AKP, CHP’ye yargı yoluyla müdahale edip, verdirdiği “mutlak butlan” kararı ile onu zayıflatmaya çalışırken karar sonrası yönetime gelen Kılıçdaroğlu ekibinin Genel Merkez’de başlattığı işçi kıyımı da Özgür Özel’e yakın çevreler tarafından öne çıkarılarak yaşanan mağduriyet kamuoyunda tartıştırılıyor. Yaşananlar, sosyal medya ve basında haklı şekilde tepkiyle paylaşılıyor ancak öte yandan akla 168 gündür CHP’li Beşiktaş Belediyesi önünde direnen Turan Çil ile 2428 gündür Şişli Belediyesi önünde direnen Kakil Yazar ile Turan Aktaş da geliyor.
Mutlak butlan kararı sonrasında CHP’nin işine son verdiği personel sayısı 27’yi buldu. Genel Merkez’de çalışan 27 işçi, iş akitlerinin feshedilmesi sürecinde kendileri ile herhangi bir görüşme yapılmadığını, SGK üzerinden kendilerine gelen kısa mesajlar ile işten kovulduklarını öğrendiklerini belirtiyor. Geçtiğimiz hafta 24 çalışanın işine son verilir iken dün CHP Genel Sekreterlik Koordinatörü gazeteci Gülümhan Gülten ile foto muhabirler Alperen Kaya ve Serkan Balaban ile bu sayı 27’ye yükseldi.
Halk TV konu ile ilgili haberinde, “Kılıçdaroğlu’ndan CHP emekçisine ‘Kod 48’ darbesi: Tazminatsız, ihbarsız işten çıkardı” başlığını kullandı. İlgili koda göre mağdur olan işçi kıdem ve ihbar tazminatları alamıyor, işsizlik maaşına başvuramıyor.
Akla CHP’nin işine son verdiği emekçiler geliyor
CHP’de son yaşanan işçi kıyımları, CHP içi kliklerin rekabeti nedeniyle görevden alınan Özel ekibi taraftarları tarafından ön plana çıkarılırken akla 168 gündür CHP’li Beşiktaş Belediyesi önünde direnen Turan Çil ile 2 bin 428 gündür Şişli Belediyesi önünde direnen ve işlerini isteyen Kakil Yazar ile Turan Aktaş isimli işçiler geliyor.
Kod-49 darbesi
CHP’li Beşiktaş Belediyesi’nden 168 gün önce Kod 49 ile işten çıkarılan Turan Çil, 168 gündür yağmur, çamur demeden işini geri istiyor ve mağduriyetinin giderilmesini talep ediyor.
“Çocuklarımızı okula aç göndermemek için mücadele ediyoruz. İşimi geri istiyorum. İşime geri dönene kadar mücadele edeceğim” diyerek adalet çağrısında bulunan Turan Çil de aynı şu anda CHP Genel Merkez’den çıkarılan işçiler gibi kıdem ve ihbar tazminatlarını alamıyor; işsizlik maaşına başvuramıyor.
Çil birkaç gün önce Gazete Patika’ya verdiği demeçte yaşadığı mağduriyeti şu şekilde anlatmıştı:
“Beşiktaş Belediyesi’nde 6 yıl çalıştım. Her birimizin toplu sözleşme farkları dahil geçmiş aylardan kalan en az 200 bin lira alacağı var. Buna rağmen ‘Paramız ne zaman yatacak?’ diye sormak bize göre suç sayıldı. Maaşlarımızın ne zaman yatırılacağını sendikaya sorduğum için, sendika ve işverenler tarafından günah keçisi ilan edildim. Personel arkadaşlarımıza korku vermek amacıyla beni öne çıkardılar ve işten attılar. Bu süreçte birçok görüşmemiz olmasına rağmen, her hafta işten çıkarıyorlardı ama benim sayemde en azından bir nebze personel çıkarılmasını durdurabildik. Yani benim direnişim karşısında geri adım atmak zorunda kaldılar. 162 işime geri dönmek için direniyorum. Tek bir isteğim var: İşimi geri istiyorum”
Kakil Yazar ve Turan Aktaş da CHP tarafından işten çıkarıldı
CHP’li belediyeler tarafından işten çıkarılan ve yaşadıkları mağduriyete karşı direnme yolunu seçen diğer iki isim ise 2428 gündür belediyeye, 428 gündür ise kayyum yönetimine direnen Kakil Yazar ve Turan Aktaş.
2019’da Şişli Belediyesi’nin yaptığı işten çıkarmalara karşı geldiği için iş akdine son verilen Kakil Yazar ile Turan Aktaş, açtıkları işe dönüş davasını kazanmalarına rağmen CHP’li belediye yönetimleri tarafından işlerine iade edilmemişlerdi.

Yazar ile Aktaş, CHP’li Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasının ardından “kayyuma karşı direniş”e devam ettiler. İki direnişçi işçi, 2 bin 428 günlük direnişlerinin 428 gününü de kayyuma karşı mücadele ile sürdürüyorlar.
CHP’nin belediyelerdeki işçi düşmanı tutumu kime yarıyor?
CHP’li belediyelerde çok uzun zamandır yönetimler işçi kıyımları gerçekleştiriyor. Yaşanan işçi kıyımlarına karşı direnişe geçen işçilerin bir kısmı yüzlerce günün ardından direnişlerini kazansa da yaşadıkları mağduriyet onların ve ailelerinin hayatlarında büyük yaralar açıyor.
CHP’li belediyeler, işçi düşmanı tutumları ile de kamuoyunda, AKP karşısında kendilerini zor duruma düşürüyor. AKP’nin işine gelen, CHP’nin kendisini kamuoyunda tartıştırdığı ve AKP’nin ekmeğine yağ süren bu örneklerin çözümünün ise oldukça basit olduğu biliniyor.



























