İzmir’de “CHP’li Belediye Başkanı Tugay AKP’ye geçecek” iddialarına karşı eylem

0
52

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye katılacağına yönelik iddialara karşı yürüyüş düzenleyip basın açıklaması yaptı. Eyleme İzmir milletvekilleri ile Yeni Parti İzmir İl Örgütü de destek verdi.

Alsancak’taki ÖSYM binası önünde bir araya gelen kalabalık, “Saraya teslim olmayacağız”, “Direne direne kazanacağız” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları attı. Sevinç Pastanesi’ne doğru yürümek isteyen gruba polis izin vermedi; polis aracından “2911’e muhalefet” anonsu yapıldı. Bunun üzerine açıklamayı Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapmaya karar veren kalabalık, gruplar halinde yürüdü. Yürüyüş sırasında bir kısım katılımcı polis barikatıyla çevrildi. Açıklama da polis ablukası altında gerçekleştirildi.

“Halk iradesi transferlerle değiştiriliyor”

Metni okuyan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Türkiye’nin uzun süredir derin bir siyasi, ekonomik ve toplumsal kriz yaşadığını, milyonlarca insanın yoksulluk ve işsizlikle boğuştuğunu, hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının giderek aşındığını söyledi.

Seçimlerden sonra farklı partilerden çok sayıda belediye başkanının AKP’ye geçmesinin bireysel tercihlerle açıklanamayacağını savunan Yılmaz, “Bu başkanlar partilerinin adayı olarak mı seçildi, yoksa kendi isimleriyle bağımsız bir yetki mi aldılar?” diye sordu. Adayların partilerinin kurumsal kimliğiyle seçmen karşısına çıktığını vurgulayan Yılmaz, “Seçmen iradesi kişisel kariyer planlarının ya da siyasi pazarlıkların parçası yapılamaz” dedi.

Geçmişteki milletvekili transferlerinin siyasete olan güveni sarstığını hatırlatan Yılmaz, parti değiştirmenin zamanla ilkeli bir tercih olmaktan çıkıp kişisel koruma arayışına dönüştüğünü belirtti ve aynı anlayışın yerel yönetimlerde tekrarlanmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Tugay’a ilişkin iddiaları da bu çerçevede değerlendiren Yılmaz, “Partinin ne önemi var” denilerek geçiştirilemeyecek bir demokrasi sorunuyla karşı karşıya olunduğunu ifade etti: “Seçmenin tercihinin arkasında belirli politikalar vardır. Kendi yöneticisini seçme hakkının seçim sonrasında başka yollarla aşındırılması kabul edilemez.”

Yılmaz, hukukun üstünlüğünü ve seçmen iradesini savunmayı sürdüreceklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Bu ülkenin geleceğini makam pazarlıkları değil, halkın örgütlü gücü belirleyecek. Toplum yeniden sözünü söyleyecek ve o söz hiçbir siyasi transferle değiştirilemeyecek.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.