Haftanın Özeti: Şapkadan İmamoğlu çıktı

0
450

Yargı İmamoğlu’na darbe vurunca o da Akşener ile birleşerek Kılıçdaroğlu’na darbe vurdu.

AKP yargısının Ekrem İmamoğlu’nu cezaya çarptırma kararı kafaları karıştırdı. Apaçık adaletsiz ve garip karar Ekrem İmamoğlu’nu adeta Erdoğan’ın birinci rakibi duruma getirdi. ABD ve AB basını, Ekrem İmamoğlu’na “Erdoğan’ın bir numaralı politik rakibi” sıfatını verdi. Bu sıfat Kılıçdaroğlu’nun ABD ve AB tarafından tasfiye edilmesi anlamına gelmekteydi. Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını istemediğini defalarca ima etmiş olan Meral Akşener yargı kararını fırsat bilerek Ekrem İmamoğlu’yla el ele Saraçhane’de gösteri yaptı.

Ekrem İmamoğlu’na yargı darbesi, birdenbire Kılıçdaroğlu’na darbeye dönüştü. Kılıçdaroğlu’nun birleştirdiği sağ, onu bir kez daha saf dışı etti. Kılıçdaroğlu’nun savunduğu ABD ve AB onu bir kez daha öteledi. ABD, AB ve Altılı Masa Türkiye’ye lider olarak İmamoğlu’nu işaret ediyor. Kılıçdaroğlu hem partisi hem 6’lı Masa’sı hem ABD’si hem AB’si ile her taraftan reddediliyor. Sağcılık, Amerikancılık, NATO’culuk Kılıçdaroğlu’nun yükselmesine yetmedi. Onu adeta gizlediği Alevi kökeniyle vurdular. Altılı Masa Kılıçdaroğlu’nu bile kaldıramayacak kadar sağcı olduğunu ortaya koydu.

İmamoğlu’nun aldığı cezanın temyizden dönmesi olasılığı kafaları iyice karıştırdı. Kaybedeni AKP ve Kılıçdaroğlu olan inanılması zor bir operasyon gerçekleşmiş görünüyor. Ekrem İmamoğlu’nu öne çıkarma operasyonunun öncesinde belli hazırlıklar yapıldığı iddiaları da bulunuyor. Bir halkla ilişkiler operasyonu izliyoruz.

Vakıf yurtlarında yaşanan her istismarı görmezden gelen iktidarın temsilcileri İsmailağa Cemaatine bağlı Hiranur Vakfı’nın merkezinde ufacık bir kız çocuğunun cinsel, fiziksel ve ruhsal işkenceye maruz kalmasında da aynı şeyi yaptı. Vakıf yurtlarında istismar edilen onlarca çocuk için “bir kereden bir şey olmaz” diyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “Bunlar son derece insani ve her zeminde, her toplumda karşılaşılabilecek meseleler” açıklaması ile istismarın sıklıkla yaşandığı tarikat merkezlerini korumaya devam etti.

Aynı süreçte, Milli Eğitim Bakanlığı, bakanlık aracılığıyla çocukların cemaat ve tarikatların eline teslim edilmesini sağlayan yeni protokoller imzaladı.

Kamu imkânlarını tarikat ve vakıflara sunan, devletin eğitimden kademe kademe çekilerek dinselleşmenin önü açan bu protokoller iptal edilmelidir.

Çocuk istismarı skandalını ortaya çıkaran gazeteci Timur Soykan gericilerin hedefi olurken, suçu işleyenlerin üzerine gidilmesi günler aldı. Toplumda oluşan tepkinin büyümesi ile çocuk istismarının yaşandığı Hiranur Vakfı’ndan, vakfın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel ve istismarcı Kadir İstekli tutuklandı.

Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı metal iş kolunda alınan grev kararının ardından grev yasağı geldi. Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Bekaert İzmit Çelik Kord Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne ait Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki işyerinde Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından alınan grev kararı ile Bekaert Kartepe Çelik Kord Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne ait Kocaeli’nin Kartepe ilçesindeki işyerinde Özçelik-İş Sendikası tarafından alınan grev kararı, “Milli güvenliği bozucu nitelikte” görüldüğünden 60 gün süreyle ertelendi.

Birleşik Metal-İş yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı yine tercihini sermayeden yana kullandı. Kocaeli’deki Bekaert işçisinin grevini yasakladı. İşçiler bu hukuksuz grev yasağını tanımayacak, Anayasa’nın ve uluslararası kabul edilen yasaların kendisine verdiği hakkı kullanarak yasal grevini başlatacaktır” dedi.

Birleşik Metal-İş üyesi işçiler fabrika içinde bir araya gelerek “Bu işyerinde grev var” pankartı açtı. Fabrika bahçesinde yürüyüş yapan işçiler sık sık “İsyan, grev direniş”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “İşçiler açken patronlara huzur yok!”, “Patronların kölesi olmayacağız!” sloganlarını attı. Alkışlarla fabrikadan çıkan işçiler fabrikanın giriş kapısına hazırladıkları pankartı astı.

Hollanda Dışişleri Bakanı Wopke Hoekstra, Ukrayna’daki suçlar için teklif edilen “özel mahkeme” için ev sahipliği yapabileceklerini açıkladı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya’nın Ukrayna’da işlediği suçları soruşturmak için “özel mahkeme” kurulmasını teklif ederek, AB’nin bu konuda uluslararası toplumla çalışmaya hazır olduğunu bildirmişti. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Rusya’nın “saldırı suçu”nu kovuşturamayacağını işaret eden Von der Leyen, “Rusya’nın saldırı suçunu soruşturmak ve kovuşturmak için Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen özel bir mahkeme kurmayı teklif ediyoruz” demişti.

Rusya söz konusu mahkemenin kurulması durumunda meşruiyet kazanamayacağını açıklamıştı.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Alman Ekonomik İlişkiler Doğu Komitesi’nin 70. yıl dönümü etkinliğinde yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki savaşın sona ermesi durumunda Rusya ile ekonomik işbirliğinin yeniden başlayabileceğinin sinyalini verdi. Rusya’nın savaşın sona ermesinden sonra da Avrupa Kıtası’nın en büyük ülkesi olmaya devam edeceğini söyleyen Scholz, bu dönem için hazırlık yapmanın merkezi önemde olduğunu dile getirdi. Scholz, “Açık olan bir şey var, şu anda sahip olduğumuz ilişkiler geriye gitti. Ancak savaşı sona erdiren bir Rusya’nın ve kendileri için farklı bir gelecek arzulayan Rus vatandaşlarının, başka bir zamanda yeniden ekonomik işbirliğine başlamanın mümkün olabileceği şansına da ihtiyaçları var” ifadelerini kullandı.

Avrupa’da halk hareketleri bu hafta da gündemdeydi. Geçtiğimiz hafta sonunda İskandinavya ülkeleri dahil bir çok ülkede hayat pahalılığına karşı gösteriler yapıldı.

Eylemlerin daha yoğun olduğu İngiltere’de grev dalgasına hemşireler de katıldı. İngiltere’de artan hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında değişik iş kollarının maaş artışı talebiyle başlattığı grev dalgasına Ulusal Sağlık Sistemi’nde (NHS) kilit öneme sahip hemşireler de katıldı. Ülke çapında 300 binden fazla üyesi bulunan RCN (Royal College of Nursing) Sendikası’nın 106 yıllık tarihinde ilk kez yaptığı grev oylamasında, hemşirelerin büyük çoğunluğunun greve gidilmesi yönünde oy kullanmasının ardından iş bırakma eylemi başladı. Yaklaşık 100 bin hemşirenin katıldığı grev nedeniyle birçok randevu ve ameliyat iptal edildi. Hemşireler, talepleri karşılanmadığı taktirde 20 Aralık’ta da greve gideceğini açıklarken, İngiltere ve Galler’de maaş zammı ve çalışma koşullarındaki anlaşmazlık nedeniyle 10 binden fazla ambulans personeli ve acil servis çalışanları da 21 ve 28 Aralık’ta greve gidecek. Öğretmenler, otobüs şoförleri, liman işçileri, gazeteciler, kamu personelleri, ceza avukatları; demir yolu, havalimanı, üniversite, havacılık ve posta servisi çalışanları gibi çok çeşitli meslek gruplarının yaptığı grevler ile birlikte başta başkent Londra olmak üzere ülke genelinde sıklıkla düzenlenen gösteri ve yürüyüşlerde hükümetin ekonomik politikaları protesto ediliyor.

AB Rusya’ya karşı yeni bir yaptırım paketi açıklarken Rusya, Asya ülkeleriyle ilişkilerini kuvvetlendirmeye çalıştı. Erdoğan, Putin’in onu Esat ile barıştırma planına yanaşıyormuş yolunda daha kuvvetli izlenimi verdi ve Ortadoğu’daki Batılı işgalcilere karşı Irak, İran, Suriye, Türkiye ittifakının kurulması gerektiğini belirtti.

Ukrayna’daki savaş NATO ile Rusya’nın doğrudan karşı karşıya gelmesi riskini artırıyor. Türkiye’de sıkışan Erdoğan ABD ve Batılı güçleri, kendisini desteklememeleri halinde Suriye ile barışmakla ve Rusya-Çin-İran ittifakına katılmakla tehdit etmeye devam ediyor. Batı dünyasının Rusya karşısında kurduğu birlik sallanıyor. Türkiye’de burjuva siyasetin de Batılı emperyalistlerle ittifak halinde her an her oyuna hazır olduğu görülüyor. Türkiye’de aktif ve birleşik bir sol hareket gelişmediği sürece egemen güçler oyun üstüne oyun oynamaya devam edeceklerdir. Burjuva partilerinden umut bekleyenler bu şartlar altında çok daha büyük hayal kırıklığına uğrayacaklar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.