütmek için tuttuğu Begos’taki büro önünde -ki bu eylemden sonra burayı daha işe başlamadan boşaltmak zorunda kaldılar- Bartaya fason olarak çalıştığını bildiğimiz bildiğimiz Mat Tekstil’in önünde, Çalışma Bakanlığı izmir bürosunun önünde, Alsancak’ta ve en son olarak da patron Tamer Akdoğan’ın Urla’daki villasının önünde eylemler gerçekleştirdik. Bu aşamadan sonra da mücadelemiz sürecek.

ODAK: İşten çıkarılmadan önce fabrikadaki çalışma koşullarınız nasıldı? Bu koşullara karşı sendikalaşmanın size nasıl yarar sağlayacağını düşündünüz?

Yukarda söylediğim gibi Barta uluslararası markalara üretim yapan bir yer olsa da çalışma koşulları kötü idi. Sayı baskısı, mobbing, kötü ve aşağılayıcı davranışlar eksik olmuyordu. Biz ne yazık ki sendikayla iş işten geçtikten fabrika kapandıktan sonra iletişime geçtik. Sağ olsun arkadaşlar bunun böyle olduğunu bile bile belki bizden de çok çaba gösterip bir dizi işçiyi bir araya getirmeyi başardı. Zamanla mücadele etmek isteyen işçilerle sendika arasında güçlü bir güven ilişkisi oluştu. Biz açıklamalarımızda bir özeleştiri olarak söylüyoruz, keşke önceden birliğimizi sağlayıp sendikayla işler bu noktaya gelmeden önce taşısaydık, o zaman bize reva görülen bu oyunu bozmak daha kolay olurdu.

ODAK: Türkiye’de birçok grev ve direnişin olduğunu biliyoruz. Sizce bu örneklerin kazanımla sonuçlanması için hep birlikte neler yapabiliriz?

Biz işçilerin daha fazla bir araya gelmesi, mücadele etmesi, mücadeleye başlayınca da bunu kararlıkla sürdürmesi lazım. Biz yaşadıklarımızın sadece bize özgü olmadığını biliyoruz. Bu açıdan sadece bir patron için çok mütevazi rakamlar olan tazminat ihbar ve ücret haklarımız için mücadele etmiyoruz. Bunları alamazsak da bu işlerin bu kadar kolay olmayacağını göstermek istiyoruz. Bu patronlar keyfi, şımarık şekilde yasa ve hukuk tanımayarak işçiyi insan yerine koymuyorlar. Biz bu işlerin bu kadar kolay olmayacağı da göstermek istiyoruz. İlginiz için teşekkür ediyor tüm emek kamuoyundan mücadelemizin yanında yer almasını istiyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.