Delikanlım, iyi bak yıldızlara…

0
47

Şevval Özdemir

Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’ı saygıyla anıyoruz.
 
Türkiye devrimci hareketinin “3 Fidan”ı olarak simgeleşen Deniz Gezmiş’in, Yusuf Aslan’ın ve Hüseyin İnan’ın; 6 Mayıs 1972’de darağacına yürürken sergiledikleri kararlılık, onları yalnızca kendi dönemlerinin değil, Türkiye’de gençlik hareketinin kurucu önderleri arasına soktu. Zaten devrimci gençliğin en önündeki militanları oldukları için idam cezasına çarptırılmışlardı. Belki de darağacına gideceklerini bilerek mücadeleyi seçen; fedakârlık, cesaret ve adanmışlıkla özdeşleşen bir kuşağın güçlü temsilcilerindendi.
 
1960’lı yılların koşulları ve devrimci hareketin liderlerinin çabası ve özellikle de 68 kuşağının mücadelesiyle yaratılan politik iklim, Türkiye’de sosyalist hareketin anti-emperyalist ve yurtsever bir çizgide şekillenmesine olanak sağladı. Bu dönemin en ayırt edici özelliklerinden biri, farklı örgütsel yapılara rağmen gelişen güçlü dayanışma ruhuydu. Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya gibi isimlerle birlikte anılan bu tarihsel an, yalnızca örgütlerin değil, ortak bir mücadele kültürünün de inşa edildiği bir dönemdi. Nurhak’tan Kızıldere’ye uzanan süreçte ortaya konan fedakârlık ve ortaklaşma, bugün dahi üzerine düşünülmesi gereken bir birlik anlayışını temsil ediyor.
 
Fakat maalesef bu tarihsel birikim, sonraki kuşaklara aynı bütünlükle aktarılamadı. Türkiye solu zamanla parçalı, çok rekabetçi ve içe kapanan bir yapıya sürüklendi. Birlik ve dayanışma fikri yerini grupçuluğa ve dar örgütsel hesaplara bıraktı. Bu durum siyasal etkinliği zayıflatmakla kalmadı; aynı zamanda devrimci hareketin toplumsal bağlarını da etkiledi. Egemen güçlerin bu parçalanmışlıktan faydalanarak hareketi etkisizleştirmesi ise bu koşullarda engellenemez hâle geldi.
 
Bugün ise hem Türkiye’de hem dünyada anti-emperyalist duyarlılıkların yeniden yükseldiği bir döneme girilmiş durumda. Bu gelişme, geçmişte zayıflatılan mücadele hattını yeniden kurma açısından tarihsel bir imkân sunuyor. Bu noktada yurtsever ve devrimci bir öznenin birleştirici rolü yeniden önem kazanıyor. Anti-emperyalist bir hattın yeniden inşası, kaçınılmaz olarak emperyalist sistemin güncel araçlarına ve kurumlarına karşı açık bir tutum almayı gerektirir.
 
NATO Zirvesi gibi toplantılar, yalnızca diplomatik temaslar olarak değil, küresel güç dengelerinin ve bölgesel politikaların şekillendiği alanlar olarak değerlendiriliyor. NATO’nun genişleme politikaları, Avrupa’dan Ortadoğu’ya uzanan coğrafyada güvenlik, istikrar ve güç dengeleri üzerine yoğun tartışmaları beraberinde getiriyor. Egemen sınıfların emperyalist sistemle kurduğu bağımlılık ve ihanet ilişkileri çerçevesinde; devrimci hareket açısından temel meselelerden biri, bağımsızlık, eşitlik ve halk egemenliği gibi taleplerin güncel koşullarda nasıl yeniden şekilleneceği sorusu öne çıkıyor. 6 Mayıs’ın anlamı da tam olarak burada güncelleniyor. Tarih yalnızca geçmişte yaşanan bir anı değil, aynı zamanda bugünün mücadelesiyle kurulan bir bağdır.
 
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yaşamı ve mücadelesi, kişisel çıkarların tümüyle ötesine geçen bir etik ve politik duruşun ifadesiydi. Samsun’dan Ankara’ya uzanan yürüyüşlerden işçi eylemlerine, başta Filistin halkıyla olmak üzere uluslararası dayanışma örneklerinden anti-emperyalist tutumlarına kadar uzanan pratikleri, söz ile eylem arasındaki uyumun güçlü örnekleri olarak hafızaya kazındı. Onlar için bağımsızlık, yalnızca bir söylem değil; somut bir mücadele programıydı.
 
Mesele, yalnızca anmak değil; anlamak ve yeniden şekillendirmektir.
 
3 Fidan’ı bir kez daha saygıyla anarken, onların temsil ettiği değerleri bugünün dünyasında nasıl ileriye taşıyacağımız sorusu, önümüzdeki en temel sorumluluk olarak durmaktadır.

“su gibi, rüzgâr gibi, yıldızlar gibi bir türkü söylüyor,
yıldızlar gibi
          rüzgâr gibi
                      su gibi bir türkü.
Bu türkü diyor ki, Korkumuz yok!
İnmedi bir gün bile gözlerimize
bir kış akşamı gibi karanlığı korkunun.
Bu türkü
    diyor ki,
Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz
ölümün önünde sigaramızı.”

 Nazım Hikmet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.