Bugün 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü. 2012’de Birleşmiş Milletler kararıyla kız çocuklarının cinsiyetlerinden dolayı maruz kaldığı eşitsizlik konusunda farkındalık yaratmak için kutlanan bir gün.
Ülkemizde uzun yıllardır AKP eliyle uygulanan gerici politikalar, derinleşen yoksulluk, eğitimdeki gericileşme ve niteliksizleştirme politikaları elbette tüm çocukları ama özellikle de kız çocuklarının yaşamını gitgide zorlaştırıyor.
Gerici eğitim politikalarının bir sonucu olarak, zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen Türkiye’de yaklaşık 222 bin kız çocuğu hiçbir şekilde örgün eğitimin içinde yer almadı. TÜİK Ulusal Eğitim İstatistikleri 2025 verilerine göre, ülkedeki 30 ilde kız çocukları ortaokul mezunu bile olamadı. Lise çağındaki kız çocuklarının net okullaşma oranı da ülke genelinde düştü. Okullaşma oranı kız çocuklarında yüzde 83,45 olarak kayıtlara geçti. Genel liselerde açık öğretime kayıtlı öğrenci sayısı 831 bin 985 olurken, bu öğrencilerin 439 bin 439’u erkek, 392 bin 546’sı ise kız öğrencilerden oluştu. Meslek liselerinde de açık öğretime kayıtlı öğrenci sayısı 39 bin 208 olarak kayıtlara geçerken, erkek öğrenci sayısı 23 bin 472, kız öğrenci sayısı ise 15 bin 736 olarak kayıtlara geçti.
Kırsalda da köy okullarının kapatılması ve taşımalı eğitimdeki tasarruf tedbirleri, en çok kız çocuklarını etkiledi. Ulaşım ve hijyen imkânlarının yetersizliği gerekçe gösterilerek, çeşitli baskılarla eğitimden ilk el çektirilen yine kız çocukları oldu. Taşımalı eğitimden yararlanan kız öğrenci sayısı bir önceki yıla göre 35 bin 613 azalarak 385 bin 945 oldu.
Yine TÜİK verilerine göre yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındaki çocuk oranı giderek yükseldi. Verilere göre 7 milyon 866 bin çocuk, yoksulluğun pençesine bırakıldı. Bu oran erkek çocuklarında yüzde 36, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 oldu.
TÜİK evlenme verilerine göre ise 2002’den bu yana Türkiye’de 800 bine yakın kız çocuğu evlendirildi. Kayıtsız ya da dinî nikâhlı birliktelikler ise verilere yansımadı.


























