ZİNDAN İLE CEZAEVİ 

0
388

Hiç düşündünüz mü, “Zindan ile Cezaevi”  kavramları arasında ne fark var; bu iki sözcük size ne düşündürüyor? 

Kavramlar tarihsel bir zaman içinde doğup, gelişerek bir şekil alırlar.

Mesela aynı karında taşındık anlamına gelen “karındaş” sözü zaman içinde dönüp “kardeş” haline gelmiş. 

Ser, baş demek, best ise bağlı anlamına geliyor; ser+best: sözcük bileşkesi olarak “başı bağlı” demek. 

Peki, serbest sözü nasıl oluşmuşta bu günkü anlamına gelmiş? 

Eskiden şehir devletlerinin etrafı surlarla çevriliymiş. Surlarla çevrili olan şehir devletlerine kapıları dışında bir yerden girilemezmiş. Şehir devletinin kapısına gelen kişiye, mesleğin ne, şehre girince ne iş yapacaksın diye sorulurmuş. Eğer, şehrin giriş kapısına gelen kişinin şehirde çalıştığı bir işi olduğunu gösteren belgesi, ya da mesleğini gösteren ustalık belgesi varsa şehre alınır, bunun başı bağlı, şehirde baş gezip, şehir sakinlerine sıkıntı vermez denilirmiş; böylece günümüzdeki “vizesi olan adam” anlamında “serbest” tabiri oluşmuş. 

Eski Türk toplumunda insan kadın ile erkeğin bileşkesi olarak düşünülüyor olmalı ki, kadın erkeğe erkek de kadına “YARIMSIN” dermiş, bu iki yarım birleşince tüm olup, insanı oluştururlarmış, bundan dolayı da  “Yarimsin” sözü çıkmış. 

Tabirlerin, sözcüklerin böylesi bir gelişim evrimi var. Mesela “Nan” ekmek demek. Nan+kör iyilikten bilmez, yediği ekmeği görmez anlamında bir kavram oluşturmuş.

Bu bağlamda cezaevi kavramı ile zindan kavramını da düşünelim. 

Zindan, eskiden devletlere hükmedenlerin yani padişah ya da kralların  sevmediği kişiye eza, ceza olsun diye attırdığı yere zindan denirmiş. Zindan bir zulüm hane olarak bilinçlere kazınmış. 

Zamanla devletler gelişmiş, halkın mücadelesi sonucu, devleti yönetenlerin keyfiliğine sınırlar getiren hukuk sistemleri oluşturmuş; bunların en çok bilineni “Magna Carta’dır” – Magna Carta Libertatum (Büyük özgürlük sözleşmesi) 1215’ de imzalanmış. Böylece gelişmiş devletlerde suça göre ceza veren kurullar, kurumlar yani hukuk sistemleri ile mahkemeler oluşmuş. Böylece, yazılı hukuka göre insanların yargılandığı mahkemede yargılanıp caza alan kişinin cezasını çekeceği yere de “cezaevi” denmiş. Var olan yazılı hukuka göre yargılanıp, suçuluğu (suçlu olduğu) mahkemece sabit görülüp, suçlu olduğuna mahkemece karar verilen kişiler, cezalarını çekmeleri için cezaevlerine atılmışlar. 

Zindan ile cezaevi arasında böylesi bir farkı var. 

Şimdi soru şu: Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Osman Kavala gibi aydınlar cezaevinde mi yoksa zindanda mı yatıyorlar? Bence bunlar cezaevinde değil zindanda yatıyorlar bu Türkiye’nin tarihsel olarak ne kadar geriye gittiğini gösteren en açık göstergedir. 

Rıza Aydın 

Eylül 2023

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.