Mücadelede Yitirdiğimiz Arkadaşımız Cemalettin Yalçın’ı Mezarı Başında Andık

0
51

Bugün (30.08.2026) 29.08.1979 tarihinde yitirdiğimiz değerimiz Cemalettin Yalçın’ı anmak için Sanayi Mahallesi’nde bulunan mezarı başında bir araya geldik. Anma programımız moderatör arkadaşımız eşliğinde Cemalettin Yalçın’ın hayatını ve mücadelesine değinerek başladı. Ardından gerçekleştirdiğimiz saygı duruşunda Nazım Hikmet’in şu dizeleri okundu:

“Düşmesin bizimle yola,
Evinde ağlayanların, gözyaşlarını
Boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar
Bıraksın peşimizi
Kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar”

Saygı duruşunun ardından ODAK adına basın açıklaması okundu. Açıklama şu şekilde oldu:

“Cemalettin Yalçın’ı Mücadelemizde Yaşatıyoruz

Mücadele içerisinde yitirdiğimiz değerlerimizi yalnızca geçmişin bir parçası olarak görmüyor, onların yaşamlarından ve mücadelelerinden öğrenerek bugünümüze taşıyoruz. Çünkü bizler için anmak, yalnızca hatırlamak değil; onların bıraktığı değerleri, halk sevgisini, dayanışmayı, cesareti ve mücadele kararlılığını bugün yeniden üretmektir.

Bugün Sanayi Dev-Genç’in önemli militanlarından, hareketimizin ilk kaybı Cemalettin Yalçın’ı ölümünün yıl dönümünde bir kez daha anıyoruz. Cemalettin, kısa yaşamına büyük bir mücadele deneyimi sığdırdı. İstanbul Sanayi Mahallesi başta olmak üzere emekçilerin ve ezilenlerin yanında yer aldı; gecekondu direnişlerinde, işçi mücadelelerinde ve anti-faşist çalışmalarda aktif olarak bulundu. Onu tanıyanların anlattıkları, Cemalettin’in yalnızca cesaretiyle değil; dostluğu, yoldaşlığı, fedakârlığı ve verdiği söze bağlılığıyla da çevresinde güven yarattığını gösteriyor.

Cemalettin, 1979 yılında İstanbul 4. Levent’te kadın ticareti yapan Arjantin isimli pavyonun kapatılması için gerçekleştirilen eylemde ağır yaralandı ve gözaltına alındı. Hastanede tedavi gördüğü sırada durumu iyiydi. Daha sonra ise aynı hastanede katledildi. Ölümüyle ilgili yapılan incelemelerde bedeninde işkence izlenimi veren morlukların tespit edilmesi, ölümünün koşullarına ilişkin şüpheleri doğrular nitelikteydi.

Cemalettin’i bizim için önemli kılan yalnızca nasıl öldüğü değil, nasıl yaşadığıdır. O, kendi çıkarlarını halkın çıkarlarının önüne koymayan, emekçilerin yanında duran, haksızlığa karşı sessiz kalmayan bir devrimciydi. Yoldaşlık, onun kişiliğinin en belirgin özelliklerinden biriydi. Yaralandığında dahi arkadaşlarının güvenliğini kendi yaşamının önüne koyması, onun mücadele anlayışının somut bir örneğiydi. Bu nedenle Cemalettin, yalnızca geçmişte kalmış bir isim değil, bugün de mücadele içerisinde hatırlanan bir direniş sembolüdür.

Cemalettin’in yaşamı bizlere bir kez daha gösteriyor: Bir insanın ömrü, halkın ve insanlığın kurtuluşu için mücadele ettiğinde, kendi yaşamından çok daha uzun bir anlam kazanabilir. Onu yaşatmanın yolu yalnızca adını anmak değil; onun temsil ettiği dayanışmayı, halk sevgisini ve mücadele kararlılığını bugünün koşullarında büyütmektir.

Cemalettin Yalçın’ı ve bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde yitirdiğimiz tüm değerlerimizi sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.

Onların bıraktığı mücadele mirasını yaşatmaya devam edeceğiz!”

Basın açıklamasının ardından anma Devrimci Yol militanı Mustafa Özenç’in “O Büyük Gün Geldiğinde” şiiri ile son buldu.

Değerlerimizden öğrenmeye, değerlerimizin mücadelesini yaşatmaya ve ileri taşımaya devam edeceğiz. Bugün işçilerin, emekçilerin, ezilen halkın davasını gütmek, mücadelede yitirdiğimiz insanlarımızı savunmaktan ve onlardan öğrenmekten geçer. Sosyalist “yeni insan” denildiğinde aklımızda Cemalettin Yalçın geliyor. Ondan öğrenmeye çalışıyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.