Odak Dergisi
Ortadoğu’da savaş büyüyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları yoğunlaşıyor. Bölgeyi kendi çıkarları için altüst etmeye çalışan emperyalist bir saldırıyla karşı karşıyayız. Bu saldırılarda İran’ın enerji tesisleri ve ekonomik altyapısı hedef alınıyor. Lübnan’da işgal ve iç savaş tehlikesi büyütülüyor. İran’ın kendini savunma temelinde Körfez ülkelerindeki ABD tekellerini ve dolayısıyla petro-dolar sistemini hedef alması ise dünya ekonomisini sarsıyor.
Bir tarafta emperyalist saldırganlık var; diğer tarafta ise İran’da, Lübnan’da, Irak’ta ve tüm bölgede direnen halklar. ABD aynı zamanda bölge ülkelerini de bu savaşın içine çekmeye çalışıyor; Türkiye gibi ülkeleri de bu ateşin içine sürüklemek istiyor. Başta İncirlik ve Malatya’daki üsler olmak üzere, emperyalizmin ülkemizdeki askeri varlığı ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet ediyor. Hükümet, Azerbaycan petrolünün İsrail’e iletilmesine ve bir kısım silah sevkiyatına aracılık ederken; İncirlik ve Malatya Kürecik üslerine yerleştirilen Patriot füze sistemleriyle ülkemizi saldırganların safında savaşa yaklaştırıyor.
Japonya’sından Avrupa’sına ABD güdümündeki bütün emperyalist devletler, Körfez’in hain yönetimleri, İsrail işbirlikçisi bölge devletleri ve milliyetçi hareketler İran’a hep birlikte saldırabilir. Hakan Fidan, saldırgan ABD ve İsrail’i değil direnen İran’ı suçlu ilan etti.
Emperyalist savaşların gerçek bedelini halklar öder. Bu savaşta hiçbir şekilde saldırgan emperyalistlerin yanında yer alamayız. Hükümetin Irak’a, Libya’ya ve Suriye’ye yönelik müdahalelerde emperyalist güçlerle birlikte hareket etmesinin bölgemizde nasıl büyük yıkımlara yol açtığını gördük. Gazze’deki soykırım bu sürecin ürünüdür. Bu savaşı başlatan Siyonist politikalar, “Büyük İsrail” hedefleri doğrultusunda bölgeyi ve dünyayı ateşe atmakta, halkları birbirine karşı kışkırtmaktadır. ABD emperyalizmi ise İran’ın kaynakları üzerinde hakimiyet kurmayı amaçlamaktadır. Bu güçlerin geriletilmesi gerekmektedir.
İran, Lübnan, Filistin ve Yemen halklarının ABD ve İsrail saldırıları karşısındaki direnişi, ezilen halklar açısından önem taşımaktadır. Bu direnişler, anti-emperyalist yurtseverlik ve dayanışmanın potansiyelini göstermektedir. Anti-emperyalist yurtseverlik ve dayanışma, dünya halkları için çok önemli bir direnç kaynağıdır.
İran’daki mevcut rejimin gerici yönleri tartışmasızdır; ancak bu rejim dahi anti-emperyalist yurtseverliği ve dayanışmayı harekete geçirerek emperyalist güçlere karşı direnebilmiştir. Bu süreçte bilimde, ekonomide, askerî alanda ve eğitimde belirli ilerlemeler de sağlanmıştır. Öte yandan Batı’nın bireyci sisteminin yol açtığı toplumsal çözülme de göz ardı edilemez. Bu sistem, halkları küresel sermaye karşısında daha savunmasız hale getirmiştir.
Bireycilik, toplumsal dayanışmayı zayıflatırken; toplumculuk ve ortak mücadele, insanın en güçlü yönlerini ortaya çıkarır.
İran halkının direnişi, Batılı güçler üzerinde baskı oluştururken; uluslararası alanda da yeni gerilimler yaratmaktadır. ABD ve Avrupa arasındaki görüş ayrılıkları derinleşmekte, İsrail’e yönelik eleştiriler farklı iktidar çevrelerinde de artmaktadır. Buna rağmen ABD emperyalistleri ve İsrail Japonya dahil olmak üzere tüm NATO ülkelerini savaşa çekme yolunda baskılarını sürdürmektedir.
Bölgemizde emperyalizme karşı verilen mücadele, aynı zamanda Latin Amerika’da ABD sömürgeciliğine karşı yürütülen direnişlerle de kader birliği etmektedir. Ağır ekonomik yaptırımlar altındaki Küba direnmeye devam etmekte ve dünya genelinde destek bulmaktadır.
ABD ve İsrail politikalarına karşı protestolar yalnızca bölge ülkelerinde değil, bu ülkelerin kendi toplumlarında da yükselmektedir. Barışın sağlanmasında en büyük rolü halkların mücadelesi oynayacaktır.
Türkiye devrimci hareketinin proleter dayanışmacılığı ve proleter yurtseverliği öne çıkararak gelişmesi olanakları artarken ülkemizde NATO’ya ve emperyalist savaşa karşı solda birlik çabaları önem kazanıyor. Bu birlik çabalarında solun bağımsızlığının ve halkımızı birleştirecek olan dayanışmacılığın ve anti-emperyalist yurtseverliğin gözetilmesi çok önemlidir.
























