Müslüm Yalçın
Deniz Gezmiş ve arkadaşları mücadelelerini daha radikal bir yolda sürdürürken yakalanmışlardır. Hükümet onları idam etmek istemektedir.
Sinan Cemgil ve arkadaşlarının planları bu sırada devreye girmiştir. Sinan Cemgil ve arkadaşları uzun süreli zor bir mücadelenin hazırlıkları içindeyken Denizlerin yakalanması ve idam edilecek olmaları onların planlarını değiştirmiş; derhal Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı kaçırmanın planlarını yapmaya başlamışlardır.
Nurhak Dağı’nın eteklerinde Malatya Kürecik ABD Radar Üssü’nü basmaya karar vermişler, orada kaçıracakları askerler karşılığında Deniz’i, Yusuf Aslan’ı, Hüseyin İnan’ı isteyeceklerdir.
Bu planı hayata geçirmek için günlerce yol yürümüşler, köylülere, çevreye görünmemek için aç susuz zor bir yolculuk yapmışlardır. Üstelik o sıralarda da o dağlarda aranmaktadırlar.
Adıyaman ili Gölbaşı ilçesine bağlı İnekli köyü çevresinden çıkış yolu ararlarken bir çoban onları görmüştür. Çobanın alıkonulması da konuşulmuş ancak çok iyi niyetli olmaları yeteri kadar ihtiyatlı davranmalarını engellemiştir. Bırakılan çoban köye gider ve gördüklerini muhtara anlatır, muhtar jandarmaya bildirir ve zaten teyakkuzda olan askerler onları kısa sürede kuşatır. THKO önderlerinden Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan, çevreleri açık bir tepede, hiç de çatışmaya uygun olmayan bir alanda kurşunlanarak öldürülür. Mustafa Yalçıner’in yaralandığı çatışmada Hacı Tonak da sağ olarak yakalanır.
Bu ölümüne militan devrimci yoldaşlık anlayışı, halklara bağımsızlık ve özgürlük yolunda çok bariz bir örnektir. Sinanların 31 Mayıs 1971’de öldürülmeleri devrimcilere korku salmamıştır, akabinde 26 Mart 1972 yılında Mahir Çayan ve yoldaşları, THKO’lu yoldaşlarıyla birlikte aynı yoldaşlık bilinci ve fedakârlığı ile Denizleri kurtarmak için Ünye Radar Üssü’nde çalışan teknisyenleri kaçırmışlardır. Ne yazık ki (Denizleri kurtarmak) amaçlarına ulaşamadan, tarihi bir direnişle katledilmişlerdir.
Nurhak şehitleri; Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alparslan Özdoğan ölümsüzdür!
Yaktıkları ateş hâlâ yanmaya devam ediyor!
Yaşasın Sosyalizm!

























