Haftanın Özeti: Karanlıktan aydınlığa direnişle ulaşılacak

0
334

2024 yılındaki ilk haftalık özetimizde dünyadan seçtiğimiz haberlerle başlayarak ülkemize gideceğiz.

İsrail’in 7 Ekim sonrası öldürdüğü Filistinli sayısı 22 bini geçmişken İran’ı ve Hamas’ı hedef alan suikast ve saldırılar haftanın en çok tartışılan olayları oldu. Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri, 2 Ocak Salı günü Beyrut’ta Hizbullah’ın kontrol ettiği bölgede bir füze saldırısıyla öldürüldü. Ertesi gün İran’da Kasım Süleymani’nin ABD tarafından öldürülmesinin dördüncü yıldönümü anma töreninde 10 dakika arayla iki bomba patlatılması sonucunda 84 kişi hayatını kaybetti ve 284 kişi de yaralandı. 25 Aralık 2023’te ise İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun Suriye’deki komutanlarından Seyid Razi Musevi İsrail’in Şam yakınlarında düzenlediği bir füze saldırısı sonucunda öldürülmüştü.

Anma gösterisine karşı yapılan saldırı IŞİD tarafından üstlenildi. İsrail tarafından yapıldığı anlaşılan suikastler İran’ı ve Hizbullah’ı çatışmalara aktif olarak çekerek ABD’yi İran’a karşı savaşa sokmayı amaçlıyor. İran ve Hizbullah’ın ise saldırılara karşı savaşı boyutlandırmayacak karşılık yolunu aradığı düşünülüyor.

Ancak Filistin’deki savaş hala İsrail’in lehine değil aleyhine gelişiyor. Ortadoğu’da Suriye, Filistin, İran, Hizbullah, Yemen’de Husiler ve Irak’ta direniş güçleri arasındaki güçlü ittifak devam ediyor. Özellikle Husiler Kızıldeniz’de Batılı ticaret gemilerini engelleyerek Filistin’e etkili destek veriyor.

Saldırılar üzerine İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi Türkiye ziyaretini ileri bir tarihe erteledi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın 6 Ocak Cumartesi günü Türkiye’yi ziyaret edeceği açıklandı. Bu, Blinken’ın Filistin savaşından sonra ilk ziyareti olacak. Blinken’ın İsveç’in NATO üyeliğinin tamamlanmasını isteyeceği ve ayrıca Hakan Fidan ile Gazze’yi de konuşması bekleniyor. Blinken’a geçtiğimiz yılın kasım ayında Türkiye’ye yaptığı ziyarette kameralar önünde soğuk davranıldığı, kameralar arkasındaki görüşmelerin ise çok iyi gittiği biliniyor.

Uluslararası Adalet Divanı 3 Ocak 2024’te sosyal medya X üzerinden yaptığı açıklamada, Güney Afrika’nın İsrail hakkında açtığı soykırım davasıyla ilgili 11 ve 12 Ocak’ta kamuya açık oturumlar düzenleneceğini duyurdu. Gazze’deki soykırım dolayısıyla İsrail hükümetine karşı Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’na dava açan Güney Afrika hükümeti İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarının derhal durdurması için, uluslararası mahkemeden ihtiyati tedbir kararı çıkarmasını da istiyor. Hatırlanacağı gibi Güney Afrika’daki bugünkü siyasal sistem ırk ayrımcısı rejimi (Apartheid) yıkarak kuruldu. İsrail’in Filistinlilere karşı ırk ayrımcılığı yaptığı biliniyor.

Ukrayna’da Rusya’nın hafta içinde yaptığı balistik füze saldırıları sonucunda NATO görevlisi birçok kişinin de öldüğü belirtiliyor. Ukrayna’da savaş NATO aleyhine sürerken Avrupa ülkeleri halklarının Ukrayna’ya desteğinin azalmaya devam ettiği gözleniyor. Avrupa’nın İngiltere dahil 30 ülkesinde Şubat-Haziran 2023 tarihlerinde yapılan ”PROJECT EUROPE RESEARCH” isimli bir kamuoyu yoklaması nüfusun yüzde 70’inden fazlasının derhal ateşkes ilan edilmesi ve barış görüşmelerine başlanması gerektiğini ortaya koydu.

İsrail’in başka ülkelerdeki Hamas üyelerini öldürme tehditlerinin ardından MİT’in 2024 yılının ilk iki gününde MOSSAD’a karşı operasyon düzenlediği iddia edildi. Yakalanan 34 kişiden 33’ü tutuklandı. MOSSAD faaliyetleri içinde olduğu saptanan 46 kişiden 12’sinin ise yurt dışına kaçtığı belirtildi. Söz konusu şahısların kaçmasına göz yumulup yumulmadığı ise bilinmiyor. Karar yazarı İbrahim Kahveci, Kasım ayına oranla Aralık ayında İsrail’e yapılan ihracatın yaklaşık yüzde 35 oranında (34,8) büyüdüğünü belirtti. Bilal Erdoğan, yeni yılın ilk gününde yaptıkları mitingde, “Sermaye sahipleri ayağını denk alsın” demişti. İhracat oranındaki artış ile 1 aylık gönderimin mali değerinin 430,6 milyon dolara yükseldiği ifade ediliyor. İhracat yapan firmaların büyük bir kısmının AKP ile ilişkisi ortada. Haliyle MOSSAD’a yapıldığı iddia edilen operasyonun, “halkın gazını almaktan” ya da “-mış gibi durmaktan” hiçbir farkı kalmıyor.

Bir yandan AKP kapitalistleri İsrail savaş sanayisinin ihtiyacı olan çeliğin yüzde 65’ini Türkiye’den ihraç ediyor ve İsrail ile ticaret artıyorken diğer yandan aralarında MÜSİAD ve TÜGVA’nın da bulunduğu ve Milli İrade Platformu adıyla bir araya gelmiş olan yandaş “sivil toplum örgütleri” İstanbul’da Filistin’le dayanışma gerekçesiyle bir miting düzenlediler. Galata Köprüsü miting alanı oldu. Bilindiği gibi Avrupa ülkelerinde genellikle radikal solun aktif katıldığı Filistin’le dayanışma mitingleri, Türkiye’de AKP tarafından sola kapalı tutulmaktadır. Eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Bilal Erdoğan gibi malum şahsiyetlerin katıldığı miting yer yer hilafet gösterisine dönüştü. Yürüyüş sonrası elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürüyen gerici göstericilerden biri ile üniversite öğrencisi Ege Akersoy arasında yaşanan tartışma kavgaya dönüştü. Hilafet isteyenlere, hatta polislerin arasından Ege Akersoy’a vurup kaçan gericiye dokunulmazken Ege Akersoy, hilafet isteyen gericiye yumruk attığı gerekçesiyle, tutuklandı.

Ege Akersoy genellikle “milliyetçilik” kavramını istismar eden Zafer Partisi çevresi tarafından öne çıkarılmaya çalışıldı. Akersoy’un ideolojik görüşü hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz, eyleminin ne kadar arkasında duracak, onu da bilmiyoruz ancak gösterdiği tepkinin, cesaretli duruşu bakımından toplumdaki gericilik karşıtı büyük eğilimde sempati yarattığı açıktır.

Hatırlanacağı gibi Çubuk’ta CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na yumruk atan inek hırsızı bir şahıs tutuklanmamış, hatta AKP’liler o inek hırsızının elini öpme kuyruğuna girmişti. Muhalif kamuoyu Ege Akersoy’un yumruk attığı için değil hilafete karşı çıktığı için hapse atıldığına inanıyor. Diğer yandan yumruk olayı muhalif sosyal medyada 1919 yılında gazeteci Hasan Tahsin tarafından Yunan işgalcilerine atılan İlk Kurşun etkisi yarattı. Çok sayıda insan “Ege Akersoy Yalnız Değildir” sosyal medya kampanyasına destek verdi. Aralarında Genco Erkal, Ataol Behramoğlu, Edip Akbayram, Müjdat Gezen gibi sanatçıların, Prof. Onur Bilge Kula gibi isimlerin bulunduğu sanatçı, akademisyen, yazar ve şairlerden oluşan Sanatçı Girişimi şeriat seslerinin yükselmesi karşısında Milli Eğitim Bakanı’nın görevden alınmasını isteyen ve halkı duyarlı olmaya çağıran bir bildiri yayınladı.

Geride bıraktığımız haftada İYİ Parti’den istifalar sürdü. İstifaların arkasında İmamoğlu’nun olduğu iddia ediliyor. Bazı kamuoyu yoklamaları İYİ Parti ile AKP’nin çok sayıda üye kaybettiğini, CHP’nin ise üye kazandığını gösteriyor. Diğer yandan AKP İBB adayını 7 Ocak’ta açıklayacağını belirtti.

Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay hakkındaki yeniden hak ihlali kararını “Juristokratik” yani yargıçlar diktası niteliğinde bulduğunu ve bu nedenle hukuksal değeri olmadığını açıkladı. Anayasa’ya göre Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlamaktadır. Yargıtay’ın bu kararı mevcut anayasal düzenin değiştirilmesi yolunda bir hükümet darbesi anlamına gelmektedir. Yargıtay Ceza Dairesi’nin kararının arkasında hükümetin bulunduğu bilinmektedir. CHP Genel Başkanı Özgür Özel Anayasa’nın bu ihlali karşısında yurttaşları 14 Ocak’ta Ankara Tandoğan Meydanı başta olmak üzere Türkiye’deki meydanlara çağırdı.

Depremzedeler 5 Ocak’ta Adalet Nöbeti’ne başlıyor. Yakın tarihimizin en büyük deprem felaketinde yıkılan binaların müteahhitlerinin, kamu görevlilerinin ya firari ya da tutuksuz yargılanıyor olmalarına itiraz eden yakınlarını kaybeden, yaralanan ve evsiz kalan afetzedeler kamuoyuna “Deprem davaları için bulunduğumuz şehirdeki adliyelere, adalet nöbetine çağırıyoruz” şeklinde açıklama yaptılar. Depremzedelerin nöbet eylemi ne kadar geç kalınmış olursa olsun önemlidir. Hatırlanacağı gibi, depremin hemen ardından yurt çapında gelişen duyarlılık soldaki grupçu dar görüşlülük nedeniyle değerlendirilemedi.

Hükümetin memur ve emekli maaşlarına zam kararına itirazlar yapılıyor. Hükümet zam kararına temel olarak TÜİK’in yıllık enflasyon saptamasını (64,77) alıyor. ENAG adlı sivil toplum kuruluşu tarafından açıklanan gerçek enflasyonun ise bunun iki katı (127,21) olduğu belirtiliyor. Buna göre en düşük SSK, Bağkur ve tarım emeklisi maaşı 10 bin 317 lira 75 kuruş, en yüksek emekli maaşı ise 27 bin 514 lira olarak saptandı. Memurlar ve memur emeklileri ise yüzde 49,25 zam alacaklar.

Hafta boyunca iş cinayetleri emekçilerin canını almaya devam etti. Bartın/Amasra’da Hema’nın maden ocağında çalışan 33 yaşındaki Ferdi Özgün, İzmir/Gaziemir’de apartman inşaatında kurulan iskelede çalışan 54 yaşındaki İsmet T., Bursa’da göçmen işçi Abdullah H., İzmir’de Denizciler Döküm işçisi İsa Soylu, Gaziantep’te 23 yaşındaki inşaat işçisi Ahmet Bayram iş cinayetlerinde yaşamlarını kaybettiler. İSİG Meclisi Aralık ayında bu şekilde yaşamını kaybeden 154 işçi ile birlikte, 2023 yılında en az 1929 işçinin iş cinayetlerine kurban gittiğini açıkladı.

Hafta boyunca işçi direnişleri sürdü. 14 Ağustos’tan bu yana grevde bulunan 24 Sputnik direnişçisi ifadeye çağrıldı. Basın emekçileri Türkiye Gazeteciler Sendikası’nda (TGS) örgütlendikleri için işten atılmalarının ardından grev başlatmıştı. Grevde bulunan 24 gazeteci, işverenin şikayeti üzerine ifade vermeye çağrıldı. İşveren TGS’nin grevinin yasalara aykırı olduğunu ve grevcilerin iş ve çalışma hürriyetini ihlal ettiğini, huzur ve sükunu bozduğunu ileri sürüyor. Grevdeki işçiler ise direnişe devam edeceklerini bildirdiler. Birtek-Sen öncülüğünde devam eden Özak Tekstil direnişi 40’ncı gününde. Özak işçileri, Özak patronuna ait fabrikalarda üretimi yapılan Zara, Hugo Boss, H&M, Marco Polo, Massimo Dutti, Cotton ve Defacto gibi markaları protesto ederek direnişi büyütmeye çağırdı. İBB’ye ait İSPER A.Ş. işçisi Tülay Çal, asılsız tutanakla işten çıkarıldığı için 60 gündür direnişte. Tülay Çal işini geri istiyor. Gebze 2 nolu şube üyesi Yücel Boru Gosb İşçileri ücret zammı için yeni yıla direnişle başladı. Tarım-Sen’e üye oldukları için işten çıkarılan Agrobay işçileri yeni yılı direnişle karşılıyor, 137 gündür direnişteler. İstanbul Galaport, Doğuş Holding ve Tüvtürk işçileri sendikal haklarının tanınması; Antıp işçileri işten çıkarılanların işe geri alınması için direnişteler. Hatay Dikmeceliler ve Akbelen köylüleri tarım arazileri, zeytinlikler ve yaşam alanları için direniyor. Ünüvar Elektronik fabrikasında çalışırken keyfi şekilde işten çıkarılan Serkan Yılmaz ve Kutsal Hasan Çoğal işçileri boyun eğmemeye çağırmak için cumartesi günü Dudullu’da basın açıklaması yaptılar.

Gidişe karşı dünyada da işçi direnişleri gelişiyor. Arjantin’den bir örnek veriyoruz: Arjantin’de faşist Devlet Başkanı Javier Milei’nin “çalışma reformu” yasa tasarısı Genel İş Konfederasyonu’nun (CGT) grev tehdidi ve talebi üzerine Arjantin Ulusal Çalışma Mahkemesi tarafından geçici olarak askıya alındı. Tasarı özelleştirmelere ve işçilerin iş güvencesinin azaltılmasına dayanıyordu.

IŞİD’in Kobani’ye yönelik saldırılarına karşılık 6-8 Ekim 2014 tarihinde gerçekleşen protesto eylemleri nedeniyle Kobani Davası’nda yargılanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş SEGBİS’le bağlandığı mahkemede savunmasına devam etti. Demirtaş savunmasında baskılar karşısında direnişi ve Kürtlerin demokratik özerklik taleplerini dile getirdi. Sendikalar, işçi örgütleri, tutsak yakınları, öğrenciler, akademisyenler ve çevreciler ülkenin çeşitli yerlerinde çeşitli eylemlerde oldular.

Dünyada ve bölgemizde savaşların büyümesi riski artıyor. Fakat saldırgan taraf olan ABD emperyalizmi ve Siyonizm amaçlarına ulaşamıyor. Şeriatçı sömürü ve baskı düzeninin kıskacındaki Türkiye direnmeye devam ediyor. Aydınlar, sanatçılar ve demokratik güçler zulme karşı tepkilerini ortaya koyuyor. İşçi sınıfının ve gençliğin direniş potansiyeli henüz devreye girmiş değildir. Kurtuluş bu direnişlerin içinden gelişecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.