Nadiye Karahan: 1 Mayıs; ezilen işçilerin direnişi, emeğin sömürülmesine karşı birlikte yükselen bir sestir

0
41

Nadiye Karahan ile 1 Mayıs üzerine röportaj yaptık. Yapılan röportajı sizinle paylaşıyoruz.

Soru: 1 Mayıs’a giderken geçtiğimiz yıl emekçilerin örgütlenmesinde ve yaşadıkları sorunları eylemlerle, etkinliklerle ifade etme konusunda sence umut verici gelişmeler oldu mu? Bu konuda neler gözlemledin?

Nadiye Karahan: Gerçekçi olmak gerekirse, geçen yıl emekçilerin sesi biraz daha çıktı ama bu henüz güçlü bir örgütlenmeye dönüşmedi. Eylemler ve tepkiler arttı, fakat çoğu parçalı kaldı ve kalıcı kazanım yaratmakta zorlandı.

Yıllardır meydanlara çıkıyoruz, hak arıyoruz ama sistem çoğu zaman ya görmezden geliyor ya da duymamazlıktan geliyor. Bu yüzden bunca yıla rağmen bir arpa boyu yol aldık mı, o da tartışılır.

Yine de önemli bir değişim var. İnsanlar artık yaşadıkları haksızlığı daha fazla sorguluyor ve susmamaya başlıyor. Kısacası kıpırdanma var ama henüz gerçek bir güç haline gelmiş değil.

    Soru: 1 Mayıs senin için neden önemli? 1 Mayıs bir izin günü müdür? İşçiler bu önemli günü nasıl kutlamalılar?

    Nadiye Karahan: 1 Mayıs İşçi Bayramı benim için bir eğlence günü değil. Ezilen işçilerin direnişi, emeğin sömürülmesine karşı birlikte yükselen bir sestir. Bu yüzden bir bayramdır ama aynı zamanda hüzünlüdür. Çünkü emek hâlâ değersiz, geçim hâlâ zor, mücadele hâlâ sürüyor.

    Meydanlara çıkmak eğlenmek için değil, “Biz buradayız” demek içindir.

    Bu mücadelenin simgesi olan Haymarket Olayı sonrası 1 Mayıs, birlik ve dayanışma günü ilan edilmiştir.

    1 Mayıs dayanışmadır, direniştir. Ve bu yüzden hem bayram, hem mücadele günüdür.

      Soru: Geçen yıl 1 Mayıs kutlamaları sence nasıldı? 2025 1 Mayıs’ında Taksim, Kadıköy ve Kartal’da farklı kutlamalar oldu. Bu konuda ne söylemek istersin? Bu yıl 1 Mayıs’ın güzel geçip geçmeyeceği konusunda neler hissediyorsun?

      Nadiye Karahan: Geçen yıl 1 Mayıs’ta Taksim, Kadıköy ve Kartal’daki kutlamalar farklı atmosferlerde geçti. Taksim’de tarihî hafıza ve mücadele vurgusu öne çıktı; Kadıköy ve Kartal ise daha genç, örgütlü emekçilerin bir araya geldiği alanlardı. Ancak yıllardır gördüğümüz gibi, bu kutlamaların önüne hükümetin çeşitli engellemeleri de konuyor. Alan sınırlamaları, polis müdahaleleri, izin sorunları… Yani emekçiler haklarını ve seslerini duyurmak için mücadele ederken, sistem hâlâ onlara alan tanımıyor.

      Bu yıl için umut ve beklentimin karışık olduğunu düşünüyorum. Gönül ister ki 1 Mayıs herkes için özgür ve güvenli bir şekilde kutlansın ama mevcut koşullar, hükümetin engellemeleri ve toplumsal baskılar göz önüne alındığında, kutlamaların yine sınırlı ve zor şartlarda geçmesi olası. Taksim’e çıkmak sadece bir kutlama değil, emekçilerin hafızasına, mücadele tarihine ve umuduna sahip çıkmaktır.

        CEVAP VER

        Please enter your comment!
        Please enter your name here

        Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.