Haftanın Özeti: Çürüme ve mücadele

0
196

Siyaset tüm kirliliğiyle 7/24 ekranlardan üzerimize boca ediliyor. 14-28 Mayıs’taki güreşe doymamış olan mevcut düzenin muhalefeti aynı tas aynı hamam tarzıyla AKP’nin belediyeleri de almasının yollarına taş döşemeye devam ederken Erdoğan işi şansa bırakmak istemiyor. Her türlü argümanı sahaya sürmekte ısrarcı görünüyor.

Kirlilik o kadar zirve yaptı ki sahip olduğu arsa yüzölçümünün iki ülkeden büyük olduğu ortaya çıkan AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok açık ara önde olmak üzere adayların dudak uçuklatan mal varlıkları, aldıkları- sundukları kirli vaadler seçim propagandasının temel argümanı olarak bu hafta da devam etti. Arada kalan boşluklarda da emeklilerin içinde bulunduğu sefalet koşullarını dolgu malzemesi yapmaya devam ediyorlar. Her hafta olduğu ibi bu haftanın rutini de böyle.

Bizim sol kesimde ise seçimlerin örgütlenme fırsatı yarattığı düşüncesinden olsa gerek, seçim heyecanı toplumun diğer kesimlerinden daha fazla. TİP’in Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Gökhan Zan ise bu haftanın utanç kaynağıydı. Ünlü kişileri aday yapma yarışına çok hızlı katılan TİP; Hatay’da sosyalist ittifak içinde yer almak, en azından sosyalist bir aday çıkarmak yerine İyi Parti’den milletvekili adayı olmuş kişiyi belediye başkan adayı olarak gösterdi. Gökhan Zan’ın kirli ilişkilerini deşifre eden ses kaydının yayınlanması üzerine TİP, Gökhan Zan’ı adaylıktan çektiğini açıklayarak üyelerine seçimlerde Emek ve Özgürlük İttifakı partilerinden aday gösterilen belediye başkan adaylarını desteklemeleri çağrısı yaptı.

Çürümüş siyasetin kokuşan alanı dışındaki, yaşamaya çalışan toplum kesiminde en dinamik grup emekliler. Gelir grupları içinde en dezavantajlı kesimi oluşturan emekliler bu hafta da seslerini duyurabilmek için sokaktaydı. 19 Mart’ta Tüm Emekliler Sendikası, yaşadıkları ekonomik sıkıntılar nedeniyle 41 ilde sokağa çıkarak AKP’yi protesto etti. Cumartesi günü ise DİSK Emekli-Sen 6 bölgede kitlesel basın açıklaması yapacak. Ayrıca 19 bileşenden oluşan Türkiye Emekliler Ve Eyt’liler Birliği tüm emekli örgütlerine ortak mücadele çağrısı yaparak 24 Mart’ta Ankara’da yapacakları basın açıklamasına davet etti. Ayrıca İstanbul’daki emekliler ise EMADER öncülüğünde yine 24 Mart Pazar günü Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya gelecekler.

Kapitalistlerin en ucuz maliyet unsuru muamelesi yaptığı işçiler bir yandan ölmeye bir yandan da artan oranda mücadeleye devam ediyor.
Bu hafta Gebze Kar Beton’da sanayi tüpünün patlaması sonucu 2 işçi, Yalova’da tersanede bir vinç operatörü, Trabzon’da bir taş ocağı işçisi, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nda çalışan iki işçi olmak üzere altı işçi iş cinayetlerinde katledildi.

Agrobay işçileri gaspedilen hakları için Ankara’ya başlattıkları yürüyüşlerini sürdürüyor. Tarım-Sen’e üye oldukları için tazminatları, maaş alacakları gaspedilerek işsizlik maaşı alamayacak biçimde işten atılan emekçiler kararlı direnişlerini yaklaşık 7 aydır sürdürüyor.

Sivas RC Endüstri Ulaşım Araçları A.Ş. Fabrikasında çalışan Nakliyat-İş üyesi işçilerin sendikal haklarının gasp edilmesine karşı sendikalarıyla birlikte başlattıkları direniş 19 gündür devam ediyor.

Sendikal hakları gaspedilen Lezita işçilerinin patron zorbalığına karşı insanca bir ücret ve güvenceli çalışma koşulları için başlattıkları direniş 15 gündür kararlıca devam ediyor.

Koç Holding’e bağlı olan Demir Export madencilik şirketinde sendikal faaliyet yürüten Bağımsız Maden-İş Sendikası temsilcisi Selçuk Çetin’in işten atılması sonucu başlayan kararlı direniş 3 gündür devam ediyor.

Kurtköy Teknopark’ta Aselsan şantiyesi’nde çalışan Emeğin Gücü üyesi inşaat işçileri gasp edilen hakları için, Dost İnşaat’ın Maslak Sun Plaza’daki Ofisi önünde direniş başlattılar.

Şişli Belediyesi işçileri işlerini geri alabilmek için direnişlerini yılmadan devam ettiriyor.

Çankaya Belediyesi’nde, İzmir Narlıdere Belediyesi’nde ve birçok belediyede işçiler insanca bir ücret ve güvenceli çalışma koşulları için eylemler yapmaya, seslerini duyurmaya devam ediyor.

İBB İstanbul Enerji A.Ş bünyesinde çalışan enerji işçileri insanca yaşama taleplerini Enerji-Sen öncülüğünde geçtiğimiz hafta boyunca çalıştıkları alanlarda ve İBB önünde eylemler yaparak dile getirdiler. İşçilerin sendikalarıyla birlikte başlattıkları mücadele kazanımla sonuçlandı.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nde taşeron olarak çalışan araç şöförleri KATAŞ-SEN öncülüğünde işçilere dayatılan sefalet ücretine karşı geçtiğimiz günlerde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelerek eylem yaptılar.

İşçiler emek veriyor, üretiyor, mücadele ediyor, asalaklar ise onların alın terini gasp etmeye doymuyorlar. AKP’li Denizli Büyükşehir Belediyesinde, Belediye ile Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş yöneticilerinin marifetiyle toplu sözleşmeye göre 28 bin lira olması gereken işçilerin ücretleri, 22 bin 100 lira oldu. Böylece işçilerin ücretleri yüzde 21 düşürülmüş oldu.

Ardı arkası kesilmeyen hayvan katliamları, kadın katliamları, çocuk istismarları artarak devam ederken faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesi de yeni olayları teşvik etmeye devam ediyor. İstanbul Bağcılar’da Metin Şenay isimli sapığın çok sayıda çocuğa sistematik tecavüzünün ve Malatya konteyner kentte AC isimli sapığın 7 yaşındaki çocuğa tecavüzünün açığa çıkması sonucu 81 Baro ortak basın açıklaması yaptı. Barolar çocuklara cinsel saldırının 9 yılda 3 kat arttığını, önleyici yaptırımlar uygulanmasının şart olduğunu söyleyerek “çocuğun istismarına hep birlikte dur diyelim” çağrısı yaptılar.

Asya toplumlarında önemli olan ve kimi kültürlerde baharın gelişini müjdeleyen, kimi kültürlerde esaretten kurtuluşu simgeleyen, kimi kültürlerde yeni bir yılın başlangıca kabul edilen Nevruz (Newroz) bizde özellikle Kürtler tarafından oldukça önem atfedilen bir gündür. Bu yıl da Diyarbakır, İstanbul ve Erzurum’da Newroz kutlamalarına yoğun polis saldırısı ve gözaltılar yaşandı. Hatırlanacağı gibi PKK liderlerinden Murat Karayılan Newroz öncesinde halkla müjde vereceklerini açıklamıştı. Karayılan müjde olarak artık SİHA’ları düşürecek füze temin ettiklerini açıklayınca hükümetle yeni bir barış süreci beklentisinde olan bir kısım insan buna şaşırdı. Ancak Diyarbakır’da gerçekleşen Newroz kutlamalarında konuşma yapan eski milletvekillerden Leyla Zana yerel seçimler sonrasında yeni bir barış sürecinin yaşanabileceği düşüncesi uyandıran ifadelerde bulundu.

Dünya’da da savaşlar, ölümler ve mücadeleler hız kesmeden devam devam ediyor.

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı kuruluşların hazırladığı Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) raporuna göre, Gazze’nin kuzeyindeki nüfusun yüzde 70’i felaket düzeyinde açlıkla karşı karşıya.

Kanada Parlamentosu, İsrail’e yönelik silah satışının durdurulması yönünde bağlayıcı olmayan bir önergeyi 117’ye karşı 204 oyla kabul etti. Önerge ayrıca uluslararası toplumu İsrail ve Filistinliler arasındaki ihtilafı çözmek için iki devletli çözüm için çalışma çağrısında bulundu.

AB ülkeleri ve ABD halkı içinde Filistin’le dayanışma yönünde güçlü eylemler devam ederken bu ülkelerdeki iktidarlar Filistin halkına yardım adı altında aslında İsrail’in başlattığı işi sürdürmeye çalışmaktadır. ABD ve Batılı güçlerin Gazze’ye denizden yardım projesi Gazze’nin işgalinin tamamlanmasına ve Gazze açıklarındaki enerji kaynaklarına el konulmasına çıkmaktadır.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi, “Avrupa Barış Fonu” adı verilen mali fonun 5 milyar euro artırıldığını, fon bünyesinde “Ukrayna Yardım Fonu” oluşturulduğunu açıkladı. Avrupa Barış Fonu’nun gerçekte emperyalist silahlanma ve savaş fonu olduğunu belirtmek için Ukrayna’ya bakmak yeterlidir.

Rusya’da pazar günü sonuçlanan, katılımın % 74 civarında olduğu, seçimlerde Putin oyların %87,8’ini alarak 2030’a kadar yeniden başkan seçildi. Bu sonuçlar seçimlerin adil olup olmadığı hakkındaki bütün haklı eleştirilere rağmen Rusya’da halkın iktidara desteğinin azalmayıp arttığını göstermektedir. Seçim sonuçları Batılı ülkelerin Ukrayna savaşı yoluyla Putin’i devirme planının başarısız kaldığını bir kez daha ortaya koydu.

Hafta boyunca Ukrayna savaşı sürerken Fransa Cumhurbaşkanı Macron eğer Batılı ülkeler müdahale etmezse Ukrayna’nın düşeceği görüşünü tekrar etti. Rusya’nın başkenti Moskova’da Crocus City Hall isimli konser salonuna Cuma akşamı kanlı bir terör saldırısı yapıldı. Saldırıdan sonra yangın çıktı. Saldırı sırasında salonda 6200 civarında insan olduğu tahmin ediliyor. Saldırganların sayısının 20 civarında olduğu, saldırıda en az 60 kişinin öldüğü, 100’den fazla kişinin de yaralandığı belirtiliyor. ABD iki hafta önce Rusya’da bulunan vatandaşlarına Moskova’da konserler de dahil kalabalık etkinliklerden kaçınmaları uyarısı yapmıştı. Rusya ABD’ye ellerinde bilgi varsa paylaşmaları çağrısı yaptı. Ukrayna yetkilileri saldırıyla bir ilgilerinin olmadığını açıklarken Saldırıyı IŞİD üstlendi.

Pakistan’ın Belucistan eyaletindeki bir kömür madeninde meydana gelen gaz patlamasında 12 madenci hayatını kaybetti.

Bir süredir çiftçilerin protestolarına sahne olan Avrupa’da bu hafta Çekya’lı çiftçiler Opava şehrinde bir araya gelerek Avrupa Birliği’nin tarım politikasını protesto etti.
Fransa’da kamu emekçileri, hükümetin kamuya daha fazla bütçe ayırması ve ücret zammı talepleriyle greve çıktı. Aynı zamanda taleplerini haykırmak için onbinlerce kamu emekçisi yürüyüş yaptı.

İtalya’nın başkenti Roma’da, işçi ölümlerine dikkati çekmek amacıyla tarihi Popolo meydanına geçen yıl iş cinayetlerinde ölen 1041 işçi anısına temsili tabutlar konularak eylem yapıldı.

İsveç’te de elektrikçiler Elon Musk tarafından toplu sözleşme taleplerinin reddedilmesi nedeniyle eyleme hazırlanıyor. Elektrikçiler talepleri kabul edilmezse Tesla (Elon Musk’un şirketidir) şarj cihazlarını kurmayacak, servis atölyelerinin inşasına katılmayacaklar. Nijerya’da üniversite çalışanları, maaşlarının ödenmemesi ve “haksız muamele” nedeniyle ülke genelinde greve başladı.

Toparlayacak olursak, Türkiye’nin içinde bulunduğu Asya ve Avrupa coğrafyası halkları hafta boyunca baharı kutlamalarla ve şenliklerle karşılarken baskı, zulüm ve direniş hem yurtta hem de dünyada devam etti. ABD emperyalistlerinin dünya egemenliği iddialarının nükleer bir savaşa yol açması riski artmasına rağmen çok kutuplu dünya sistemi yönündeki gelişmeler ilerlemektedir. Çok kutuplu sistem ezilen sınıfların ve halkların kurtuluş mücadelesinin gelişmesine daha elverişlidir. Bütün tehlikelere rağmen süreç özellikle sosyalist hareketin gelişmesi için çok büyük olanaklar sunuyor. Burjuva muhalefetin umut yaratamaması onun kendi kusurlarının ürünüdür. Devrimci heyecanla gençliğe, emekçilere, kadınlara gidenler kurtuluş umutlarını artıracak mücadele olanaklarını görüyorlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.