Haftanın Özeti: Deprem dayanışmasında “birlik” tarihsel görevi hala ortada duruyor

0
434

Bir kabusun içine düştük, bir türlü kurtulamıyoruz. Felaketlerin biri bitmeden diğeri üstümüze yağıyor. Daha depremde ölenleri tamamen göçükten çıkaramamış, şans eseri hayatta kalmışların içine girebileceği çadırları bile temin edememişken bir de sel felaketi Güney Doğu’yu vurdu. Bilimin verilerini dikkate alma gereği duymayan iktidar bu kez de Meteoroloji’nin uyarılarını umursamayınca bakanlığın açıklamalarına göre Adıyaman ve Şanlıurfa’da 17 kişi öldü. Biz biliyoruz ki rakamlar her zaman iktidarın açıkladığından bir kaç kat daha fazladır. Bu yıkım karşısında sahibinin sesi Vahit Kirişçi, “Evet sel 15 canımızı aldı ama toprak da suya kavuşmuş oldu” dedi. Özetle 21 yıllık AKP iktidarının en önemli gerçeği felaket sonucu ölümlerin ne yazık ki sıradanlaşması, ikinci önemli gerçeği ise çürümedir.

Baktığı her yeri rant olarak gören iktidar felaketlerin baş sorumlusudur ve halen felaketleri yeni rant fırsatı olarak değerlendirmektedir. Diploma, rapor, belge vs. sahteliklerini gördük. Bağışlanan kanların, üretilen çadırların hatta vatandaşın deprem bölgesine gönderdiği giysilerin bile Katar’a satıldığını gördük. Ülkenin her yerinde oluşan deprem fobisinden kurtulmak için insanlar binalarının dayanıklılık analizini nasıl yaptıracaklarını araştırırken; bu hiçbir analiz yapılmadan sahte raporlar verildiğini de bu hafta gördük. İstanbul’da Milli Eğitim Müdürlüğü’nün özel eğitim kurumlarından deprem dayanıklılık raporu istemesi üzerine raporları hazırlayan bir şirketin yetkilisi hazırladıkları raporların sahte olduğunu itiraf etti. İhaleler yandaş şirketlere verilince yandaş şirket yetkililerinin yaklaşımı da “Artık herkes biliyor Milli Eğitim’in salak olduğunu. Hani bu raporu istiyorlar da raporda bu hesap yanlış, şu yanlış demiyorlar” şeklinde olabiliyor.

Bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen depremin ilk haftası deprem bölgeleri için konut ihaleleri yapılarak inşaatlarına başlandı. Bir yandan konut yapımı için tarım arazileri kullanılmaya devam ederken, kaşla göz arasında ormanlar bir kez daha rant alanı olarak yağmaya açıldı. Orman alanı içinde maden aranması bir handikap iken; ‘özel sektörün bunlar için gerekli tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine izin verilmesi’ başlığı altında özel sektöre peşkeşe başka bir boyut kazandırıldı… Aynı teklifin içine “yapısı bozulmuş alanları rehabilite maksadıyla bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için bakanlık özel sektöre ihale verebilecek” ibaresi eklendi. Özetle bu teklif ile AKP depremin harfiyatını yandaş şirketler aracılığıyla ormanlık alanlara boşaltacak, kalan üç beş ağacı da böylece katlederken yıllarca düzeltilemeyecek bozulmalara devam etmiş olacak.

Sadece toplumsal çürümüşlük değil altyapının çürümüşlüğü de ülkenin her yerinde hergün kendini biraz daha fazla hissettiriyor. Eskiden kar yağışı nedeniyle okullar tatil edilirdi. Artık depremler ve seller nedeniyle hemen hergün bir ilde okullar kapatılıyor. Ülkede hiç kapanmayan tek şey iktidarın kırıcı, dökücü, hakaret dolu tehditkar çenesi.

Bunca ihanete ve yıkıma rağmen AKP halen seçimin güçlü iki adayından birisi ve bu seçimler bıçak sırtında geçecek gibi görünüyor. AKP bir yıldır seçimi kazanmaya yönelik hazırlıklarını sürdürüyor. Seçim kanununda onca değişiklik yapıldı. Şimdilerde ise uygulamaya yönelik bir çok kritik adım atılıyor. Muhalefetin; “hepsinden haberdarız, gereken tedbirleri alıyoruz” söylemleri ise ne yazık ki pek güven vermiyor. Değişen kanun maddelerini seçimden sorumlu parti örgütleri büyük ölçüde ya bilmiyor ya da umursamıyor. Deprem bölgesindeki kayıpların sayısı belli değil. Bu kayıplara seçimde oy kullandırılmasını önlemek için bir planlama var mıdır, o da belli değil. Deprem bölgesinden taşınmış olanların ikametgah bildirimi için 9-17 Mart gibi çok kısa bir zaman aralığı tanındı. Bu süreyi kaçıranlar nüfus müdürlüklerinden başvuru yapacaklar ve milyonlarla ifade edilen depremzedelerin önemli bir kısmının bundan haberi bile yok. Seçmen listeleri yakında askıya çıkacak ve sadece 12 gün askıda kalacak. Muhalefet partilerinin bu sürede binalardaki sahte seçmenleri tespit etmek için bir planlaması, çalışması var mıdır, belli değil. 75 ülke ve 156 temsilcilikte oy sandığı kurulurken YSK bunlara 15 yeni ülkenin eklendiğini açıkladı. Bunlar içinde bulunan Afganistan, Pakistan, Nijerya, Tanzanya gibi ülkeler tarikatların güçlü örgütlenmeler yaptığı ülkeler. Muhalefetin oralardaki oyları nasıl kontrol edeceği de şimdilik muamma. Tüm enerjilerini adaylık yarışına vermiş durumdalar. Seçimleri organize eden ekipler ise sandık kurullarını nasıl oluşturacaklarına kafa yorarken seçim gününe kadar yaratılacak hukuksuzlukları pek dikkate almamakta. Ve ne yazık ki tepede kurulmuş olan ittifak yerelde pek kurulamamış durumda. Partiler birbirinden bağımsız çalışmaktalar. Dolayısıyla daha önceki seçimlerde yaşanan zaaflar da büyük ölçüde devam etmekte.

AKP ise bir yandan elindeki devlet gücüne dayanarak mevzuatla oynarken diğer yandan da yeni ittifak ortaklıkları oluşturuyor. İşine geldiği zaman HDP’ye gülücük atan, işine gelmediği zaman terör uzantısı olarak değerlendiren ve bunu muhalefeti manipüle etmek için kullanan AKP, bizzat Hizbullah tarafından kurulan Hüda Par’ı ittifak ortağı olarak aldı.

Hizbullah, kontrgerilla tarafından desteklenerek kurulan, 1991-2000 yılları arasında, içlerinde Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ve İslamcı feminist yazar Konca Kuriş’in de olduğu onlarca insanı öldüren bir terör örgütüdür. Türkiye çivili sopalarla insanların öldürülmesini, domuz bağlarıyla insanların diri diri gömüldüğü mezar evleri bu örgütün eylemleriyle tanıdı.

Menzil Tarikatı da seçimlerde AKP’yi destekleyeceğini açıklayanlardan. Diğer tarikatlerin destek açıklamaları da sırayla gelecektir. Sonuç olarak bir tarafta şeriat çağrısı yapanlarla birlikte ülkenin yıkımında baş sorumlu AKP, diğer tarafta demokrasi vaadi sunan tüm muhalefet. Ve halen seçimler bıçak sırtı.

Kemal Kılıçdaroğlu ile HDP randevusu “yoğun program” gerekçesiyle ileri bir tarihe ertelendi. Bu nedenle HDP’nin cumhurbaşkanlığı adaylığında Millet İttifakı’nı destekleyip desteklemeyeceği bu hafta da netleşmedi. Emek ve Özgürlük ittifakı arasındaki çatlak ise HDP’nin tek liste ısrarından vazgeçmesiyle giderilmiş oldu.

Öte yandan AYM, HDP’nin hazine yardımına koyduğu blokajı kaldırırken; seçim sonrasına ertelenmesi istenen sözlü savunma talebini ise 11 Nisan’a erteledi. Bu kararı riskli bulan HDP seçimlere Yeşil Sol Parti’den girmeye hazırlanıyor.

Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenlerinden EMEP; Emek ve Özgürlük İttifakı ile Sosyalist Güç Birliği’nin seçimlere yanyana girmesi için Sosyalist Güç Birliği’ne çağrı yaptı.

Hemen her günü bir acı olayı anarak geçiriyoruz. Bazı günlere ise birden fazla acıyı sığdırmak zorunda kalıyoruz. 12 Mart, Gazi Katliamı’nın yıldönümü. 16 Mart ise 7 öğrencinin öldürülmesi ve Halepçe Katliamı’nın yıldönümü.

12 Mart 1995’te de Alevi vatandaşların çoğunlukta olduğu Gazi Mahallesinde 3 kahve ve bir postanenin taranması sonucu başlayan olaylarda 22 kişi öldürülmüştü. Soruşturma açılan 20 polisten 18’i beraat ettirilmiş 2’sine de sadece 4 yıl 32 ay hapis cezası verilmişti. Katliamın yıldönümü dolayısıyla Gazi Cemevi önünde toplanan binlerce kişi katliamın yaşandığı eski karakola yürüdü. Burada yapılan basın açıklamasında Gazi Katliamı için adalet talebi yinelendi.

Bir süredir Rusya’nın Türkiye ile Suriye arasında arabulucuk yaptığı iddia ediliyordu. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad; Türkiye’nin Suriye topraklarından tamamen çekilmesi koşuluyla Erdoğan ile görüşebileceğini açıkladı.

Çin’in arabuluculuğunda İran ile S. Arabistan arasında diplomatik ilişkiler yeniden başlatıldı. Ortadoğu’ya hoşgeldin Çin! Bu olay ABD egemenliğinin gerilemesinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Tunus’un ise Suriye’deki rejim sorununun yalnızca Suriyelileri ilgilendirdiği yeni aklına gelmiş. Tunus cumhurbaşkanlığı, iki ülkenin karşılıklı büyükelçiliklerinin bulunması gerektiğini açıkladı. Yakında büyükelçi atamalarının yapılması bekleniyor.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) hazırladığı küresel silah transferi raporuna göre 2022’de Avrupa ve ABD’den Kiev yönetimine yüksek miktarda silah ve askeri yardım akışı gerçekleşti. Rapora göre Ukrayna, 2022 yılında dünyanın en büyük 3. silah ithalatçısı oldu.

Emek cephesine baktığımızda Avrupa’da Yunanistan ve özellikle Fransa’daki direnişler öne çıktı. Yunanistan’da tren faciasının ardından ”ölülerin sesi olacağız” sloganı ile ikinci kez grev yapıldı. Fransa’da mezarda emeklilik yasasına karşı hükümetin ısrarı ve emekçilerin direnişi sürüyor. Fransa Başbakanı Elisabeth Borne, iki aydır ülke genelinde grev ve kitlesel protestolara neden olan emeklilik yaşının yükseltilmesine ilişkin yasa tasarısının Ulusal Meclis’te oylamaya sunulmadan onaylanması için Anayasa’nın özel maddesinin kullanılacağını açıkladı. Karar sonrası binlerce kişi protesto için sokaklara çıktı. Paris’te Concorde Meydanı’nda ateş yakan protestoculara polis göz yaşartıcı gazla müdahale etti ve gözaltına alınanlar oldu.

Ülkenin en büyük işçi sendikaları konfederasyonlarından CGT Başkanı Philippe Martinez, basına yaptığı açıklamada “Yasa geçse de mücadelemiz sürecek” dedi… Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un seçim vaatleri arasında yer alan “emeklilik reformu”nun hayata geçirileceğinin açıklandığı 10 Ocak tarihinden beri yasa tasarısına karşı ülke genelinde bir çok kez grev ve protestolar düzenlendi. Temizlik işçilerinin sürdürdüğü grev nedeniyle Paris’te cadde ve sokaklarda çöp yığınları oluştu.

Türkiye’den emek haberlerinden biri aile hekimlerinin mağduriyeti. Sağlık Bakanlığı deprem bölgesindeki aile hekimlerinden çalışamadıkları günler için ücretlerinden 8 bin lira civarında kesinti yaptı. Büyüyen tepkiler üzerine karar geri alındı.

Depremzedelerle dayanışma amacıyla gittiği deprem bölgesinden döner dönmez darp edilen ve ardından da kavgaya karıştığı gibi uydurma bir gerekçeyle işten atılan Serkan Yılmaz, arkadaşlarının ve sol güçlerin desteğiyle direnişine kararlılıkla devam ediyor. Hafta içinde Enver Aysever’in haber programının (Bay Kemal kararlı: 418 milyar geliyor! | Enver Aysever ile Ayrıntılar) konuğu olan Serkan Yılmaz benzeri durumda işten atılan Ümit Şimşek gibi işçilerle bir araya geliyor.

Altındağ Belediyesi işçileri eşit işe eşit ücret mücadelesi veriyor. Altındağ Belediyesi ve Hizmet-İş arasında yapılan yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, işçiler düşük ücrete karşı sendikayı grev kararı almaya çağırdı.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1831 işçiyi etkileyen TİS sürecinde anlaşma sağlanamadı. Üstelik işveren, sendika yöneticisi Nazım ÖZKAN’ı işten çıkardı. İşçiler basın açıklaması yaparak usülsüz işten çıkarma iptal edilip talepleri kabul edilmezse pazartesiden itibaren üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını kamuoyuna duyurdular.

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi yemekhane çalışanları ise sendikaya üye oldukları için işten çıkarılmıştı. İşçiler basın açıklamasıyla işe iade taleplerini dile getirdiler. Hastane yönetimi sendikadan istifa etmeleri halinde işe geri alınacaklarını söylerken, işçiler sendikalı halde iade talebinde bulunuyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ şirketinde örgütlü Genel-İş Sendikası ile Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası (SODEMSEN) arasındaki yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde arabulucu sürecinde de anlaşmaya varılamadı. Anlaşma sağlanamazsa grev süreci başlayacak. Benzer süreç İZELMAN’da da devam ediyor.

Büyük depremin üzerinden bir aydan fazla zaman geçtiği halde Türkiye çapında bir deprem dayanışması ne yazık ki kurulmuş değil. Sol örgütler konuyu maalesef kendi grupları ile sınırlı ele alıyorlar. Bu konuda bütün solu kapsayan bir bakışın ve refleksin geliştirilmesi başta deprem olmak üzere temel konularda stratejik öneme sahiptir. Bu yaklaşımla deprem dayanışmasında birliğin seçim ittifaklarından daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Yetkilileri önlem almaya zorlayacak ülke çapında bir halk dayanışması oluşturulamadığı sürece deprem çalışmaları çok etkisiz kalacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.