Newroz/Nevruz birbirimizle gurur duyacağımız bir gündür

0
342

Odak Dergisi

21 Mart’ta coğrafyamızda canlılar baharın getirdiği muazzam coşkuyu ve sevinci yaşıyor. Kürt halkı bu sevgi ve coşkuyla zulme karşı direniş gününü kutluyor. Ortadoğu, Orta Asya, Balkan, Kafkasya ve Asya halkları 3 bin yıldır bu tarihte çeşitli etkinliklerle baharı birlikte karşılıyor. 

Emperyalizm tarafından perişan edilmiş halklarımız bu güzel günde barış, özgürlük ve daha iyi bir yaşam ümit ederken Batılı egemenler onlara savaşı, şovenizmi ve faşizmi dayatıyor. 

Filistin’de İsrail soykırım politikasını devam ettiriyor. Batılı emperyalistler Filistin halkının topraklarından sürülmesine ve Siyonistler tarafından ırk ayrımcılığına tabi tutulmasına 100 yıldır yardım ediyorlar. Biden yönetimi ve AB yöneticileri 6 ayı aşkın bir süredir Siyonistlerin soykırımına askeri ve siyasi destek verdi. Ateşkesi bile engellediler. Gazze’deki direnişin ezilmesi ve Siyonistlerin başarılı olması için mümkün olan her türlü desteği sundular. Kendi ülkelerindeki protesto seslerini zorla susturmaya çalıştılar. Baktılar ki İsrail başaramıyor ve dünyada protestolar yükseliyor, İsrail’i kurtarmak için Filistin dostu görünmeye başladılar. ABD ve AB’nin Gazze’ye vaat ettiği yiyecek ve ilaç yardımı sürekli gecikiyorken emperyalistler bu vaatlerle bile aslında Gazze açıklarındaki enerji yataklarına el koymayı amaçlıyorlar. 

Filistin davasının en keskin savunucusu geçinen Erdoğan iktidarı ise Gazze halkı için mitingler düzenletir demeçler verirken alttan alta İsrail ile ticaretini ve ilişkilerini sürdürüyor. Halkı kandırmayı amaçlayan seçim mitinglerinde bu ticaretin sürdürülmesini sorgulayan pankartlar AKP yöneticileri tarafından indiriliyor. 

Bir süredir Batılı emperyalist güçlerle yeni bir yakınlaşma fırsatı bulduğunu düşünen AKP iktidarı, Irak’ta Kürt siyasal hareketine karşı askeri saldırıya hazırlandığını ileri sürüyor. Balkanlar’da, Afrika’da, Ortadoğu’da, Kafkaslar’da vb alt emperyalist denebilecek bir politika güden AKP iktidarı İslamı ve Türklüğü bu politikalar doğrultusunda alabildiğine sömürüyor. Onlardaki Türk sevgisi Türk emekçisini, halkını sömürmeye ve kullanmaya dayanıyor. Müslümanlıkları ise cuma namazına 300 araçla birden dizilerek gösteriş yapacak kadar sahtekarcadır ve din sömürüsüne dayanmaktadır. 

AKP iktidarının yakınlaşma çabasında içinde olduğu Batılı emperyalistler yakın zamanda Yugoslavya’yı ve Ortadoğu’yu mahvetmişlerdi. NATO’yu Rusya sınırlarına genişleterek kalıcı dünya egemenliği kurmaya çalışırken sonunda Ukrayna’da Rusya ile karşı karşıya geldiler. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasını kışkırtarak ona darbe vurmaya çalışırken Ukrayna halkını ve ülkesini imha ettiler. Batılı emperyalistler şimdi Kürtleri, başta Azerbaycan Türkleri olmak üzere İran halklarını, Ermenileri vb. benzer metotlarla tuzağa düşürmeye çalışıyorlar. Ukrayna’daki savaş ise dünyayı nükleer çatışmanın eşiğine getirmiş bulunuyor.

İşte bu koşullarda  Türkiye’de yerel seçimlere gidiyoruz. Bu seçimlerde AKP’nin gerilemesi  kuşkusuz önemlidir. Bundan daha önemlisi ise Türkiye solunun birliğinden yana atılabilecek adımlardır.  Sosyalist hareket etkili bir güç olamadığı sürece çaresiz halk CHP’nin başındaki sağcı güçlere mahkum olacaktır. Bir kısım sol ise çareyi Kürt siyasal hareketinin peşinde gitmekte görmeye devam edecektir. Eğer örgütlü ve örgütsüz sosyalistler kendi içlerinde dayanışmacı temelde kalıcı bir koordinasyon kurabilirse işte o zaman başta emekçiler olmak üzere bütün ezilenler mücadelelerinde gerçek bir desteğe kavuşacaklardır. 

Sosyalist hareketin tarihi, Türkiye solunun birlikte davranmayı başaramadığı sürece, tek tek örgütler temelinde sağlanan bütün başarıların geçici olacağını gösterdi. 1970’li yıllarda Devrimci Yol’un ve 1985 sonrasında Devrimci Sol’un Türkiye devrimci hareketinde grup temelinde elde ettikleri inisiyatif ne yazık ki 1980 ve 1990’lı yıllarda ağır yenilgiler alınmasına engel olamadı. 1960’lı yıllarda tüm sosyalistlerin içinde birleşmiş olduğu TİP de kendi içindeki devrimcilere karşı düşmanca politikalar uygulayarak Türkiye solunda bölünme ve parçalanma sürecinin önünü açmıştı. Gelişmesini Türkiye solu için olanak görmek istediğimiz yeni TİP ne yazık ki deprem dayanışmasında ve yerel seçimlerde geleneksel soldan farklı bir yol tutma çabasına girmedi. Deprem dayanışmasında Türkiye solu koordinasyon kurarak halka birlikte gitmek yerine tek tek örgütler temelinde çalıştığı için 6 Şubat 2023 depreminin ardından oluşan Türkiye tarihinde en büyük dayanışma havasının sönmesine seyirci kalındı. Türkiye solu depremzedelerle dayanışma yolunda büyük emekler verilen Hatay Defne’de bile yerel seçimlerde ortak bir aday üzerinde birleşemedi. Her şeye rağmen Kadıköy’de yaşandığı gibi bazı olumlu çabaların gelişmesi sevindiricidir. Türkiye solunda kalıcı dayanışma kurulması için gayretle ve ısrarla çalışılmalıdır. Gerçek başarıya giden yol buradan geçiyor. 

Biz sosyalistler rengarenk coğrafyamızda halklarımızı birleştiren ve milliyetçiliğin, dinciliğin ve her türlü ayrımcılığın silindiği yerdeyiz. Bulunduğumuz yerden bakıldığında dil, din, ulusal kimlik gibi farklılıklarımız zenginliğimizdir. Yaşadığımız coğrafya ve tarih bize birbirimizin kimliğine, kültürüne, demokratik haklarına saygılı bir şekilde düşmana karşı bir olmamız ve düşmanla birlik olmamamız gerektiğini öğretiyor. Uyanışın ve direnişin gününü sevgiyle, coşkuyla, dayanışma ve mücadele azmiyle kutluyoruz. 

Newroz píroz be!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.