Gerhard ve Renate Baum Vakfı, 2026 yılı Gerhart Baum İnsan Hakları Ödülü’nü avukat Eren Keskin’e verdi. Yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle ödülü canlı bağlantı yoluyla kabul eden Keskin konuşmasında, “Her şeyi göze almayı ve mücadeleyi sürdürmeyi seviyorum. Hiç pes etmeyi düşünmedim” dedi. Keskin’e ödül veren vakfın kurucusu Hür Demokrat Parti (FDP) üyesi Baum, 1972-78 yılları arasında Parlamento Sekreteri olarak görev yaptı. 1978-82 yılları arasında ise İçişleri Bakanı idi. “Anti-komünist” kimliği ile bilinen Baum’un Parlamento Sekreteri ve İçişleri Bakanı olduğu dönemde birçok RAF militanı cezaevlerinde katledildi ve işkence gördü. Vakfın daha önceki “insan hakları ödülleri”nin İsrail yanlısı kişilere verildiği biliniyor.
Gerhart Baum İnsan Hakları Ödülü’ne, bu yıl Türkiye’den Eren Keskin “layık” görüldü. Eren Keskin, yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle törene internet üzerinden bağlantı gerçekleştirebildi. Keskin adına ödülü ise Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Meclis Başkanvekili Berivan Aymaz aldı. Keskin etkinliğe canlı bağlantıyla katıldı. Berivan Aymaz da İsrail yanlısı ve Filistin direnişi karşıtı görüşleri ile biliniyor. 7 Ekim 2024’te İsrailli yetliler ile bir araya gelen Aymaz, Instagram paylaşımında bu bir araya gelişi İsrail bayrağı fotoğrafı ile “ölümsüzleştir” ve duygularını şu ifadeler ile aktarmıştı: “İsrail’de Hamas tarafından yapılan terörist saldırıların bir yıl sonra…. 7 Ekim’in kurbanlarını hatırlıyoruz, ülkemde ve İsrail halkında Yahudiler ve Yahudi halkıyla birlikte yas tutuyoruz.”

Etkinlikte konuşan Eren Keskin, kendisine sık sık, “Bu kadar baskı var. Nasıl dayanıyorsunuz, niye vazgeçmediniz?” diye sorulduğunu ifade etti ve buna karşılık, “Çünkü kaybettiklerimiz var. Kaybettiklerimiz için biz mücadeleye devam ettik. Bugün de aynı biçimde mücadelemize devam ediyoruz” diye düşündüğünü aktardı.
İnsan hakları mücadelesine derinden bağlılığını aktaran Keskin, “İşimi çok seviyorum. Her şeyi göze almayı ve mücadeleyi sürdürmeyi seviyorum. Hiç pes etmeyi düşünmedim. Gücümün yettiği, yürüyebildiğim, konuşabildiğim sürece, ölünceye kadar bu mücadeleyi sürdüreceğime inanıyorum” dedi.
Ödüle İsrail yanlıları davetli
Ödül törenine İsrail yanlıları davetliydi. Berivan Aymaz’ın yanında davet edilen konuklar arasındaki bir diğer isim de Almanya Kürt Toplumu Genel Sekreteri Cahit Başar idi. Başar ise konuşmasında şunları söyledi: “Bu yılki İnsan Hakları Ödülü’nün Eren Keskin’e verilmiş olmasından dolayı Gerhart ve Renate Baum Vakfı’na teşekkür ediyorum. Vakıf, bu kararla uluslararası siyasette stratejik çıkarlara kurban edilen kişilere yönelik dayanışmayı ve onların görünürlüğünü artıran önemli bir mesaj vermiştir.”
Almanya Kürt Toplumu Genel Sekreteri Cahit Başar da İsrail yanlısı politikalara verdiği destekler ile biliniyor. Başar bir süre önce Almanya’da ilk Kürt Yahudi Kongresi’ni düzenleyen isimler arasında yer aldı. Kongre, 2025 7 Eylül’de Berlin’de gerçekleşmişti.




Ödül daha önce kimlere verilmişti?
Gerhard ve Renate Baum Vakfı’nın açıklamalarına göre ödüller 2016 yılından beri veriliyor. Ödül ilk kez 2016’da göçmen kadınlarla ilgili çalışma yapan Women in Exile grubuna verilirken ikinci ödül ise 2019’da Ahmad Mansour’a veriliyor. Sonraki ödüller ise 2021’de Maria Kalesnikava’ya, 2022’de Katja Petrowskaja’ya, 2024’te ise HAMI – Women Empowerment Organization’a veriliyor.
2019’da ödülü alan psikolog ve yazar Ahmad Mansour kamuoyunda “antimsemitizm” karşıtı çalışmaları ile biliniyor. 7 Ekim 2023’te taz’a “Batı’daki İsrail nefreti” üzerine yazı yazan Mansour, “Sol çevrelerdeki yoğun İsrail karşıtlığı, 7 Ekim’den çok önce de örtük biçimde zaten mevcuttu” demiş ve “Buna rağmen, birkaç yıl öncesine kadar burjuva çevrelerde kamuya açık şekilde Yahudi karşıtı söylemler dile getirmek düşünülemezdi. Bunu en fazla neo-Naziler, radikal Filistinliler ya da İslamcılar yapardı. Bugün ise en iyi üniversitelerde binlerce öğrenci Yahudi devletinin ortadan kaldırılması çağrısında bulunuyor ve Hamas gibi otoriter biçimde yönetilen bir terör örgütüne sempati gösteriyor” demişti.
Keskin’e ödül veren vakıf: RAF militanlarının katillerinden Gerhart Baum
Alman Hür Demokrat Parti üyesi politikacı Gerhart Baum komünizm karşıtı görüşleri ile biliniyordu. 1972-78 yılları arasında Parlamento Sekreteri görevi yaparken RAF militanlarından Holger Meins açlık grevinde ölürken; Ulrike Meinhof hücresinde asılı bulundu, Andreas Baader hücresinde silahla vurulmuş bulundu, Gudrun Ensslin hücresinde asılı bulundu, Jan-Carl Raspe hücresinde silahla yaralanmış bulundu ve sonrasında öldü. Ingrid Schubert ise Baum’un sekreterlik görevini bırakmasından yalnızca birkaç hafta sonra, yine hücresinde ölü bulunmuştu.
Baum’un 15 Eylül 1978 – 1 Ekim 1982 tarihleri arasındaki İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı sürede ise birçok RAF militanının cezaevinde işkencelere maruz kaldığı biliniyor. Ayrıca bu zaman zarfında Willy Peter Stoll, Michael Knoll, Elisabeth von Dyck, Wolfgang Beer ve Juliane Plambeck gibi RAF militanları ise çeşitli biçimler ile katledildiler.
Baum, Parlamento Sekreteri ve İçişleri Bakanı olduğu dönemde RAF ile verilen mücadele konusunda verdiği demeçlerde “sınırların belli ölçülerde aşıldığını” belirtmişti. O süre ile ilgili bir demecinde, “Evet, sınırı aşmıştık. Ama bunu daha sonra düzelttik” ifadelerini kullandı.
Son dönemlerde Alman devrimci gençliği başta olmak üzere dünya devrimcilerine umut veren eski RAF militanı Daniela Klette’nin yakalanmasının ardından konuyla ilgili yeniden demeç veren eski İçişleri Bakanı Baum, kendisine sorulan, “RAF terörüne karşı mücadelede bizzat yer aldınız. Şimdi, kaçak durumdaki son üyelerden birinin yakalanmış olması karşısında ne hissediyorsunuz?” ifadelerine ise şu karşılığı verdi:
“RAF’ın ikinci nesline karşı yürütülen ve benim parlamenter müsteşar ve içişleri bakanı olarak görev yaptığım dönemde uğraştığım belirleyici darbeden ve RAF’ın dağılmasından sonra, bu durum bana RAF tarihindeki son, henüz açıklığa kavuşmamış bir bölümün sayfalarını çeviriyormuşum gibi geliyor. Bu da beni etkiliyor. Şunu düşünmelisiniz: Terörle mücadele ve arama çalışmaları on yıl boyunca günlük hayatımı belirledi. İçişleri Bakanlığı’nda her sabah gün, arama çalışmalarının son durumuyla ilgili bir toplantıyla başlardı. RAF o dönemde, yani 70’lerin ortası ve sonlarında, inanılmaz bir kamuoyu ilgisi çekiyordu. Halk, Federal Almanya tarihindeki hiçbir dönemde olmadığı kadar sarsılmıştı. Gerçeklikle hiçbir ilgisi olmayan bir panik havası oluşmuştu: Almanya’daki demokrasi RAF tarafından hiçbir zaman varoluşsal olarak tehdit edilmedi.”
Aynı demecinde Baum, parlamentoda görevli iken partisinin RAF ile mücadele konusunda muhalefet partileri tarafından sıkıştırıldığını ve baskı altına alındığını ifade ederek, “Bu baskı altında – bunu kabul etmeliyim – terörle mücadelede bazı sınırları da aştık. Hukuk devleti her durumda tam olarak gözetilmedi. Daha sonra İçişleri Bakanı olarak, belirli arama ve izleme yöntemlerinin kaldırılmasıyla, karşı bir denge kurmaya ve mümkün olanı onarmaya çalıştım” demişti.
Ödüle “layık” görülen Eren Keskin ne demişti?
28 Mayıs’ta FrankfurterRundschau’ya konuşan Eren Keskin şunları demişti:
“Gerhart Baum İnsan Hakları Ödülü’nü almak benim için büyük bir onur – Gerhart Baum önemli bir liberal şahsiyetti. İnsan hakları için, Türkiye de dahil olmak üzere, güçlü bir şekilde mücadele etmiştir; etkileyici yaşam öyküsünün gücüyle demokrasinin inşasına katkı sağlamış ve onu muhaliflerine karşı savunmuş bir insandır. Onu şahsen tanıma fırsatım da oldu – demokrasi ve insan hakları konularında birbirimize çok yakındık.
Benim çalışmam açısından, Avrupa Birliği ülkelerinde kamusal alanda görünür olmam önemlidir – kamuoyu görünürlüğü, Türkiye’de yaşayan ve eleştirel görüşler dile getiren insanlar için önemli bir korumadır.”



























