Kocaeli Üniversitesi öğrencilerinden NATO karşıtı Forum: “7-8 Temmuz’da Ankara’da Yapılacak NATO Zirvesi Hakkında Konuşuyoruz”

0
102

Kocaeli Üniversitesi öğrencileri, bugün saat 14:00’da “NATO Karşıtı Kocaeli Üniversitesi Öğrencileri” ismiyle “7-8 Temmuz’da Ankara’da Yapılacak NATO Zirvesi Hakkında Konuşuyoruz” başlığı altında bir araya geldi. Forum İletişim Fakültesi önündeki çimlerde gerçekleşti.

Forumun ana başlıkları başlıca şu şekilde saptanmıştı:

1) NATO Nedir?
2) Hangi Amaçla ve Neden Kurulmuştur?
3) NATO’ya Karşı Mücadele Neden Gereklidir?

Forum yukarıdaki sorular ile başladı. Etkinlik öncesinde 2 öğrenci NATO’nun tarihsel sürecine ve NATO’ya karşı gençlik hareketleri üzerine sunum gerçekleştirdi.

NATO’nun tarihsel süreci üzerine yapılan konuşmadan sonra başka bir arkadaşımız “Türkiye’de anti-emperyalist mücadele tarihi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

Türkiye üzerine yapılan sunumda 1960’lı yıllardan itibaren Demokrat Parti ve Menderes faşist iktidarına karşı gerçekleştirilen 555K (5 Mayıs, saat 5’te Kızılay’da) eylemi ve İstanbul Üniversitesi’ndeki eylemler gibi eylemlere değinilirken; bu öğrenci hareketlerinin 61 Anayasası ile birlikte birtakım reformlara yol açtığından, “üniversitelerin özerkliğinin” anayasal güvenceye alındığından ancak bu özerkliğin 12 Eylül Askeri faşist darbesi ile kaldırıldığından ve YÖK’ün kuruluşundan bahsedildi.

1968 öğrenci hareketinin anti-emperyalist, savaş karşıtı eylemleri esas aldığı, Amerikan 6. Filosu’na karşı ABD karşıtı mücadelenin yükseldiği şu sözlerle aktarıldı:

“Öğrenciler kampüs işgallerinden filonun demirlediği Dolmabahçe’ye yöneldi, donanmayla birlikte İstanbul’a gelen Amerikan erleri Temmuz ayında denize döküldü. İşgaller okulların sonbaharda yeniden açılmasıyla devam etti ve bunun üzerine AP hükümeti Deniz Gezmiş gibi öğrenci önderlerini tutukladı. Ancak işgaller daha da yayıldı, üniversite statüsü olmayan yüksekokul ve akademilerde başlayan işgallerin ardından bu okullar iktidar tarafından kapatıldı. 1969 başında ODTÜ’de Amerikan tipi eğitime karşı başlayan boykot sırasında “Vietnam Kasabı” lakaplı Amerikan Büyükelçisi Robert Komer’in rektörlüğün önündeki arabası devrimci öğrenciler, Taylan Özgür, Sinan Cemgil, Ulaş Bardakçı ve İbrahim Seven arabayı ters çevirip deposundaki benzini kullanarak yaktı.”

Ardından sunum şu şekilde devam etti:

“Öğrencilerin öncülük ettiği toplumsal muhalefet dalgası işçilerin de katılımıyla birlikte gücüne güç kattı. Öğrenci hareketinin işçi hareketiyle birleşmesi ve radikalleşmesini ciddi bir tehdit olarak gören emperyalist işbirlikçiler 12 Mart Askeri Muhtırasını yayınlayarak hükümete el koydu. Askeriyenin çatlayan AP iktidarının yerine getirdiği Erim hükümeti toplumsal muhalefeti ezmek adına birçok sivil toplum kuruluşunu kapattı. 11 ilde sıkıyönetim ilan edildi. İstanbul’da sıkıyönetime rağmen devam eden eylemliliklere karşı 30 bin asker şehri didik didik aradı. Sonunda başbakan Erim yabancı gazetelere şu demeci verdi: ‘Solcu unsurların başarı ile ezilmesi sonucu, Amerikan Altıncı Filosu’nun Türk limanlarına gelmesinde bir sakınca kalmadı.’

Bu demecin kendisinden belli olduğu şekilde yükselen öğrenci muhalefetinin öncülük ettiği toplumsal muhalefetin ezilmesinin baş nedenlerinin biri, gençlik hareketinin sahip olduğu anti-emperyalist karakterdi. Benzer demeçleri 12 Eylül Askeri darbesinin ardından Amerikan kaynaklarının Kenan Evren hakkında dediği ‘bizim çoçuklar başardı’ sözünde de görebiliyoruz.

Yakın döneme bakmak istersek de değinmemiz gereken başlıca eylem, Türkiye’deki bir önceki NATO zirvesi sırasında gerçekleşen eylemler olacaktır. 2004 İstanbul NATO Zirvesi öncesinden üniversitelerin sınav takvimleri değiştirildi. Aynı bugün olduğu gibi ÖSYM sınavları ertelendi, İstanbul’da olacak bütün etkinlikler ya ertelendi ya da yasaklandı ancak bütün bunlara rağmen Beyoğlu ve Şişli’de birçok farklı parti ve kuruluş tarafından eylemler gerçekleştirildi. Zirve öncesinde meslek odaları ve sendikaların düzenlediği Kadıköy’deki mitinge 50 bin kişi katıldı.”

Gerçekleşen sunumların ardından öğrenciler NATO ve emperyalizme karşı mücadele üzerinde durdu. Günümüzde emperyalist saldırganlığın yalnızca askeri saldırı biçiminde olmadığı; kültürel, ideolojik bir saldırının da çok etkili emperyalist müdahale biçimlerinden olduğu konusunda tartışma yürütüldü.

Ülkemizin emperyalizme bağımlı, kapitalist bir ülke olduğunun ifade edildiği konuşmada Ortadoğu’ya da dikkat çekilerek Filistin halkının yaşadığı acılardan bahsedildi. Trump’ın Ortadoğu’da hem askeri hem de kültürel bir hegemonya kurma peşinde olduğu söylenilirken, emperyalizmin solu da etki altına almaya çalıştığına vurgu yapıldı.

Tüm tartışmaların sonunda moderatör katılan öğrencilere teşekkür ederek forumu sonlandırdı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.