Hüseyin Cevahir’den Neler Öğrenebiliriz?

0
32

Ş. Mert Arslan

alnını dağ ateşiyle ısıtan
yüzünü kanla yıkayan dostum
senin uyurken dudağında gülümseyen bordo gül
benim kalbimi harmanlayan isyan olsun

şimdi dingin gövdende
uğuldayan sessizlik
bir gün benim elimde
patlamaya hazır volkan olsun“

68 kuşağının devrimci önderlerinden Hüseyin Cevahir 55 yıl önce bugün İstanbul Maltepe’de Mahir Çayan ile sığındıkları evde 3 günlük kuşatmanın ardından omuz omuza çarpışarak vücudunda 25 kurşunla canice katledildi. Onun mücadele azminden, cesaretinden, dayanışmacı kişiliğinden öğrenip Arkadaş Zekai’nin de dediği gibi patlamaya hazır volkanlar olmalıyız.

Arkadaşlarının aktardıklarına göre (1, 2) öne çıkan özelliklerden biri, sert politik atmosferin içinde bile gösterişsiz kalabilmesiydi. Kendisini merkeze koyan bir anlayış yerine, ortak mücadelenin sıradan bir parçası gibi davranıyordu. Halkla ve arkadaşlarıyla iletişimde üstencilikten uzak, kibar, mütevazi yaklaşımı her zaman dikkat çekmiştir. Bu sebepledir ki Cevahir sadece devrimci çevreler tarafından değil tüm halk üzerinde büyük etki yaratmıştır ve katledilişinden yıllar sonra bile anılmaktadır. Kapitalist düzenin getirisi yoz ilişkilerde olanın aksine Cevahir’in insanlara yaklaşımı son derece samimi ve dayanışmacı olmuştur. Cevahir’in bu yönünü devrimciler olarak örnek almayız.

Entelektüel tarafı da belirgin olan Cevahir, sanatsal- kültürel çalışmalar da gerçekleştirmiştir. Şiirler, öyküler ve politik yazılar yazardı. Yazılı ve teorik alanlarda kendini geliştirmiştir fakat mücadelenin gerektirdiği görevlerden de hiçbir zaman kaçınmamıştır. Faşizmin tutsaklık, işkence ve ölüm ihtimalini devrimciler için sıradanlaştırdığı bir dönemde Cevahir ve arkadaşları devrim uğruna militanca bir mücadele vermişlerdir. Kendisin de yazdığı gibi „Her devrimcinin görevi devrim yapmaktır.“

Sayabileceğimiz bunlara benzer birçok özelliğinden belki de günümüzde en çok örnek almamız gereken Efraim Elrom’un cezalandırılması eyleminde net bir biçimde görebileceğimiz dayanışmacı tavrıdır. Üç fidanın katledilmesine engel olabilmek amacıyla Mahir, Hüseyin ve Ulaş’ın İsrail başkonsolosu Elrom’u beraber kaçırmaları, THKO’daki yoldaşları ile dayanışmak için nasıl gözlerini kırpmadan fedakarca hareket edebildiklerini bizlere gösteriyor. Cevahirler politik faaliyet içerisinde devamlı birleştirci bir rol oynamaya gayret etmişlerdir. Elrom’un cezalandırılmasında Cevahir’de görebileceğimiz tarafı yalnızca politik kararlılığı değildi; aynı zamanda yoldaşlık ilişkisini mutlak bir sadakat duygusuyla yaşamasıydı. Dayanışma, onun için sırf teorik bir kavram değil yaşamsal bir ilkeydi.

Katledilişinin 55. yılında Hüseyin Cevahir’i saygıyla anıyoruz.

„Devrimci iktidar uğruna Türk ve Kürt devrimciler, bütün yurtseverler omuz omuza çalışmalıdırlar.” -Hüseyin Cevahir


1)https://odakdergisi2.com/huseyin-cevahiri-anmak/

2)https://odakdergisi2.com/cevahirler-yuksekten-ucar/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.