Haftanın özeti: Türkiye solu, emperyalizmin artçısı durumuna düşürüldü

0
714

Hafta içinde cinsel içerikli kasedi olduğu iddia edilen Muharrem İnce, adaylıktan çekildiğini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dört adaydan biri olan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin adaylıktan çekilmesinin Kılıçdaroğlu’na yarayacağı düşünülüyor. İnce yaptığı açıklamada, “Bunu memleketim için yapıyorum. Bir kanal açmaya çalıştım. Bu kanalı başaramadık. Bahaneleri kalmasın. Yoksa seçimi kaybettiklerinde bütün suçu bize atacaklar. Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekiliyorum.” ifadelerini kullandı. İnce’nin adaylığı özellikle CHP’liler tarafından “oyları böldüğü” gerekçesiyle eleştirilmişti. Kaset olayı eskisen AKP’ye çalışan Gülen Cemaati’nin işi olarak gösteriliyor. 

İktidar, iç savaşa hazır oldukları mesajı vermeye devam ederken Merdan Yanardağ; Kılıçdaroğlu’na karşı suikast yapılacağı iddiasını gündeme getirdi. Suikast timinin Gürcistan’dan Türkiye’ye girdiği bilgisini paylaşan Yanardağ hakkında, “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. 

Sosyalist hareket içindeki bir kesimin üzerine titrediği CHP lideri ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, seçimlere bir haftadan az bir zaman kalmışken NATO’cu açıklamalar yapmaya başladı. Wall Street Journal isimli gazeteye verdiği röportaj, haftanın bir başka önemli gelişmesi oldu. Türkiye’nin NATO ülkesi olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Batı ittifakının ve NATO’nun bir üyesidir ve Putin de bunu çok iyi bilir. Türkiye, NATO tarafından alınan kararlara uymak zorundadır” sözleriyle, seçimi kazanması halinde, ABD emperyalizmi ile AKP’den daha sıkı işbirliği yapacağının altını bir kez daha çizmiş oldu. Kılıçdaroğlu, bu röportajın hemen ardından Twitter hesabı üzerinden Rusya ile ilgili bir paylaşımda bulundu. Kılıçdaroğlu paylaşımda, Rusya’nın kendisinin seçilmemesi yönünde çalıştığını iddia etti. Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışları onun ABD yanlısı olduğu yolundaki iddiaları kuvvetlendirirken; 1 Oy Kılıçdaroğlu’na propagandasına katılan sol güçleri de NATO’cu duruma düşürdü.

Ekrem İmamoğlu’nun Erzurum mitingi sırasında uğradığı saldırı, hafta boyunca konuşulan konulardan biriydi. Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı ve aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olan Ekrem İmamoğlu ve mitinge katılan CHP’liler, Erzurum mitinginde saldırıya uğradılar. Saldırıda birçok kişi hafif yaralanırken, alandaki polislerin saldırganlara müdahale etmemesi dikkat çekti. İktidar cephesi saldırının sorumluluğunu İmamoğlu’na yıkan ve saldırganları teşvik eden açıklamalar yaptılar. Saldırganlar, gelen tepkiler üzerine gözaltına alındı ancak da birkaç gün sonra serbest bırakıldılar. Yaşanan bu saldırının ardından binlerce kişi İmamoğlu’nu havalimanında karşıladı. Miting havasına dönen bu karşılama, İmamoğlu’nun CHP içindeki imajını tazelemiş oldu. 

Erdoğan, seçimler öncesi bir hamle yaparak kamu işçilerinin zam oranını yüzde 45 olarak belirledi ve en düşük işçi maaşı 15 bin lira oldu. Ancak Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’ndan (KESK) yapılan açıklamaya göre, kamu işçisinin eline geçecek net ücret 12 bin 75 lira olacak. Erdoğan’ın bu hamlesinin seçim sonuçlarına nasıl yansıyacağı ise merak ediliyor.

IMF programının mimarı ve 2001 yılında yaşanan ekonomik kriz sonrası göreve getirilen eski Ekonomi Bakanı Kemal Derviş yaşamını yitirdi. Hatırlanacağı üzere Ecevit hükümetinin iş başına getirdiği Kemal Derviş, “kemer sıkma” politikasıyla krizin yükünü halkın sırtına yüklemişti. Bu politikalar Ecevit hükümetinin başını yemişti. AKP iktidara gelirken halkın artan tepkilerini kullanmıştı. 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), AKP iktidarı boyunca yaşamını kaybolan toplam işçi sayısını açıkladı. Yayınlanan rapora göre AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılından bu yana kadar en az 31 bin 131 işçi yaşamını kaybetti. Ölenlerin yüzde birini ise çocuk işçiler oluşturuyor. İSİG, 2023 yılının ilk dört ayına ait raporu da açıkladı. Rapor, 2023 yılı içerisinde hayatını kaybeden işçilerin yüzde 5,12’sinin sendikalı olduğuna; yüzde 94,88’inin ise sendikasız olduğuna dikkat çekti. Aynı rapora göre Nisan ayında ise en az 122 işçi hayatını kaybetti. Her iki rapor, AKP iktidarının emekçiler için nasıl bir tehlike olduğunu ortaya koyuyor.

İç karartan bu rapora rağmen hafta boyunca emekçilerin hak mücadeleleri devam etti. Öne çıkan bazı direnişler şöyle: 

İstanbul Kalkınma Ajansı işçileri, eski zam ve maaş düşürülmesine karşı başlattıkları mücadelenin beşinci günündeler. İşçiler, yaşanan bu hak gasbına karşı mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Eskişehir’de Birleşik Metal-İş sendikasında örgütlenen ve işten atılan Maya Mekanik işçileri direnişlerini dört gündür sürdürüyor. İşten atılan Şişli Belediyesi işçileri, 1274 gündür belediye önünde direnişlerine devam ediyor. Bursa’da bulunan Barutçu Tekstil işçileri, direnişlerinin 202’nci günündeler. Birleşik Metal-İş Eskişehir şubesinin yetki aldığı Maya Mekanik fabrikasında, sendikalı oldukları için işten atılan işçilerin direnişleri sürüyor. AFP Türkiye çalışanı ve Gazeteciler Sendikası üyesi basın emekçilerinin, ücret talebi ile başlattıkları direniş başarıyla sonuçlandı. Gaziantep’te bulunan Yasin Kaplan Halı fabrikasında, sabah vardiyasında patronun telefonları yasaklaması ve girişte toplamak istemesine tepki gösteren işçiler iş bırakarak eyleme geçti. 

Dünya gündeminde de önemli gelişmeler yaşandı.

Suriye Arap Birliği’ne geri döndü. Arap Birliği’ni oluşturan ülkeler ABD’nin uyarı ve tehditlerine rağmen Suriye’yi Arap Birliği’ne yeniden kabul ettiler. Suudi Arabistan ile İran’ın barışması ardından bu gelişmenin yaşanması; Ortadoğu’da Batılı emperyalistlere darbe oldu. 

Demokrat geçinen Batılı güçler Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası’nı mağlup etmesinin 78. yıldönümü kutlamalarına yasaklar getirdiler. Almanya hükümeti Ukrayna savaşını gerekçe göstererek 8 Mayıs kutlamalarına bu yıl da  sınırlamalar ve yasaklar getirdi. 8 Mayıs kutlamalarını yasaklayan bir başka ülke ise Polonya oldu. Polonya hükümeti, Rus büyükelçisinin Varşova’daki anıt mezarlığa çiçek koymasına izin vermedi. Zafer gününde konuşan Putin, Nazi işgali ile Batılı güçlerin Rusya’ya karşı bugünkü tutumları arasında paralellik kurdu ve ülkelerini savunacaklarını belirtti. 

Pakistan’da ABD’nin politikalarına itaat etmediği için görevinden istifaya zorlanan İmran Han, yolsuzluk iddiasıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. ABD’ye karşı “Köleniz değiliz” sözüyle ünlenen İmran Han, görevi sırasında hediye aldığı bazı eşyaları sattığı iddiasıyla suçlanıyor. Han’ın tutuklanması ülkede tepkilere yol açtı ve ülkede gösteriler gerçekleşiyor. 

Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen ve Rusya, İran, Suriye ve Türkiye Dışişleri Bakanları’nın katıldığı Dörtlü Toplantısı, Çarşamba günü sona erdi. Toplantının gündemi ise Türkiye ile Suriye ilişkilerinin normalleşmesiydi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, toplantı sonrasında bir açıklama yayımlayarak; dört ülkenin savunma bakanlıkları ve istihbarat servisleriyle koordinasyon içinde Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkilerin normalleşmesiyle ilgili bir yol haritası hazırlanacağı belirtildi. Bu gelişme seçimlerde Erdoğan’a yarayabilir.

İngiltere’de kraliçe Elizabeth’in ölümünden sonra tahtı devralan oğlu Charles’ın taç giyme töreninde, protestolar gerçekleşti. Londra’da monarşi karşıtı binlerce eylemci, ellerinde “Benim kralım değil” pankartları taşıdı. Gerçekleşen eyleme polis müdahale etti ve eylemcileri gözaltına aldı. Olaylarla ilgili daha sonra açıklama polis, eylem sırasında gözaltına alınan çok sayıda kişinin tutuklandığını belirtti. 

Dünya ve Türkiye’de yaşayan gelişmeler, Odak Dergisi’nin seçimlerle ilgili kaleme aldığı yazıyı desteklemektedir. Halk, bir tarafta Hizbullah’ı ve çeteleri yanına almış olan gerici-faşist iktidar ile diğer yanda ABD emperyalizmine daha sadık hizmet edeceğini ileri süren Kılıçdaroğlu arasında seçime zorlanmaktadır. Kitleler şartlandırıcı propaganda yoluyla güdülecek sürüye dönüştürülüyorlar. Millet İttifakı bir yandan dinci faşist iktidardan kurtuluş vadederken, diğer yandan ise halkı adeta Putin ile Biden arasında seçim yapacakmış duruma düşürmektedir. En kötüsü de bu tutumu sorgulayanlar sol adına linç kampanyasına maruz kalmaktadır. Halkın yükselen direniş azmi bu iki tarafın dışında, anti-faşist ve anti-emperyalist zeminde birleşmelidir. Bu da solun bağımsızlığından geçiyor!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.