Digel Tekstil İşçisiyle Röportaj

0
71
Screenshot

“İşçiler örgütlendiği için cezalandırılmasın, kadınlar baskı ve mobbinge uğramasın, insanca çalışma koşullarının sağlansın!”

İzmir’den DİGEL Tekstil İşçisi Rumeysa Kişi ile görüştük. Yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz:

Odak: Kendinizi ve çalıştığınız işyerini kısaca tanıtır mısınız?

Ben Rumeysa Kişi. İki yıldır çalışmakta olduğum DIGEL Tekstil tarafından, yalnızca TEKSİF Sendikası’na üye olduğum için haksız ve hukuksuz şekilde işten çıkarıldım.

Odak: Direnişe geçmenizin sebepleri nelerdir?

DIGEL Tekstil’de biz işçilere dayatılan düşük ücretleri ve insan onuruna yakışmayan çalışma koşullarını kabul etmedik. Bu nedenle TEKSİF Sendikası’nda örgütlendik ve sendikamız işyerinde çoğunluğu sağlayarak yetki aldı. %85’i kadın işçilerden oluşan bu fabrikada mücadelemiz sadece düşük ücretlere karşı değil; aynı zamanda kadınların ve tüm işçilerin onuruna aykırı koşullara karşıdır.

İşyerinde tuvalet kısıtlamaları, kadın işçilere yönelik baskı, mobbing ve taciz gibi ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bu uygulamalar, TEKSİF Sendikası tarafından hazırlanan kadın raporuyla kamuoyuyla paylaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle, sendikal hakkımı kullandığım için işten çıkarılmam açıkça hukuksuzdur ve kabul edilemezdir. Ancak buna rağmen DIGEL Tekstil direnişçileri, TEKSİF Sendikası ile birlikte tam 467 gündür Ege Serbest Bölgesi kapısı önünde kararlılıkla direnmektedir.

Odak: Bir kadın işçi olarak hem iş yerinde hem de evde üstlendiğiniz / üstlenmek zorunda kaldığınız emek yükü günlük yaşamınızı nasıl etkiliyor?

Bir kadın işçi olarak hem işte hem evde sürekli emek vermek zorunda kalmak beni fiziksel ve psikolojik olarak yoruyor. İşten sonra dinlenmek yerine ev işleri ve sorumluluklar devam ediyor; bu da yaşamımı zorlaştırıyor ve kendime ayıracak zaman bırakmıyor.

Odak: 1 Mayıs sizin için ne ifade ediyor? Bu 1 Mayıs’ta neyin değişmesini umut ediyorsunuz?

1 Mayıs benim için emeğin, direnişin ve hak arayışının günüdür. Bu 1 Mayıs’ta umut ettiğim şey; işçilerin örgütlendiği için cezalandırılmadığı, kadınların baskı ve mobbinge uğramadığı, insanca çalışma koşullarının sağlandığı bir düzenin kurulmasıdır.

Odak: Röportaj için teşekkür ederiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.