Haftanın Özeti: Yeni Yılda Umudun Yolu Mücadele ve Birliktir

0
390

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen hapis cezasının yankıları sürerken, İçişleri Bakanı Soylu’nun İBB’ye kayyum atama girişimi olarak değerlendirilen İBB’ye yönelik “terör” soruşturması haftanın en önemli başlıklarından biri oldu. İmamoğlu, Altılı Masa’nın hukukçularını da yanına alarak düzenlediği basın toplantısında CHP belediyelerine yönelik sistematik bir saldırı olduğunu ifade ederek, Soylu’nun suçlamalarını reddetti. Hemen ardından kameraların karşısına geçen İçişleri Bakanı Soylu da İmamoğlu’nu ikiyüzlülükle suçlayarak, İmamoğlu’nun bir konuda kendisini aradığını ve kişisel bir ricada bulunduğunu iddia etti. Sosyal medya hesabından Soylu’ya cevap veren İmamoğlu, iddiayı yalanlarken, İçişleri Bakanı’nın bu iddiayı ispatlaması durumunda istifa edeceğini de duyurdu.

İmamoğlu’na yönelik hapis cezası kararı ve İBB’ye terör soruşturmasıyla AKP’nin yargıya doğrudan müdahalesi bir kez daha gözler önüne serilmişken, iktidar mahkemelerinden şaşırtmayan bir karar daha çıktı. Gezi Direnişi davasında verilen hapis cezaları istinaf mahkemesi tarafından onandı. İstinaf mahkemesi, Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet ve aralarında avukat Can Atalay’ın da bulunduğu 7 kişiye de 18’er yıl hapis cezasını ‘hukuka uygun’ bularak onadı. Dosyanın önümüzdeki günlerde Yargıtay’a gitmesi bekleniyor.

Gücünü iktidardan alan gericiler yine hız kesmedi. Gün geçmiyor ki kadınların yaşamlarıyla ilgili gerici bir açıklama duymayalım. Diyanet TV’de yayınlanan, “Diyanet’e Soralım” isimli programa katılan Diyanet İşleri Başkanlığı Başkanlık Müşaviri, “Kadınlar yalnız yolculuk edebilir mi?” sorusuna verdiği yanıtta, kadınların yanlarında oğlu, kocası gibi bir “mahremi” yoksa İslami kurallara göre 90 kilometre ve daha fazla mesafeye yalnız gitmelerinin caiz olmadığını buyurdu!

Tarikat bağlantılı Fatih Ahlak ve Maneviyat Derneği’nin sözde “hocası” Ebubekir Akay isimli bir gerici ise yayınladığı videoda, kadınların çarşaf dışında kıyafetler giymelerinin, sosyal medya kullanmalarının, televizyon izlemelerinin “haram” olduğunu anlatırken, erkeklerin cariyeleriyle nikah kıymadan beraber olabileceğini, başkasının cariyesiyle de o kişinin izni varsa nikah kıyarak beraber olabileceğini söyledi. AKP iktidarından aldıkları güçle ön plana çıkan bu gericilere karşı, başta kadınlar olmak üzere tüm kesimlerin laikliği temel talep olarak ele alması ve mücadeleyi yükseltmesi zorunluluk haline gelmiştir.

AKP politikalarıyla yaratılan ekonomik kriz ve derinleşen yoksulluk vatandaşları çaresizliğe sürükledi. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle yurttaşlar sosyal medya gruplarında kendi organlarını satmak için ilan vermeye başlarken, bu kişilerin sayısının gün geçtikçe arttığı ortaya çıktı.

Yoksulluğun en çok etkilediği kesimlerden biri de çocuklar oldu. CHP Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Abdurrahman Tutdere’nin, “Türkiye’de Çocuk Olmak” isimli çalışması, milyonlarca çocuğun maruz kaldığı yoksulluğu gözler önüne serdi. Tutdere’nin çalışması, ülkemizde yoksullukla boğuşan 3 milyon 972 bin çocuğun örgün eğitimin dışında kalarak çalışmaya mahkûm edildiği ve 616 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini ortaya koydu. Çalışmanın en acı kısmı ise çocuklarda görülen kronik açlığa dikkat çeken bölüm oldu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın yayımladığı Açlık Haritası verilerine dayanılarak ortaya konan verilere göre, Türkiye’de 5 yaş altı çocukların yüzde 1,7’si akut yetersiz beslenme, yüzde 6’sı ise kronik yetersiz beslenme ile karşı karşıya. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan çocuklarda ise kronik açlık nedeniyle gelişim geriliği de görülüyor.

Düşük ücret ve hak ihlallerine maruz bırakılan işçilerin cephesinden bu hafta da direniş ve kazanım haberleri geldi.

İzmir Kınık’ta faaliyet yürüten Özyeğin/Fiba Gruba bağlı Polyak Eynez Madencilik’te sendikal faaliyet yürüttüğü için işten çıkartılan Erdoğan Çapaklı’nın işe iade talebiyle maden önünde başlattığı eylem tüm baskılara rağmen devam ediyor. Sendikal faaliyet yürüttüğü için Kod 46 ile işten atılan Çapaklı ve Bağımsız Maden İş Sendikası’nın işe iade talebiyle 31 gündür madenin önünde devam eden direnişine defalarca kez jandarma müdahale etti. Sendika, işten atılan üyeleri işe geri alınana kadar mücadeleye devam edeceklerini duyurdu.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından grevleri yasaklanmasına rağmen geri adım atmayan Bekaert işçilerinin direnişi üçüncü haftasında devam ederken, Tekirdağ’da Petrol İş’in örgütlü olduğu Elba Bant işçileri de toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlanamaması üzerine greve çıktı. Sendika ve işverenin gün boyu süren görüşmeleri sonrası grev kazanımla sonuçlandı.

Bir kazanım haberi de Koç Üniversitesi Hastanesi işçilerinden geldi. Koç Üniversitesi Hastanesi’nde sistematik hale gelen tacize, mobbinge, ağır çalışma koşullarına, taşerona ve düşük ücret dayatmasına karşı sendikalaşınca işten atılan işçilerin 20 gündür süren direnişi kazanımla sonuçlandı.

İstanbul Finans Merkezi’nde Limak Holding’in yüklenicisi olduğu Merkez Bankası şantiyesinde çalışan İnşaat-İş ve Dev Yapı-İş Sendikasına üye işçiler gasp edilen hakları için şantiye girişinde direnişe başladı. İşçiler yılbaşında da direnişlerini sürdüreceklerini ve Limak Holding’in Kavacık’taki Limak Eurasia Luksury Hotel’i önünde olacaklarını duyurdu.

Emeklilikte yaşa takılanların (EYT) yıllardır sürdürdüğü kararlı mücadele ve seçim kaybetme korkusu Erdoğan’a geri adım attırdı ve EYT’de kısmi hak kazanımı elde edildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, çok değil iki yıl önce “İskandinav ülkeleri bu yöntemle battı, ülkeye yük, seçim kaybetsek de yokuz” dediği EYT ile ilgili yeni düzenlemeyi açıkladı. Erdoğan, EYT’de herhangi bir yaş sınırı olmayacağını, bu düzenlemeyle yaklaşık 2 milyon 250 bin çalışanın emekli olacağını söyledi. Yeni düzenlemenin detayları henüz bilinmezken, Ocak ayında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Bir kesim tarafından “bütçeye yük” diye tepkiyle karşılanan EYT kararının hemen ardından AKP patronlara da ‘kıyak’ geçmeyi ihmal etmedi. İşsizlik Sigortası Fonu üzerinden patronlara sağlanan desteğin Cumhurbaşkanı Kararı ile 2023 yılı sonuna kadar uzatıldığı açıklandı.

Dünyadaki gelişmelere kısaca göz atalım:

Erdoğan’ın seçim hamlelerinden biri olarak değerlendirilen Suriye ile ilişkileri düzeltme girişimi kapsamında 11 yıl aranın ardından Rusya’nın aracılığıyla Suriye ile ilk üst düzey resmi temas gerçekleşti. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Suriye Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas ve iki ülkenin istihbarat başkanlarıyla Moskova’da bir araya geldi. Suriye krizi, Suriyeli göçmenler sorunu, terörle mücadele başlıklarının ele alındığı toplantı sonrası görüşmenin olumlu geçtiği ve ‘üçlü formattaki toplantıların devamı konusunda mutabık kalındığı’ açıklaması geldi. AKP’nin El Nusra ile ilişkisini Afrin’e kadar yayması gerçeği ortadayken Suriye ile ilişkilerin ne kadar iyileşeceği büyük bir soru işaretidir.

Ukrayna’da NATO ile Rusya arasındaki savaş onuncu ayını geride bırakırken, ABD’nin peşine takılan Batılı ülkelerin, Rusya’yı savaşta finansman sıkıntısına sokarak, zayıflatmak iddiasıyla Rus petrolüne tavan fiyatı yaptırım kararına Putin’den karşı hamle geldi. Putin tarafından imzalanan kararnameyle, Rus petrolüne tavan fiyat uygulamasına katılanlara petrol ve petrol ürünü satışı yasaklandı. Kararnamede, petrol sevkiyatına yönelik yasağın 1 Şubat itibariyle yürürlüğe gireceği belirtilirken, tavan fiyat uygulayanlara petrol sevkiyatının yalnızca Putin’in özel izniyle gerçekleştirebileceği de vurgulandı. Putin’in hamlesi sonrası ABD’nin kazançlı çıkacağı, Batılı ülkelerin ise yine bedel ödeyeceği görülüyor.

Emperyalistlerin savaş çığırtkanlığının hız kesmediği bir yılı daha geride bırakırken, yeni yılda da aynı saldırganlığı göreceğimiz aşikar. Ülkemizde ise omuzlarındaki ağır ekonomik yüke rağmen, ezenlere karşı emekçilerin, kadınların, gençlerin; gericiliğe karşı laiklik isteyenlerin mücadelesi sürdü, sürüyor. Burjuva muhalefetin bize kurtuluş olarak dayattığı seçim, ülkemizin tek ve son umudu değildir. Kurtuluşun esas yolu mücadeleden geçmektedir. Mücadele eden güçlerin ve toplumun ilerici kesimlerinin yanyana gelerek birbirlerinden güç alması ve mücadelenin gelişip büyüyeceği zemini yaratmak için birlikte çabalaması esas kurtuluş yoludur. Yeni yılı ezilenlerin el ele vererek mücadeleyi yükselteceği umuduyla karşılıyor, halkımızın yeni yılını kutluyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.