Gezi Davası tutukluları için yapılan 600’üncü adalet nöbetine Can Atalay’dan mesaj: “Biz, bambaşka bir dünyanın mümkün olduğunu bilen, buna ulaşmak için olduğu her yerde çabalayanlarız”

0
136

Gezi Davası tutukluları için başlatılan “Adalet Nöbeti”nin 600’üncüsü bugün TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde tutuldu. ANKA Haber Ajansı’nın haberine göre, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde tutulan nöbette ortak açıklamayı TMMOB İstanbul İKK Sekreteri Seyfettin Avcı okudu.

Kararın hukuka uygun olmadığını belirten Avcı, “Ülkemizin her bölgesinden yurttaşlarımızın itirazlarını, taleplerini haykırdığı; ülke tarihinin en görkemli halk hareketlerinden biri olan Gezi direnişine suç isnat etmek, onurlu direnişimizi lekelemek amacıyla iktidarın güdümündeki yargı mensupları tarafından verilen hukuksuz tutuklama kararının üzerinden 600 gün geçti” dedi.

“İktidarın isteği doğrultusunda kurgulanan bu hukuk dışı davanın sonucunda, geçtiğimiz eylül ayında TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Mücella Yapıcı ve Hakan Atalay serbest bırakıldı” diyen Avcı, “Ancak, eski Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odası’nın Hukuk Müşaviri Can Atalay’ın da aralarında bulunduğu arkadaşlarımızın, en ağır cezalarla tutuklulukları sürüyor” ifadelerini kullandı.

Verilen hapis cezalarının tüm topluma yönelik olduğunu belirten Seyfettin Avcı, “Biliyoruz ki bu karar, sadece arkadaşlarımıza yönelik değildir. Bu karar, 2013 Mayıs-Haziran aylarında ülkesinin bugününe ve yarınlarına sahip çıkan milyonlara yöneliktir; milyonlarca insanın demokratik hak kullanımlarını cezalandırmaya, barışçıl ve demokratik istemleri bastırmaya ve kamu idarelerine yakışmayacak bir şekilde öç almaya, cezalandırmaya yöneliktir” dedi.

‘O ŞANLI DİRENİŞTEN İLK GÜNKÜ GİBİ GURUR DUYUYORUZ’

Gezi Parkı eylemlerindeki talepleri savunmaya devam ettiklerini vurgulayan Avcı, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu hukuksuzluğun 600. gününde inatla, korkmadan bir kere daha söylüyoruz; şehir şehir dalga dalga yayılan, yasaklara, hukuksuz cezalara, baskıya, ranta, talana, yalana, tüm ayrıştırma politikalarına karşı yan yana durduğumuz, sesimizi çığa dönüştürdüğümüz o şanlı direnişten hâlâ ilk günkü gibi gurur duyuyoruz. Gezi bizim demokrasi çığlığımızdır. Gezi ülkeyi karanlığa boğan rantçı, piyasacı, kadın düşmanı siyasetin karşısında; eşitlikçi, paylaşımcı, doğayı ve emeği koruyan ve kadınların önde saf tuttuğu başka bir dünya mümkün diyenlerin sesidir. Gezi, genç yaşlı, işçi, emekçi, işsiz, öğrenci demeden; Cumhuriyet’in 100 yıldır biriktirdiği tüm ilerici değerleri benimseyen; eşit, laik, bağımsız, adil bir ülke talebidir. Gezi emeğimiz, alın terimiz, gururumuz, kardeşlik ve dayanışma demektir.”

Seyfettin Avcı, TMMOB olarak arkadaşlarımızın yanında olmaya ve kamu yararını savunma mücadelesine devam edeceklerini belirtti: “Bu siyasi zorbalıktan derhal vazgeçin ve arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın. Biz buradayız. Gezi burada. Mutlaka kazanacağız.”

TAYFUN KAHRAMAN: ÖZGÜR GÜNLERDE YİNE BİRLİKTE OLACAĞIZ

Basın açıklamasından sonra Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Mücella Yapıcı’nın mesajları okundu. Tayfun Kahraman “Sevgili Dostlar” diye başladığı mesajında şunları dile getirdi:

“25 Nisan 2022’den beri hayatım tamamen değişti. Daha doğrusu hayatıma süresi belirsiz bir ara verdim. Bugün 600 gün oldu. Ailemden, işimden, sevdiklerimden uzaktayım. Silivri’de her bir gecesinde kafamdaki sorulara cevap bulamadığım 600 gün geçirdim. Ancak, hukuk yolları tükenmedi ve ben hâlâ bu akıl ve vicdan dışı isnatların gerçek hukukçular tarafından tarihin çöp sepetine atılacağını, özgürlüklerimize kavuşacağımızı umut ediyorum. Kendim için, herkes için, ülkem için adalet istiyorum.

Tüm bu karamsar tabloya rağmen demokratik, adil ve özgür bir ülkede, güvenli ve sağlıklı kentlerde eşit yurttaşlar olarak yaşam hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz. Sevgili dostlar, geçen 600 günde demokrasi ve adalet talebine verdiğiniz destek ve yaşanan hukuksuzluğa karşı gösterdiğiniz dayanışma için teşekkür ederim. Umarım çok yakında bu hukuksuz tutukluluk sona erecek ve özgür günlerde yine birlikte olacağız. O günün bir an önce gelmesi ümidi ile hepinizi hasretle selamlıyorum. Dostluk ve sevgilerimle.”

MÜCELLA YAPICI: GEZİ UMUDUMUZ VE VEBALİMİZDİR

Anayasa Mahkemesi kararıyla serbest kalan ancak sağlık sorunları nedeniyle açıklamaya katılamayan Mücella Yapıcı, mesajında şunları ifade etti:

“Haksız, hukuksuz tutsaklığımızın başından bu yana göstermiş olduğunuz dayanışma, destek ve mücadeleniz için çok teşekkür ederim. Sevgili Osman Kavala 6 yıldır, canlarım Çiğdem Mater Utku, Mine Özerden, Can Atalay ve Tayfun Kahraman hiçbir delil, gerekçe gösterilmeden, hukuk ayaklara altına alınarak dostlarından, işlerinden, sokaklarından, evlerinden ayrı bırakıldı. Biliyorum ki, bugün burada hem onlar için, hem de yurttaşları olarak hak ettiğimiz adalet, hukuk ve kimsenin keyfi olarak hayatlarından koparılmadığı bir gelecek için birliktesiniz. İnanıyorum ki bu karanlık günlerden geriye bize kalacak olan bu mücadele ve dayanışma duygusu olacaktır.

Dayanışma demişken, dayanışmanın insanı nasıl hayatta tuttuğunu en güzel örneğini, sevgili Çiğdem ve Mine ile geçirdiğim 18 ayda gördüm. Haklı ve suçsuz olmanın verdiği güç ile birbirimize sarıldık. Buradan sizlerin aracılığıyla onları da çok özlediğimi ve hep aklımda olduklarını iletmek isterim. Biliyorum ki mücadelemiz iktidar hukukunun tüm tutsakların özgür olana ve memleketimizde hukuk tesis edilene kadar devam edecek. Umudum, dayanışmamızın ve inadımızın sadece arkadaşlarımız için değil ancak herkes için eşit, adil ve özgür bir geleceğe bir ışık yakması. Bu ışığı biz Gezi’de gördük. Gezi umudumuz ve vebalimizdir.”

CAN ATALAY: DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ VE ASLA AZ DEĞİLİZ

Cezaevindeyken Türkiye İşçi Partisi’nden Hatay Milletvekili seçilen ve Anayasa Mahkemesi kararına karşın serbest bırakılmayan avukat Can Atalay da mesajında şunları kaydetti:

“Biz içeri düştüğümüzden beri güneşin etrafında 1 tam 2/3 defa döndü dünya. Geçen zamanda neler oldu? Bizler sizlerin, sizler bizlerin haberlerini takip ettik. Selamlarınız, kitaplarınız, kartlarınız, mektuplarınız aşıp geldi yolları. Adalette inat edenler boş bırakmadı nöbet mahallini. Bugünden yarına kalacak izlerimiz var, sözlerimiz olduğu gibi. Biz, beceremediği için değil tercih etmediğinden kötülük yapmayanlarız. Biz, büyük insanlığın ferdi olmanın sevincini paylaşanlarız. Biz, bambaşka bir dünyanın mümkün olduğunu bilen, buna ulaşmak için olduğu her yerde çabalayanlarız.

Dayanışmadan gelen insan sıcağının verdiği kuvvetle, değerlerimize sahip çıkarak yaşıyoruz, yaşayacağız. Sevgili Gülçin Çaylıgil’in de söylediği gibi birbirinden neşe alan insanlarız. Dünyanın her yerindeyiz ve asla az değiliz. Çürümüş rejimler çökmekteyken yenisinin doğuşunu birlikte kurmaya çabalıyoruz. Çabamız Gazze’de ve dünyanın her yerinde savaşların bitmesi için. Dünyamızın havasının, suyunun, toprağının, canlılarının gözü dönmüşlerin hırslı iştahından kurtulması için. Kendine benzemeyene zulmedenlerden her bir kardeşimizi korumak için. Diploma vaadiyle kandırılıp borçlandırılan gençlerimizin gözünde o neşeli ışığı yeniden görebilmek için. Kadınların arkalarında kısalan bir gölge var mı diye bakmadan sokakta yürümesi için. Barınmanın, karnını doyurmanın mesele olmadığı bir hayat için. Ücretin kaloriyle hesaplanmaması için. Sanatın özgür, fikirlerin zengin, bilimin bağımsız olması için. Hâsılı ağız dolusu gülerek dostlarla yaşanan, neşesi daim bir hayatın tadına herkesin varması için. Mutlaka varılacak o güne. Şimdiden neşesini, heyecanını paylaşan tüm nöbetçilere baki ilk selam.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.