Haftanın Özeti: 2026 Anti-Emperyalist Mücadelenin Yılı Olmalı

0
121

Odak Dergisi kolektifinin yeni yılda hazırladığı bu ilk özette önce Türkiye’deki gelişmeleri ele alacak; toplumsal direnişleri, demokratik hak ve özgürlük mücadelelerini, gençlik ve işçi eylemlerini aktaracak; ardından ise dünyadaki gelişmelere değineceğiz. Yeni yılın direnenlerin yılı olabilmesi için var gücümüzle çalışacağız!

TÜRKİYE

Yılbaşı öncesi IŞİD’e yönelik operasyonlar sırasında Yalova’da yaşanan çatışma, Türkiye’nin önemli gündemleri arasındaydı. Türkiye çapında 25 Aralık’ta yürütülen operasyonlarda önce 115 kişi IŞİD üyesi olduğu gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. IŞİD’in yeni yıl öncesi eylemler gerçekleştirileceği belirtilmişti. Ardından 29 Aralık’ta Yalova merkeze bağlı Elmalık köyü yolunda bir eve operasyon düzenlendi. Operasyon sırasında evde bulunan örgüt mensupları ile polis arasında saatler süren bir çatışma yaşandı. 3 polis memuru hayatını kaybetti, 8 polis memuru ve 1 bekçi ise yaralandı. Yapılan açıklamada evde bulunan 6 IŞİD mensubunun da öldürüldüğü kaydedildi. Yandaş basın, öldürülen kişilerin bir süre önce Suriye’den Türkiye’ye giriş yaptığını da belirtti. Eylemi gerçekleştirenlerden ikisi bir süre önce yargılandıkları davada beraat etmişti. Yargılama sırasında Erdoğan’a ve mevcut sisteme ağır hakaretler etmişlerdi. 30 Aralık’ta ise yapılan operasyonlarda toplamda 357 kişi daha gözaltına alındı.

Verilere göre Türkiye’de 2024 yılında IŞİD’e yönelik 1399 operasyon düzenlenmiş ve 500’ün üzerinde şüpheli gözaltına alınmış. Örgüt, Yalova’da geçtiğimiz yaz aylarında ellerinde hilafet bayrakları ile bir gövde gösterisi de düzenlemiş ve bu basına da yansımış. Yalova, IŞİD’in örgütlendiği iller arasında baş sıralarda gösteriliyor. IŞİD, Suriye’nin bu hale getirilmesi için ABD, İsrail, Batılı güçler ve Türkiye tarafından önü açılan bir örgüttür ve iktidarın bugünkü politikalarının IŞİD’in ve onun gibi cihatçı-selefi halk düşmanı örgütlerin genişlemesine imkan doğurduğu da açıktır.

“Uyuşturucu ticareti” suçundan cezaevinde bulunan ve son yasa ile tahliye edilen Okan Gür, tahliyesinden 3 gün sonra Rojda Yakışıklı isimli kadını önce arayıp tehdit etti, ardından ise katletti. TBMM’de kabul edilen 31 Temmuz 2023 ve öncesi suçları kapsayan 11. Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesi ile 50 binin üzerinde mahkumun tahliyeleri başladı. Bu sayının toplamda 115 bini bulacağı bildirildi. AKP ve MHP oylarıyla yürürlüğe giren yargı paketine CHP’li vekiller ağırlıklı bir katılım göstermedi, katılanlar ise ret oyu verdi. DEM Partili vekiller ise pakete “çekimser” oyu kullanmıştı. Söz konusu pakette “terör” olarak nitelendirilen kategori yine kapsam dışı bırakıldı. Serbest bırakılan ve bırakılacak kişilerin topluma adaptasyonu ve tekrar suç işlememesi konusunda alınan önlemler ise tartışma konusu. Daha önce yapılan düzenlemeler ile tahliye edilen birçok insanın tekrar benzer suçlar işlediği çokça tartışılmıştı. Benzer olaylar ne yazık ki yeniden yaşanıyor.

Çocuk işçiliği sömürüsü AKP iktidarı ile birlikte 2016’dan bu yana MESEM Projesi adı altında artarak devam ediyor. Çocuk yaştaki insanlar hem ucuz emek gücü olarak patronlara deyim yerindeyse peşkeş çekiliyor, hem nitelikli eğitim sürecinden koparılıyor hem de iş cinayetleri ve kazalara kurban ediliyor. Geride bıraktığımız 2025 yılında en az 91 çocuğun iş kazalarında yaşamını yitirdiğini öğrendik. Geçtiğimiz günlerde MEB’in İstanbul’da düzenlediği “Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi”nde MESEM sömürüsüne dikkat çekmek için protesto düzenleyen ve tutuklanan 16 TİP’li öğrenci, haklarında verilen tahliye kararı ile serbest bırakıldı.

AKP politikaları neticesinde Türkiye’de suçluluk artıyor, toplum yozlaştırılıyor. Mafyanın cirit attığı futbol sektörü de “yasadışı bahis” suçlamaları ile bir süredir gündemde öne çıkıyor. Galatasaray’ın eski Başkanvekili ve NEF Holding’in sahibi Erden Timur geçtiğimiz günlerde gözaltına alındı ve tutuklandı. Timur’un ticari olanakları ile yasadışı bahisten elde edilen paraları akladığı iddia edildi. Verilere göre 2006 ile 2025 yılları arasında toplamda 517 bin yasa dışı bahis internet sitesine erişim yasağı getirilmiş durumda. MASAK raporlarına göre 2025’in ilk 10 ayında yasa dışı bahis kapsamında 1862 banka işlemi ertelenmiş. BM’nin Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin verilerine göre dünyada yıllık yasa dışı bahis ve kumar hacmi 1 trilyon 700 milyar dolar iken Türkiye’de ise bu hacim 50 milyar dolara ulaşmış durumda.

Uyuşturucuyu ve fuhuşu engelleme operasyonları toplumda başka bir yozlaşma kaynağıdır. Geçtiğimiz haftalarda medyaya yönelik gerçekleştirilen “uyuşturucu” ve “fuhuş” operasyonları kapsamında birçok isim gözaltına alınmış, aralarında AKP’ye yakınlığı ile bilinen eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un da bulunduğu bazı isimler tutuklanmıştı. Savcılık soruşturmayı devam ettirirken yine Habertürk sunucularından eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş ve sosyal medya ünlüsü Taner Çağlı da gözaltına alındı ve tutuklandı. Can Holding’e yürütülen operasyonlar basında “taht savaşları” olarak gündem oluştururken, topluma “ahlak” dersi vermeye kalkan ve Türkiye’nin “birliğini”, “bütünlüğünü” savunma iddiası ile iktidara destek olan bu insanların aslında nasıl bir yozlaşmışlık içine girdiğini de görmekteyiz. Ancak bu yoldaki haberler insanları özel hayat dedikodularına ilgili hale getiriyor ve toplum korkaklaştırılıyor. Bu sırada 11 Aralık’ta tutuklanan Mehmet Akif Ersoy’un geçtiğimiz Salı günü yeniden adliyeye getirilmesi de dikkat çekti. Ersoy’un “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanmak için girişimde bulunduğu belirtilse de bu yine de tahliye edilmesine yaramadı.

Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu’nun Diyarbakır’da düzenlediği kongreye Abdullah Öcalan tarafından gönderilen mesaj dikkat çekiciydi. Kürt ulusal hareketi ile AKP arasında süren adı konulmamış çözüm süreci tartışmalarının bir süredir Suriye’de kurulacak yeni düzen tartışmaları nedeniyle aksaklıklar yaşadığı ve ilerleme kaydedilmediği biliniyor. Öcalan, “demokratik İslam” vurgusu yaptığı mesajında İslam tarihinin en önemli belgelerinden birisi olan Medine Vesikası’na bir kez daha dikkat çekti. Medine Vesikası bilindiği üzere Hz. Muhammed’in Medine’ye hicret ettikten sonra şehirdeki öteki dinden ve ırktan insanlarla birlik ve beraberlik yaratmak için aralarında kurdukları belgedir. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Öcalan’ın mesajını paylaşırken Suriye’de ademi merkeziyetçilik vurgusunu yeniden öne çıkardı ve bunun Suriye ve Ortadoğu halkları için “bir şans” olduğunu ifade etti. Ortadoğu’da İsrail merkezli bir sistemin kurulduğu açıktır. Suriye halkı İsrail ve müttefikleri ile Colani arasında seçim yapmaya mahkum edildi. Buna biz halkın iradesizleştirilmesi diyoruz.

Yeni yılın ilk günü AKP’ye yakın sivil toplum kuruluşları tarafından Galata Köprüsü’nde düzenlenen Gazze yürüyüşüne yine AKP’ye yakın medya kuruluşlarının aktardığına göre 500 binin üzerinde insan katıldı. Miting, CHP’ye nispet bir AKP propagandası halinde organize edildi. Bir süredir “cumhurbaşkanlığına hazırlandığı” ifade edilen Bilal Erdoğan’ın mitingde öne çıkarılması da dikkat çekiciydi. Tüm bunlara rağmen en azından Gazze halkının sorunları gündeme getirilmiş oldu. Öte taraftansa AKP’nin Filistin halkına herhangi bir yararının dokunmadığı açıktır. İktidarın Ortadoğu’da ABD ve İsrail ile gayet uyumlu olduğu görülüyor. Suriye’nin İsrail’e teslim edilmesine onay veren, Filistin direniş güçlerinin Trump’ın istediği gibi tasfiye edilmesi sürecinde etkin rol oynayan AKP, Filistin halkının çektiği acılardan, İsrail saldırganlığından ancak “dostlar alışverişte gözüksün” mantığı ile söz edebilir ki yaptığı da odur.

Öte taraftan mitinge SOCAR, BP, ZIM gibi İsrail ile ticari faaliyetlerini devam ettiren ve İsrail’e destek sağlayan şirketleri teşhir eden dövizler ile katılmak isteyen gençler “provokatör” denilerek alınmadı. Polis tarafından durdurulan gençler, TÜGVA’lı yetkililerden yardım istedi. Bu sanıyoruz ki, TÜGVA’nın duruşunu kameralar önünde göstermek amacıyla yapılmış akıllıca bir hamleydi. SOCAR bilindiği gibi Azerbaycan’ın petrol şirketidir. Gençlerin bir yandan İsrail karşıtlığı hamaseti yapıp öbür yandan İsrail ile ticareti durdurmayan, ona dolaylı yollardan destek veren iktidar zihniyetini gün yüzüne çıkarmak için böyle bir eyleme giriştiği görülüyor.

MÜCADELE HABERLERİ

Mücadele haberleri ile devam ediyoruz. Roboski Katliamı’nın 14. yılında İzmir’de anma eylemi gerçekleşti. Emek ve Demokrasi Güçleri ve Dem Parti, Alsancak ÖSYM önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne (TSKM) yürüyüş gerçekleştirdi. Ardından ise ortak basın açıklaması okundu. Bizler de katliamın sorumlularının yargılanması, adaletin sağlanması için düzenlenen bu eylemde yerimizi aldık.

İzmir’de Alevi Bektaşi Federasyonu çağrısıyla bir araya gelen sol gruplar ve halk 19-26 Aralık 1978’de meydana gelen Maraş Katliamını ve Suriye’de cihatçıların Alevi toplumuna saldırılarını protesto etmek amacıyla TSKM önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Cumartesi Anneleri, on yıllardır çocuklarının akıbetini yılmadan, usanmadan sormaya, adalet aramaya devam ediyor. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle gerçekleştirilen açıklamanın 1083’üncü haftasında tekrardan Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelindi. Adalet isteyen grup, bundan 28 yıl önce Diyarbakır’da bir kahvede otururken Beyaz Toros’a bindirilerek kaçırılan Mehmet Özdemir’in akıbetini sordu.

2026 yılı asgari ücretinin açıklanmasının ardından İstanbul, Ankara, İzmir gibi birçok şehirde eylemler gerçekleştirildi. Yüzde 27 artışla 28 bin 75 liraya yükseltilen asgari ücret, önceki yıllardan farklı olarak, ilk defa açlık sınırının altında belirlendi. Eylemlerden birisi de İzmir’de, Asgari Ücret İnisiyatifi tarafından düzenlendi. Yapılan açıklamada, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun durumuna dikkat çekildi ve komisyonun sefalete mahkum edilen halka hiçbir bağının olmadığı vurgulandı.

Filistin Eylem Komitesi’nin çağrısıyla İstanbul Taksim’de bir araya gelen kitle, “Sömürgeci Trump Planı’na karşı Gazze Filistinlilerindir” dedi. 27 Aralık Cumartesi günü gerçekleştirilen eylemde meydana gelen soykırıma dikkat çekildi ve Ortadoğu’nun emperyalist planlarla talan edildiği vurgulandı. İsrail hapishanelerindeki mahkumlara uygulanan şiddet, taciz ve cinsel saldırılara değinilen eylemde, Türkiye’nin İsrail’e dönük tam ambargo ilan etmesi gerekliliğinin altı çizildi ve eylem, “Filistin halkı kazanacak, yaşasın küresel intifada” sloganlarıyla sona erdi. Bizler de emperyalizme ve Siyonist saldırılara karşı bu eylemde yerimizi aldık.

Geçtiğimiz hafta hasta mahpuslar için eylemlere de devam edildi. Ankara’da gerçekleşen basın açıklamasında, ağır hasta mahpus Ayhan Kavak’ın durumuna dikkat çekilerek derhal serbest bırakılması talep edildi.

EMEK HABERLERİ

2025 yılı iş cinayetleri açısından çocuk işçi ölümleriyle öne çıkan bir yıl oldu. Çok sayıda işçi yeterli önlemlerin alınmaması, ucuz işçilik, denetimsizlik ve ağır sömürü nedeniyle iş yeri cinayetlerinde hayatını kaybediyor. İSİG Meclisi 2025 yılında en az 91 çocuğun bu cinayetlerde hayatını kaybettiğini paylaştı.

Asgari ücretin açlık sınırı altında kalacak şekilde yükseltilmesiyle birlikte erimesi de bir oldu. Tüketim ürünlerine zam üstüne zam gelirken işsizlik oranı arttı ve gelir vergileri emekçilerin sefaletini derinleştirecek şekilde yükseltildi.

Özel Okmeydanı Hastanesi işçileri bizlere moral kaynağı oldu. Direnen işçiler yaptıkları açıklamayla 51 gün süren direnişlerini kazanımla sonuçlandırdıklarını paylaştılar. İşçilerin fazla mesaileri ve içeride kalan maaşlarının yanında kıdem ve ihbar ücretleri de ödenecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan ve işe devam edecekleri sözü verilmesine rağmen işsiz bırakılan Süt Kuzusu Presi işçileri mücadelesini sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışırken işsiz bırakılan Mahir Kılıç açlık grevi direnişinde 16 günün ardından işine iade edildiğini paylaştı. Beşiktaş Belediyesi’nden işten atılan Mehmet Şencan 3 gün boyunca belediye binası önünde sürüdüğü açlık grevi sonrası belediye görevlilerinin pazartesi günü kendisine görüşme sözü verdiğini belirti. Çözüm olmazsa direnişine devam edecek. Bayrampaşa Belediyesi’nde haksız şekilde işten atılan işçiler bugün bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Van’da Kayyum tarafından işten atılan 223 işçi günlerdir direniyor. Şişli Belediyesi işçilerinin direnişi devam ediyor. Birçok belediyede işçiler ödenmeyen ücretleri, işten atmalar ve yaşadıkları haksızlıklarla ilgili ses çıkarıyor, eylemler yapıyor.

Nakliyat-İş Sendikası’nın Tüvtürk Araç Muayene İstasyonlarında başlattığı grev 21 gündür devam ediyor. Nakliyat-İş Sendikası McDonald’s’ın lojistik işlerini yürüten Almanya kökenli HAVI Lojistik’te grev kararı aldı. Doğuş Otomotiv önünde başlayan Hödlmayr Lojistik işçileri 77 gündür hakları için direniyor.

Smart Solar işçilerinin direnişi de devam ediyor. Birleşik Metal-İş üyesi işçiler Smart solar Fabrikası işçileri için bu hafta 4 farklı şehirde eylem yaptı. GM Teknik Cam Fabrikası işçilerinin direnişi de sürüyor. Şık Makas işçileri mücadelesini çeşitli biçimlerde sürdürüyor. Temel Conta işçileri 389 gündür direniyor.

İnşaat işçileri ağır çalışma koşullarına, sömürüye, kötü çalışma koşullarına karşı ödenmeyen haklarını alabilmek için İnşaat-İş, Dev Yapı-İş, Yapı Yol-İş gibi sendikalar öncülüğünde çeşitli eylemler yapıyorlar ve hak arama mücadeleleri geliştiriyorlar.

Ülkemizin dört bir yanı mücadele, dört bir yani direniş! Bu mücadeleler bizlere umut veriyor, direncimizi artırıyor. 2026 yılının da yoğun emek direnişleri ile geçeceğini; işçilerin, emekçilerin hak ve onur mücadelesini yükselteceğini biliyoruz.

GENÇLİK HABERLERİ

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) İstanbul’da düzenlediği “Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi” sırasında MESEM uygulamasını protesto ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanan 16 öğrenci hakkında tahliye kararı verildi. Gençlik örgütleri ve siyasi partiler, MESEM uygulamasının çocuk emeğini sömürdüğünü vurgulayarak tutuklamalara tepki göstermiş, öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını talep etmişti. Mahkemenin verdiği tahliye kararı, kamuoyunda yürütülen dayanışma ve mücadele çağrılarının ardından geldi. 

1997 yılında Ege Üniversitesi’nde intihar süsü verilerek katledilen devrimci öğrenci Ali Serkan Eroğlu’nu anmak için gençlik örgütleri İzmir Bornova’da bir araya geldi. Ege Üniversitesi’nde gerçekleştirilen anma etkinliğinde, Ali Serkan Eroğlu’nun mücadelesi ve üniversitelerdeki baskılara karşı direniş vurgusu öne çıktı. Anmanın sona ermesinin ardından ise faşist çeteler, anmaya katılan gençlere arkadan gelerek saldırı girişiminde bulundu. Saldırı girişimi kısa sürede fark edilirken, gençlik örgütleri geri adım atmayacaklarını belirterek üniversitelerdeki faşist baskılara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. 

Asgari ücretin açıklanmasına rağmen KYK burs ve kredi miktarlarının hâlâ açıklanmaması gençlikte tepkiye neden oldu. Artan yaşam maliyetleri, barınma ve beslenme sorunlarıyla mücadele eden öğrenciler, bursların yetersiz kaldığını ve belirsizliğin derinleştiğini vurguluyor. Öğrenciler ise iktidarın emekçilerin ve gençliğin geçim sorunlarını görmezden geldiğini belirterek KYK burslarının derhal açıklanmasını ve insanca yaşamı karşılayacak düzeye yükseltilmesini talep ediyor.

Geride bıraktığımız hafta Genç Direnişçiler, bulundukları alanlarda demokratik eylem ve etkinliklere katılmaya; gençliğin anti-emperyalist, yurtsever ve dayanışmacı mücadelesini yükseltmeye devam etti. İstanbul’da Filistin ile dayanışma eylemi, İzmir’de öğrenci eylemleri ve işçi ziyaretleri, Ankara’da ise gençliğin MESEM’lere karşı yürüttüğü mücadele dikkat çekiciydi. Olanaklarımız geliştikçe gençlik mücadelesinin anti-emperyalist ve yurtsever bir kimlikte birliği üzerinde durmaya, bu anlamda çalışmalarımızı geliştirmeye gayret edeceğiz.

DÜNYA

Özetimize dünyadaki gelişmelerle devam ediyoruz. Trump’ın Erdoğan ve Colani “övgüsü” dikkat çekiciydi. Konuşmasında Trump, Erdoğan’dan ve Colani’den “çok güçlü ve zeki lider” olarak bahsetti ve Suriye’de olup biten gelişmelerin arkasında Erdoğan’ın olduğundan söz etti. AKP içte İsrail karşıtlığı hamaseti yapadursun, Trump Bibi olarak ifade ettiği Netanyahu’nun da Erdoğan’ı çok sevdiğini belirtti. AKP, Esad’ın devrilmesinde ve HTŞ isimli IŞİD artığı cihatçıların iktidara gelmesinde büyük rol oynamıştır. Trump, Erdoğan ile Bibi arasında sorun olmayacak, diyor. Bölgenin İsrail’in çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirilmesinde AKP büyük bir rol sahibidir.

Yukarıdaki ifadeler, Trump ile Netanyahu’nun, Trump’ın Florida’da bulunan malikanesinde yaptığı görüşmesinde ileri sürüldü. Trump’ın İsrail ile çeşitli fikir ayrılıklarının oluştuğu da basına yansıyor. Görüşmede verdiği demeçlerde Trump’ın Erdoğan ile Netanyahu’yu iyice yakınlaştırmaya çalıştırdığı anlaşılıyor. Trump, Gazze’deki savaşı bir an önce sonlandırıp, burayı Gazze halkından arındırıp kendileri açısından ticari kar elde ettikleri bir havza haline getirmeye çalışırken, Netanyahu’nun ise savaşın uzatılmasını istediği görülmektedir. Trump bu yüzden Hamas’ın hızlıca tasfiye edilmesini amaçlıyor. AKP’ye bu açıdan rol verilmişti. İsrail’de ise Filistin savaşına karşı çıkan ve Netanyahu karşıtı güçlü bir kesim bulunuyor. Netanyahu, savaşın sona ermesinin kendi iktidarını tehlikeye atacağının da farkında. ABD ve İsrail, Ortadoğu’da emperyalizme ve Siyonizme karşı direniş gösteren tüm güçleri yıkıp, kendilerine uygun bir bölge dizayn etmek istemektedir.

İsrail, Somali’den bağımsızlığını tek taraflı olarak ilan eden Somaliland’ı “bağımsız ve egemen bir ülke” olarak tanıdığını açıkladı. Somaliland, Afrika Boynuzu’nda yer alan, Yemen Denizi (Aden Körfezi) ve Kızıldeniz’e girişte önem teşkil eden bir bölgedir. İsrail Kızıldeniz’de etkisini artıracak bu hamleyi yaparken, Somali ve Türkiye yetkilileri ise bu durumu uluslararası hukuka aykırı bulduklarını belirtti. İsrail’in bu hamlesi Birleşik Arap Emirlikleri haricinde bölge devletleri tarafından uygun bulunmuyor. Trump da Somaliland’ı tanımak için henüz hazır olmadıklarını belirtti. İsrail’in bu bölgeye hakim olması, Yemen’de bulunan İsrail ve emperyalizm karşıtı direniş güçlerine de Kızıldeniz’de baskın gelme hamlesini doğuracaktır.

İran’da yüksek enflasyon, devalüasyon ve sosyal hakların gerilemesi gibi nedenler sonucunda başkent Tahran’da başlayıp ülkeye yayılan esnafların ve öğrencilerin kitlesel eylemleri de dikkat çekicidir. Batı basını yalnızca protesto gösterilerini vermektedir ancak gösterilere karşı İran rejimine sahip çıkmak için birçok insanın da sokaklara çıktığı görülmektedir. İran Riyali’nin güçlü değer kaybı sonrasında Tahran’da esnafın kepenk kapatması ile başlayan eylemler hızlıca Tebriz, Meşhed, İsfahan gibi büyük şehirlere yansıdı. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan sağduyulu açıklamalar geldiği görülüyor. Pezeşkiyan, “İnsanlar memnun değilse bu bizim hatamızdır. Suçu ABD veya başkalarında aramayın” diyor ve eyleme öncülük eden güçlerle görüşmeler gerçekleştiriliyor. İran devleti bir süredir emperyalist müdahaleye karşı tedbirlerini artırıyor. İran halkının durumu ve İran’da rejimin sorunları gerçek olmakla birlikte tüm bu denklem ABD-Batı emperyalizmi ve İsrail Siyonizmi’nin varlığı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

2026’ya çatışmalarla girildi. ABD emperyalistleri Venezuela’yı ablukaya aldı. Ancak bu ablukada ABD emperyalistlerinin kaybedeceği düşünülüyor. Yılbaşında bile Ukrayna ve Rusya karşılıklı füze atışlarıyla sarsıldı. Çin Halk Cumhuriyeti ABD’nin silahlandırdığı Tayvan adasını kuşatmaya aldı. Tayvan bilindiği gibi BM tarafından Çin’in parçası kabul edilmişti. Bu süreçler Batılı emperyalistlerin aleyhine gelişiyor.

SONUÇ

2026 yılında daha umutluyuz. 2025 bir yandan emperyalist savaşlar ve soykırım saldırıları; dünya ölçeğinde kapitalist düzen nedeniyle artan yoksulluk, sefalet koşulları ile geride bıraktığımız bir yıl olurken; toplumsal mücadelelerin, direnişlerin, hak ve onur kavgasının ve umut veren türlü başarının da moralimizi, coşkumuzu yükselttiği bir yıl olma özelliğiyle geride kaldı. Baskı ve saldırılara rağmen dünyada hala umut verici çok şey bulunuyor! ABD emperyalizmi geriliyor. AB’nin dağılma riski artıyor. Emperyalizme ve Siyonist barbarlığa karşı halkın mücadelesini yükseltebilecek, 2026’yı direnenlerin yılı haline getirebilecek olanaklarımız mevcut. Türkiye bu açıdan dünyada önemli bir güçtür. Bu yılı emperyalizme karşı direnişin, mücadelenin yılı kılmalıyız. Ülkemize, halkımıza ve büyük insanlığa karşı sorumluluğumuz bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.