Çin’in Ekonomik Diyalektiği: Reformun Başlangıç Esini’ne Önsöz

0
296

Yazar: John Bellamy Foster

Çeviren: Kemal Okur

“Çin’in Ekonomik Diyalektiği: Reformun Başlangıç Esin Kaynağı” isimli kitabın yazarı: Cheng Enfu 

Çevirenin notu: Dünya radikal solunun önemli bir dergisi olan Monthly Review’in Çin ve diğer sosyalizm yolunda ilerleyen ülkelerin gelişme yönü hakkında görüşlerinde Çin’deki Xi Jinping dönemi ile birlikte olumlu yönde bir değişim ortaya çıktı ve daha önceki endişeli ve olumsuz yaklaşım aşıldı. 

Bellamy Foster, Monthly Review dergisinin önemli editörlerinden birisidir. Foster’in tanıtımını yaptığı kitabın yazarı, Cheng Enfu, Çin’deki sosyal-politik düşünce akımlarından biri olan ve Çin’de Yeni Sol olarak bilinen akımın önde gelen temsilcilerinden biridir. Bu akım genellikle Çin akademisinde belirli düzeyde destek gören bir akım olarak kabul ediliyor ve bu akımın son yıllarda yerini Radikal Sol olarak bilinen yeni bir akıma bıraktığı yazılıyor. 

Çin hükümetinin bu tip çeşitli akımlara karşı idari kısıtlamalarla yaklaşmadığı, onlara düşüncelerini çok çeşitli yollarla yayma olanakları tanıdığı biliniyor. Çin’de Yeni Sol’un Çin dışındaki aydınlar ve komünist partiler içinde etkisi ve prestiji oldukça yüksektir. Çin hükümeti ve ÇKP ve Çinli siyasi liderler 1980’lerden itibaren olan dönemde akademiye kaba müdahaleleri reddeden bir yaklaşım içindedirler. Genellikle tüm bu farklı akımların önde gelen üyeleri ÇKP üyesidirler. 

Çin’in son kırk yılda kaydettiği hızlandırılmış ekonomik büyüme ve sürgit sanayi devriminin tarihsel bir emsali yoktur. 1978-2015 yılları arasında, dünya sisteminin merkezindeki zengin kapitalist ekonomiler ekonomik açıdan durgunlaşırken (on yıllık ortalama büyüme oranları yüzde 3’ün altına düşerken), Çin’in reel Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSYH) otuz kat artmıştır (Wen 2015; Bellamy Foster ve McChesney 2012; John Ross 2021, 13, 178).

1978 yılında Çin’de kişi başına düşen gelir Sahraaltı Afrika’nın yalnızca üçte biri kadardı ve 1981 yılında Çin nüfusunun 800 milyondan fazlası, ağırlıklı olarak tarımsal bir ülke olan Çin’de günde 1,25 dolardan daha az bir gelirle yaşıyordu (Wen 2016; Ross 2021, 23). 

2018 yılına gelindiğinde, Çin’in kişi başına düşen geliri dünyanın ortalama gelir seviyesine yükselmiş ve bugün Çin sınırları içinde mutlak yoksulluğu ortadan kaldırmıştır (Wen, 2018). Çin artık dünyanın önde gelen endüstriyel güç merkezi ve en önde gelen küresel mamul mal ihracatçısıdır. 

Çin, 2014 yılından bu yana ise net sermaye ihracatçısı konumundadır (Wen, 2015, 114). Dünyanın teknolojik açıdan en gelişmiş endüstrilerinden bazılarına hakimdir. Louis Federal Rezerv Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomist Yi Wen’in belirttiği gibi, “Çin, İngiltere’nin 1700-1900, ABD’nin 1760-1920 ve Japonya’nın 1850-1960 yılları arasında yaşadığı yaklaşık 150 ila 200 (veya daha fazla) yıllık devrim niteliğindeki ekonomik değişimleri tek bir nesle sıkıştırmıştır” (Wen, 2015, 9).

Ancak bunların hiçbiri, dünya ekonomi tarihindeki en büyük U-dönüşünü oluşturan Çin’in başarısının tam kapsamını yansıtmamaktadır. Bunu anlamak için sanayi çağının şafağına geri dönmek gerekir. 1800 yılında Çin, dünyadaki toplam sanayi potansiyelinin yüzde 33,3’ünü oluşturuyordu. Sömürgecilik ve kölelikle (Batı’nın “top, tüfek, işgal diplomasisi” yoluyla Çin’e eşit olmayan anlaşmalar dayatması da dahil) beslenen Batı’daki Sanayi Devrimi’nin bir sonucu olarak 1900 yılına gelindiğinde, Çin’in dünya sanayisindeki payı yüzde 6,3’e düşmüştü. Bu oran 1953 yılına gelindiğinde daha da düşerek yüzde 2.3’e kadar gerilemiştir (Christian, 2004, 406-409; Bairoch 1981, 7-8). (Dipnot: 1)

“W.W. Rostow 1978’de The World Economy’de, “1840’lardan 1949’a kadar hiçbir dönemde Çinliler ekonomik ve sosyal modernleşme görevlerine gönülden odaklanamadılar” diye yazarken, 1949-1978 yılları arasında “endüstriyel genişlemenin hızı”, “nispeten hızlı” olmuştur. (Dipnot: 2) 

1949’daki Çin Devrimi dönüm noktası, elbette, bir yüzyıl süren sömürgeci-kapitalist müdahalelerin ardından Çin’in kendi kaderini bir kez daha kontrol etmesini sağlayan Çin Devrimi’ydi.

İlki Mao Zedong (1949-1977), ikincisi ise esas olarak Deng Xiaoping (1978-2008) ile anılan yaklaşık 30 yıllık iki dönemde Çin, bir köylü toplumu içinde merkezi planlı, kolektifleştirilmiş bir sosyalist ekonominin ilk devrimci inşasından (bu sırada kalkınması ABD tarafından başlatılan Soğuk Savaş tarafından engellenmiştir), dışa açılma, pazar reformu ve dünya ekonomisine yeniden dahil olma dönemine geçmiştir.

Yeni Dönem: 2012 sonrası 

1978’den itibaren ekonomisinin büyük bir bölümünü özelleştirirken, büyük bir devlet sektörünü de muhafaza etti. Çin 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne üye oldu ve birçoklarının gözünde Çin, önde gelen bir ekonomi olma yolunda ilerleyen, ikinci kademe bir kapitalist ekonomi olma yolunda ilerliyordu. 

Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan ve küresel ekonomiye yayılan 2008 Büyük Mali Krizi bir dönüm noktası oldu. Çin, mallarına yönelik ihracat talebinde büyük bir düşüş gördü. Yine de Çin krizden kayda değer bir hızla çıkmayı başardı. Böylece neo-liberal yeniden yapılanmayı savunanların yanlış görüşleri açığa çıktı ve Pekin’in kamu iktisadi teşebbüslerinin stratejik rolünü korumaya yeniden vurgu yapması beklenmemişti. ABD’nin Washington Uzlaşması’nın üzerindeki neo-liberal örtü aniden yırtıldı (Dittmer, 2021, 3-40).

Xi Jinping ile 2012’de başlayan Yeni Dönem’de, ekonomik bir süper güç olarak ortaya çıkan Çin, temel vurgusunu sosyalist “ortaklaşa refahı” teşvik etmeye yönelik “ÇKP’nin ilk kuruluş günlerinde benimsediği idealleri” yerine getirmeye kaydırdı. 

2012’de başlayan Yeni Dönem, yolsuzlukla mücadeleyi, ekonomik büyümenin faydalarının tüm nüfusa yayılmasını sağlamak için daha fazla eşitlik yaratılmasını ve kırsal çiftçilik alanlarının yeniden canlandırılmasıyla birlikte “ekolojik uygarlığın” geliştirilmesini vurguladı. 

Bu dramatik değişime, dünyayı kapsayan Kuşak ve Yol Girişimi’nin başlatılmasıyla Küresel Güney ülkelerine (gelişmekte olan ülkeler) doğru bir dönüş eşlik etti. Çin, 2021’de “orta düzeyde refah sahibi” bir toplum olarak birinci yüzüncü yıl (ÇKP’nin kuruluşu, 1921) hedefine ulaşmasının ardından, 2049’a kadar “müreffeh, güçlü, demokratik, kültürel açıdan gelişmiş ve uyumlu” bir toplum haline gelmeyi amaçlayan ikinci yüzüncü yıl (Çin Devrimi’nin 100. Yılı)  hedefini gerçekleştirme yolunda hızla ilerliyor: Çin’e özgü çağdaş bir sosyalizm. (Dipnot: 3)

Büyük U dönüşü

Çin’in büyük U dönüşü nasıl açıklanabilir? Bunu gerçekleştirmenin araçları nelerdi? Neden durdurulamaz? (Dipnot: 4) 

Ortodoks burjuva iktisat, neoklasik iktisat, her şeyi evrensel, aşılmaz bir gerçeklik olarak tasarlanan kapitalist sistemin kıstasıyla ölçen o sınırlı analiz çerçevesi içinde, bu sorulara doğru bir cevap veremez. 

Çin’i kapitalist ekonominin hakim ekonomik kategorileri açısından analiz etmeye yönelik tüm hakim-Batılı girişimler, Çin ekonomi-politiğini çeşitli şekillerde neo-liberal, Keynesyen, sosyal demokrat, refah kapitalisti veya devlet kapitalisti olarak sınırlandırmaya giriştiler… Bu gülünç çabalar da dahil olmak üzere tüm bunlar başarısız olmuştur. 

Çin’in siyasi sisteminin doğası (Batı’da genellikle Çin’in siyasi sistemi basitçe “otoriter rejim” olarak reddedilir), ekonomik sistemiyle birlikte, Çin’in politik sistemi hakim liberal dünya görüşünün yıpranmış ideolojik görüşlerine uymadığı için çok az anlaşılmıştır. 

Çin’in orta gelir tuzağına düşeceği ya da Çin’deki yerli kapitalist sınıftan kaynaklanan yolsuzlukların kurbanı olacağı yönündeki Washington Konsensüsü’nden kaynaklanan yaygın kanaatlerin şimdiye kadar yanlış olduğu kanıtlanmıştır. (Dipnot: 5) 

Covid-19 başarısı

Aynı şekilde, 2019’un sonlarında ve 2020’nin başlarında Batı’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin COVID-19’un yayılmasıyla üstesinden geleceği yönündeki yaygın beklentinin de yanlış olduğu ortaya çıktı. Aksine, Çin, kendi yönetim sisteminin gücünü göstererek, kendi tarihindeki devrimci halk savaşı modelini kullanarak nüfusunun kendi kendini harekete geçirmesine dayandı ve Eylül 2021 itibariyle, ABD’de milyon başına 2.140 ölümle karşılaştırıldığında, Çin’de COVID-19’dan milyon başına üç ölüm yaşandı. (Dipnot: 6)

Gerçek şu ki, Çin Komünist Partisi önderliğindeki Çin, Batı’dan fikir ve teknolojiyi hızla özümserken, stratejik olarak başından beri Marksist politik-ekonomik teoriyi ve Çin’e özgü diyalektik materyalizm ve tarihsel materyalizm tarafından yönlendirilmiş, bunlar da ona teori ve pratik açısından önceki tüm kalkınma yollarına göre bir avantaj sağlamıştır. 

Aslında Çin, geleneksel kapitalist ekonominin sözde “serbest pazar” sloganlarını bir kenara bırakarak ve tekelci-mali sermayenin tuzaklarından kaçınarak yeni bir ekonomik ve sosyal kalkınma tarzı icat etmiştir. Bunu anlamak için Çin’e Özgü Marksizm’den bir şeyler öğrenmek gerekir.

Büyük toplumsal mayalanmanın yaşandığı tüm tarihsel dönemler devrimci yeni fikirlere ve bu fikirlerin somutlaştığı yeni düşünürlere yol açar. Rönesans üzerine yorum yapan büyük usta Engels, Roma kalıntılarının altında yatan Yunan uygarlığının yeniden keşfinin, erken modern çağda yepyeni bir bilim ve kültür çiçeklenmesiyle sonuçlandığını gözlemlemiştir. 

Sonuç, zamanlarının dünya-tarihsel entelektüel-düşünür figürleri haline gelen “düşünce, tutku ve karakter gücünde, evrensellik ve öğrenmede devlerin” ortaya çıkmasıydı (Engels, 1972, 21). Çin, Yeni Çağ’daki mevcut çiçeklenmesiyle, kökleri Çin’in uzun devrimine dayanan ve zamanın ruhunu somutlaştıran yeni entelektüel-düşünür “devlerin” ortaya çıkmasına yol açan böyle bir rönesansa tanık olmaktadır.

Değerlendirdiğim bu kitabın başlıca yazarı olan Cheng Enfu, Çin’de Marksist ekonomi politiğin Yeni Dönem’indeki mevcut yenilenmesiyle ilişkili olan dünya-tarihsel düşünürlerden biri olarak görülmektedir. (Dipnot: 7)

Kendisi Çin Sosyal Bilimler Akademisi, Marksizm Akademisi’nin eski başkanıdır ve halen Çin Sosyal Bilimler Akademisi, Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Araştırma Merkezi’nin direktörüdür. 

Aynı zamanda Dünya Politik Ekonomi Birliği Derneği Başkanı ve Çin Marksizmde Yenilik Forumu Başkanıdır. İngiltere’de yayınlanan International Critical Thought ve World Review of Political Economy adlı iki uluslararası derginin yanı sıra iki Çin dergisinin de editörlüğünü yapmaktadır: Research in Political Economy ve Journal of Economics of the Shanghai School. 

Çok sayıda ekonomik ve siyasi eseri arasında Wang Guijin ve Zhu Kui ile birlikte yazdığı başyapıtı The Creation of Value by Living Labour da bulunmaktadır (Canut Yayınevi, Cheng, Wang ve Zhu 2019, 14). 

Cheng Enfu’nun aralarında Ding Xiaoqin’in de bulunduğu bir dizi meslektaşının yardımıyla kaleme aldığı Çin’in Ekonomik Diyalektiği kitabında, Çin’in ekonomi politiğinin iç mantığını yakalayan ve her düzeyde strateji ve politika konularını ele alan bir çalışmayla karşılaşıyoruz. (Dipnot: 8) 

Dolayısıyla bu çalışma, ekonomik düzenleme biçimi açısından “Çin’e özgü sosyalizmi” tam anlamını aydınlatmaktadır. 

Halen beş yıllık planlarla yönetilen Çin sosyalist pazar sisteminin merkezinde, devlet ve kolektif mülkiyetin büyük rolü açıklanıyor ve devlet sektörünün özel sektör üzerindeki stratejik yönlendirmesi ve hakimiyetinin devam etmesi yer almaktadır. 

Ekonominin ve toplumun kritik ihtiyaçlarının farklı dönemlerde değiştiği ve farklı “baş çelişkilerin” öne çıktığı anlaşılmaktadır (Mao 1967, 346). 

1949-78 Erken Devrimci Dönem’de baş çelişki ve çözülmesi gereken görev kolektif mülkiyet yoluyla, Çin’in dünya genelinde bağımsızlığı için bir temel oluşturmaktı. 

1978’teki Reform Dönemi’nde temel ihtiyaç hızlı ekonomik büyüme ve sanayileşmeydi. 

2012’de başlayan Yeni Dönem’de ise vurgu, artan Çin içi yenileşmeye, inovasyona, ikili bir dolaşım stratejisine (dışa ve içe doğru birlikte büyümeyi, kentsel ve kırsal alanlarda koordineli gelişmeyi kapsayan), daha fazla eşitliğe ve kitlesel çizgisinin halk kahramanlığının bir aracı olarak yeniden kurulmasına dayanan bir yol gündeme geldi: Böylece güçlü, “kendi gücüne dayanan” bir Çin ekonomisi inşa etmek hedefleniyor. (Dipnot: 9) 

Devlet ve özel sektörler arasındaki denge yeniden değişmektedir

Devlet ve özel sektörler arasındaki denge, devlet mülkiyetinin stratejik rolüne yapılan vurgunun artması ve emek katkısına göre bölüşümün daha adil yürütülmesine yapılan vurgunun artmasıyla birlikte yeniden değişmektedir. Bunlar ve Çin ekonomisiyle ilgili diğer pek çok konu bu kitapta tartışılmaktadır. Devlet ve özel sektörler arasındaki denge yeniden değişmektedir

Eğer Çin, 2012 sonrası Xi Jinping döneminde Çin Devrimi’nin “ve ÇKP nin ilk günkü ideallerini” gerçekleştirmeye odaklanan Yeni Bir Dönem’e giriyor olarak görülebilirse, Cheng’in bu kitaptaki araştırması, Gramsci’ci anlamda söylersem, daha önceki eğilimlere direnen ve Çin akademisi içinde yenilikçi Marksizme doğru yeni bir dönüşte etkili bir rol oynayan organik bir aydının araştırması olarak görülebilir.

Buradaki analizlerin çoğu, Çin akademisinde (partinin ve hükümetin görüşlerinin aksine) ekonomi alanının neredeyse tamamen neo-liberal görüşlerin hakimiyetinde olduğu bir dönemde yazılmıştır. Bu nedenle Cheng Enfu’nun çalışması, Çin’in şu anki aşamasına işaret eden erken bir diyalektik sentezi temsil ediyor.

Batılı Marksistler için en şaşırtıcı olan şey, bu kitap boyunca sergilenen çok yönlü Marksist yaklaşımdır. Bu, sosyalizm için devam eden dünya mücadelesinde farklı görüş ve tartışmalardan ve çeşitli hareket dillerinden yararlanarak gelişmeye açık bir Marksizm geliştirmeye yönelik güçlü bir vurguyu yansıtmaktadır. (Dipnot: 10)

Burada, Marx ve Engels’in orijinal tarihsel-materyalist bilim (Wissenschaft) anlayışına uygun olarak birleşik bir eleştirel perspektifin ortaya çıktığını görüyoruz; bu terim İngilizceye genellikle “bilim” olarak çevrilir, ancak aslında çok daha geniş bir şeyi ifade eder: Diyalektik ve materyalist sorgulamalara dayanan bir bilgi, öğrenme ve bilim sistemi (Fracchia, 1999, 194). 

Cheng Enfu’nun çalışmalarının iyi bir örnek teşkil ettiği Çin Marksizmi, bugün 21. yüzyıl için Çin’e özgü yeni, yaratıcı bir “tarihsel-materyalist bilim (Wissenschaft)” sunuyor olarak görülebilir.

Bu makale ilk olarak Çin’in Ekonomik Diyalektiği: Reformun Başlangıç Esin Kaynağı (China’s Economic Dialectic: The Original Aspiration of Reform, Cheng 2021, vi-xiii) adlı kitapta yayınlanmıştır.

D i p n o t l a r

(1) Ayrıca bkz. “Çin’in Hızlı Yükselişi” (Wen, 2016) Şekil 1. Mao dönemindeki sanayileşmenin bir sonucu olarak Çin’in dünya sanayi potansiyeline oranı 1953’te 2,3 iken 1973’te 3,9’a yükselmiştir (Christian, 2004, 408).

(2) Rostow’un (1978, 522, 536) Çin’in endüstriyel büyümesinin “1949’dan bu yana nispeten hızlı” olduğu yönündeki ifadesi – kapsamlı istatistiklerle desteklediği bir gözlem – kitabının 1978 tarihi göz önüne alındığında daha da önem kazanmaktadır, zira Rostow Çin ekonomisinin devrimi takip eden ilk otuz yıl boyunca, reform döneminden önceki dönemdeki başarılı endüstriyel büyüme patikasına atıfta bulunmaktadır.

(3) İlk yüzüncü yıl, Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun yüzüncü yıl dönümüne işaret ediyor (Xi, 2017, 15).

(4) 2004 yılında New York Times (Fishman, 2004) “Mao’nun dirilişi ya da nükleer felaket” dışında hiçbir şeyin Çin’in ekonomik gidişatını durduramayacağını ilan etmiştir. “Mao’nun dirilişi” ile kastedilen, Çin Devrimi’nin orijinal amaçlarına geri dönüştü. Çin’deki 2021’de başlayan Yeni Dönem’in tam da Çin’e özgü sosyalizmi hedefleyen bu tür bir devrimci gençleşme vaat ettiği ve Çin’i aslında daha da durdurulamaz hale getirdiği göz önüne alındığında, ABD liderliğindeki dünya-hegemonik düzeni şimdi Çin’e karşı yeni bir Soğuk Savaş başlatarak Çin’i “nükleer felaket” ile tehdit ediyor. Bkz: Ted C. Fishman (2004) ve John Bellamy Foster (2021, 1-20).

(5) Çin’in neredeyse kaçınılmaz olarak “orta gelire geçiş” tuzağına yakalanacağı görüşüyle ilgili olarak bkz. Michael Spence (2011, 195-198). Yolsuzluk tuzağı konusunda eski ABD Hazine Bakanı Larry Summers 2014 gibi yakın bir tarihte (Lant Pritchett ile birlikte) şunları yazmıştır: Çin’in göze çarpan özelliklerinin -yüksek devlet kontrolü ve yolsuzluk seviyeleri ile birlikte yüksek otoriter yönetim ölçütleri- büyümede güçlü bir düşüşü [ekonomik büyümede ortalamaya doğru normal gerileme] daha olası hale getirdiğini öne sürüyoruz. (Summers ve Pritchett, 2014, 2) Spence ve Summers’ın anlayamadığı şey, Çin’in kısmen planlı, devlet tarafından regüle edilen ve düzenlenen sosyalist bir pazar ekonomisi olduğu göz önüne alındığında, tarihi eğilimlerin (orta gelir tuzağı ve yolsuzluk tuzağı dahil) aynı şekilde geçerli olmayacağıdır. Dolayısıyla, 2013’de başlayan iç pazarların geliştirilmesini amaçlayan mevcut “ikili dolaşım” stratejisi ve sosyalist “ortaklaşa refah” hedefi, kapitalist kalkınmanın bu iki klasik tuzağından kaçınmak için ekonomik ve sosyal kurumları dönüştürmeye yöneliktir.

(6) SARS-Cov-2 virüsüyle mücadelede devrimci halk savaşı modelinin rolü hakkında bkz. Wang (2020).

(7) “Cheng” soyadı, “Enfu” ise kendisine verilen isimdir. Çin geleneğine göre “Cheng”, “Enfu”nun önüne getirilir.

(8) Cheng’in Çin’in ekonomik “mucizesi” hakkındaki görüşlerinin bu kitaptaki tezlerini çoğunu özetleyen bir özeti Cheng ve Ding’de (2017, 46-57) verilmiştir.

(9) “Kendi gücüne dayanan Oto-merkezli” kalkınma hakkında bkz. Samir Amin (1976, 76-78, 191-197). “İkili dolaşım” konusunda bkz. Xi (2020) ve Reuters (2020).

(10) Gelişmeye Açık Marksizm ile ilgili olarak Cheng ve Wang (2018, 1-16) ve John Bellamy Foster’a (2018, 1-16) bakınız. Yazar Cheng Enfu’nun Küresel Güney’de devrime yaklaşımı ve farklı stratejilere ve devrimci dillere duyulan ihtiyaca dair anlayışı, Lenin’in emperyalizm teorisine ve bu teorinin küresel tekelci mali sermayenin çağdaş evresinde devam eden geçerliliğine dayanmaktadır. Bakınız, Cheng ve Lu (2021, 22-58). Yerel devrimci hareketler kavramı üzerine Teodor Shanin’e (1983, 243-279) bakınız.

R e f e r a n s l a r

  1. S. Amin 1976. Eşitsiz Kalkınma. New York: Monthly Review Press.
  2. P. Bairoch 1981. “Sanayi Devriminden Bu Yana Ulusal Ekonomik Eşitsizliklerde Ana Eğilimler.” Sanayi Devriminden Bu Yana Ekonomik Kalkınmadaki Eşitsizlikler içinde, derleyen P. BairochM. Lévy-Leboyer, 3-17. New York: Martin’s Press.
  3. E. Cheng 2021. Çin’in Ekonomik Diyalektiği: Reformun Asıl Amacı. New York: International Publishers.
  4. Enfu. Cheng ve X. Ding. 2017. “Çin’in ‘Mucizesi’ Üzerine Bir Teori: Çağdaş Çin Ekonomi Politiğinin Sekiz İlkesi.” Monthly Review 68 (8): 46-57.
  5. E. Cheng ve B. Lu. 2021. “Neo-Emperyalizmin Beş Özelliği: Yirmi Birinci Yüzyılda Lenin’in Emperyalizm Teorisi Üzerine Bugünkü Stratejiyi İnşa Etmek.” Monthly Review 73 (1): 22-58.
  6. E. Cheng ve Z. Wang. 2018. “Yirmi Birinci Yüzyılda Marksizmi Çeşitli Yönleriyle Zenginleştirmek ve Geliştirmek: Marksizmin Altı Tanımı.” İngilizce Uluslararası Eleştirel Düşünce Dergisi  8 (2): 1-16.
  7. E. Cheng ve G. Wang ve K. Zhu. 2019. Canlı Emeğin Değer Yaratması, cilt 2. İstanbul: Canut Yayınevi İngilizce.
  8. D. Christian 2004. Zaman Haritaları. Berkeley: Kaliforniya Üniversitesi Yayınları.
  9. L. Dittmer 2021. “Yeni Dönemde Çin Ekonomi Politiğinin Dönüşümü.” Xi Jinping Döneminde Çin’in Ekonomi Politiği içinde, derleyen L. Dittmer, 3-40. Singapur: World Scientific Publishing.
  10. F. Engels 1972. Doğanın Diyalektiği. Moskova: Moscow Progress Publishers.
  11. T. C. Fishman 2004. “Çin Yüzyılı.” New York Times, 4 Temmuz.
  12. J. B. Foster 2018. “Marx’ın Açık Uçlu Diyalektiği.” Monthly Review 70 (1): 1-16.
  13. J. B. Foster 2021. “Çin’e Karşı Yeni Soğuk Savaş.” Monthly Review 73 (3): 1-20.
  14. J. B. FosterR. W. McChesney. 2012. Sonsuz Kriz. New York: Monthly Review Press.
  15. J. Fracchia 1999. “Dialectic Itineraries.” Tarih ve Teori 38 (2): 169-197.
  16. Mao 1967. Seçilmiş Eserler, cilt 1. Pekin: Yabancı Diller Basımevi.
  17. L. PritchettL. H. Summers. 2014. “Asiaphoria Meets Regression to the Mean.” Çalışma kağıdı, no. 20573, Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu. Erişim tarihi 22 Haziran 2022. https://www.nber.org/system/files/working_papers/w20573/w20573.pdf.
  18. Reuters. 2020. “Çin’in ‘İkili Dolaşım’ Ekonomik Stratejisi Hakkında Bildiklerimiz.” Erişim tarihi: 22 Mayıs 2021. https://archive.dhakatribune.com/world/east-asia/2020/09/09/what-we-know-about-china-s-dual-circulation-economic-strategy.
  19. J. Ross 2021. Çin’in Büyük Yolu. Glasgow: Praxis Press.
  20. W. W. Rostow 1978. The World Economy: History and Prospect. Austin: Teksas Üniversitesi Yayınları.
  21. T. Shanin 1983. Geç Marx ve “Rus Yolu”. New York: Monthly Review Press.
  22. M. Spence 2011. The Next Convergence. New York: Farrar Strauss ve Giroux.
  23. H. Wang 2020. “Devrimci Kişilik ve Zafer Felsefesi: Lenin’in 150. Doğum Gününü Anmak.” Reading the Chinese Dream (blog), 21 Nisan. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2021. https://www.readingthechinadream.com/wang-hui-revolutionary-personality.html.
  24. Y. Wen 2015. “Ekonomik Süper Gücün Oluşumu: Unlocking China’s Secret of Rapid Industrialization.” Erişim tarihi 22 Haziran 2022. https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2646145.
  25. Y. Wen 2016. “China’s Rapid Rise: From Backward Agrarian Society to Industrial Powerhouse in Just 35 Years.” Erişim tarihi 22 Haziran 2022. https://www.stlouisfed.org/publications/regional-economist/april-2016/chinas-rapid-rise-from-backward-agrarian-society-to-industrial-powerhouse-in-just-35-years.
  26. Y. Wen 2018. “Çin genelinde Gelir ve Yaşam Standartları.” Erişim tarihi 22 Haziran 2022. https://www.stlouisfed.org/on-the-economy/2018/january/income-living-standards-china.
  27. J. Xi 2017. Xi Jinping:, Çin’in Yönetişimi cilt 2. Pekin: Yabancı Diller Yayınları.
  28. J. Xi 2020. Xi Jinping: Çin’in Yönetişimi, cilt 3. Pekin: Yabancı Diller Yayınları.

Not: John Bellamy Foster’ın bu yazısı İngilizce yayımlanan World Review of Political Economy (Çin Sosyal Bilimler Akademisi tarafından desteklenen Çin Yeni Solu ve Dünya solunun ortak dergisi) dergisinden çevrilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.