İşçi Emekçi Birliği, 19 Kasım’da Kartal’da, “Açlık, yoksulluk, baskı, savaş ve sömürü düzenine artık yeter” diyerek miting düzenleyeceğini duyurdu

0
324

Çeşitli kurumlar ve sendikalar tarafından oluşturulan İşçi Emekçi Birliği, 19 Kasım Pazar günü İstanbul Kartal’da miting düzenleyeceğini duyurdu.

İEB’nin düzenleyeceği mitingin duyurusu, Kadıköy Eğitim Sen’de düzenlenen bir basın toplantısı ile yapıldı.

“Tüm direnişleri miting alanında görmek istiyoruz”

“Açlık, yoksulluk, baskı, savaş ve sömürü düzenine artık yeter” şiarıyla düzenlenecek olan mitinge ilişkin bilgilendirmede bulunan Kutay Soybil ekonominin savaş, yağma, rant ve talanın üzerine döndüğü bir dönemde işçi ve emekçilerin sözünün bir mitingle taçlandıracaklarını söyledi. Soybir, “Yağma derken bir yıl geçmedi üzerinden deprem bölgesinden Dikmece’den Akbelen’e Kuzey Ormanlarına yağmanın katmerlendiğini görüyoruz. 36 milyon insanın kredi ve haciz borcu var, bir buçuk milyon insan İstanbul’da konut sorunu yaşıyor, çocuklar okula aç gidip aç dönüyor, iki emekli maaşın bir açlık sınırı etmediği; barınmadan, sağlığa, eğitime hemen hemen tüm alanda işçi ve emekçilerin yaşam şartlarının daha zorlandığı günler. İşçi emekçi mitingini örerken bir yanından bu toplumsal sorunlara sınıfın güçlü sesini çıkarmak bir yanında da Trendyol’dan FEDAŞ’a, inşaat işçilerine, Cumartesi Annelerinin direnişinden, kadın direnişine tüm direnişlerin mücadele hattında miting alanında görmek istiyoruz” çağrısı yaptı.

“Tarihi bir süreçten geçiyoruz”

Toplantıda konuşan Dilbirin Acar da işçi emekçi mitingini neden örgütlediklerini, daha önce düzenledikleri iki mitingin sürecine ilişkin konuştu. Acar, Türkiye’nin tarihi bir dönemden geçtiğini işaret etti. Bir yanda cumhuriyetin yüzüncü yıl kutlamalarına başlanırken diğer yanda da fabrikalarda, atölyelerde, çalışma hayatının her alanında işçi ve emekçilerin haklarının gasp edildiğini, alın terinin sömürüldüğünü belirten Acar, “Aynı zamanda sadece ülkemizde değil Ortadoğu’da ve dünyada çok önemli bir tarihi süreçten geçiyoruz” dedi.

Savaşların ve krizlerin tam ortasında işçi ve emekçi mitingini düzenlemenin son derece önemli olduğunu dile getiren Acar, pandemi döneminde işçilerin maruz kaldıkları hak gasplarını da ekledi.

Yüz binlerce üyesi olan konfederasyonların sadece açıklamayla yetindiğinin altını çizen Acar, “Bizler bunun açıklama yapmakla yetinilemeyeceğini, ses çıkarmak gerektiğini ifade ederek mitingi hayata geçirdik. İlk olarak da Türkiye’nin çok farklı noktalarından direnen, mücadele eden işçilerin bir araya gelmesini, kürsülerde onların söz söyleyeceği bir miting örgütledik. Bu yıl 3.’sünü örgütlüyoruz. Türkiye’de bu dönemde de çok yoğun saldırılar ve direnişler var. Bu mitingin yapılması önemli ve anlamlı diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Miting tarihi ve sonrasında milyonlarca işçi ve emekçiyi doğrudan ilgilendiren asgari ücret görüşmelerinin başlayacağı ve Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan metal fabrikalarında toplu sözleşme görüşmelerinin sona erdiği bir döneme yaklaşacağını söyleyen Acar, “Mitingimiz bu iki sürece dair de sözünü söyleyeceği, harekete geçebileceği bir kanal yakalamakta önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi. (ETHA)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.