Haftanın Özeti: Haftanın gelişmeleri ve 6 Mayıs’ın devrimci mesajı

0
460

Birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs, ülkemizde ve dünyada coşkuyla kutlandı. Odak okurları, İstanbul ve Ankara’da; İsveç, Fransa ve Almanya’da alanlara çıktı. Emekçiler, gerçekleştirilen gösteri ve yürüyüşlerde kapitalist sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa ve hak gasplarına karşı taleplerini haykırdılar. İstanbul Maltepe’de düzenlenen 1 Mayıs’ta polisin yasakçı ve saldırgan tutumu Odak’ın ve Emekçiler Dayanışması’nın da içerisinde yer aldığı “Devrimci 1 Mayıs Korteji”ne saldırıda kendisini gösterdi.

Yürüyüş başlamadan, sabah saatlerinde gerçekleşen müdahale sonucunda gözaltılar yaşandı. Polisin bu tutumu, yürüyüş boyunca da sürdü. Sendikaların oluşturduğu tertip komitesinin bu saldırılara karşı tepkisizliği ise dikkat çekti. 1 Mayıs günü Taksim’e çıkmaya çalışan gruplara yapılan saldırılar sonucunda 120’den fazla gözaltı yaşandı. Gözaltına alınanlar, ertesi gün sabah saatlerinde serbest bırakıldı. 1 Mayıs’ın hemen öncesinden de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyelerine ve milletvekili adaylarına operasyon düzenlendi ve çok sayıda ESP’li göz altına alındı, gözaltına alınan devrimcilerin bir kısmı tutuklandı.

Seçimlerin arifesinde gerçekleşen 1 Mayıs gösterileri Türkiye’de her şeyin olağan sürecinde devam ettiği görünümü verirken Hizbullah örgütü üyelerine özel af çıkarılması basına yansıdı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a desteğini açıklayan ve parlamento seçimlerine AKP listelerinden giren Hüda-Par’ın isteği oldu. Hizbullah’ın askeri kanat sorumlusu olarak bilinen Mehmet Emin Alpsoy, “kocama” hali gerekçesiyle Erdoğan tarafından affedilerek, serbest bırakıldı. Alpsoy, Ankara Etimesgut’ta üç kişiyi kaçırıp işkenceyle sorguladıktan sonra domuz bağıyla boğarak öldürmek suçundan müebbet hapisle cezalandırılmıştı. Trabzon’da seçim standı kuran Hüda-Par’a halkın tepki göstermesi ve saldırı girişimi de polisin kitleye, “Onlar HDP’li değil” diye bağırmasıyla engellenmeye çalışıldı. Hizbullah affı muhalefete gözdağı olarak yorumlandı.

Sağlık emekçilerinin grevde olduğu İngiltere’de ve mezarda emeklilik yasasına karşı direnişlerin sürdüğü Fransa’da da 1 Mayıs’a katılım yüksekti. Ülkemizde ve dünyada yaşanan adaletsizliklere karşı emekçiler, alanlarda daha fazla kendisini ifade ediyor.

Dünyadaki gelişmelerle haftalık özetimize devam ediyoruz. Emperyalist “yeniden paylaşım” sürecinde bir vekâlet savaşları alanına dönüşme olasılığının arttığı Sudan’da ateşkese rağmen şiddetli çatışmalar sürüyor. Sudan’da ordu ve paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında mevcut ateşkesin bir hafta uzatıldığı açıklamalarına rağmen başkent Hartum’da taraflar arasındaki çatışmanın devam ettiği bildirildi. Kalıcı ateşkesin zor göründüğü Sudan’daki süreç hem Afrika hem de dünya açısından önemli sonuçlar yaratabilir.

Rusya ile Ukrayna arasında süren savaşta Kremlin’e yapıldığı iddia edilen İHA saldırısı haftanın gündeminde yer eden başka bir gelişme oldu. Rusya, Ukrayna’nın Kremlin’e İHA’larla saldırı girişiminde bulunduğunu ileri sürdü. Rus haber ajansı RIA Novosti’nin aktardığına göre, saldırıyı, Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yönelik bir “suikast girişimi” olarak değerlendiren Kremlin tarafından yapılan açıklamada, Saldırıyı Putin’e karşı planlı bir terör eylemi olarak değerlendirdikleri ve kendilerinin tayin ettikleri bir zamanda karşılık vereceklerini belirttiler. Saldırı iddialarını reddeden Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, “Putin’e saldırmadık, biz bunu mahkemeye bıraktık” ifadelerini kullandı. Saldırının Baltık Denizi ülkelerinin ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya ile birlikte 17 Nisan’dan bu yana devam eden AURORA 23 ile bağı olabileceği düşünülüyor. Saldırı sırasında Putin’in Kremlin’de bulunmayışı da dikkat çekiciydi.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi için şartlarını yineledi. İran ile Rusya’yı nisan ayında düzenlenen dörtlü müzakereler konusunda kutlayan Esad, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile görüşmesinin ardından devlet kanalı Al-Ikhbariyah al-Suriyah TV’ye konuştu. Esad, Reisi ile görüşmesinde girişimin önemini vurguladığını ve “odak noktalarının askeri birliklerin geri çekilmesi ve terör gruplarına verilen desteğin sona erdirilmesi olduğunu” söylediğini belirtti. Emperyalizm, tüm çabalarına rağmen Esad’ı deviremedi. Suriye’nin direnmesi ve düşmemesi, başta Türkiye olmak üzere, Batı ve ABD planlarını boşa çıkardı. AKP’nin “normalleşme” sinyali verdiği ilk zamanlarda Esad, bu olası normalleşmenin Erdoğan’ın iktidarının devam etmesine olanak yaratmaması için uyanık olacaklarını açıkça vurgulamıştı.

Türkiye’deki gelişmelere dönerek devam edelim. Depremzedelerin çadır ve barınma sorununa hala çözüm bulunamadı. Depremde büyük yıkımın yaşandığı Hatay’da kimseye haber verilmeksizin sabah saatlerinde çadır kente gelen AFAD yetkilileri ve jandarma, depremzedelerin önce elektriğini kesti sonra da çadırlarını boşaltmaya başladı. Aynı çadır kent içinde depremden bu yana üç çadır değiştirmek zorunda kalan depremzedeler habersiz gelinip çadırların boşaltılmasına tepki gösterdi. Barınma alanlarında düzgün bir sistem kurulmadığını, doğru düzgün muhatap bulamadıklarını belirten bir depremzede, “Yorgunuz, dedik. Yüreğimiz, bedenimiz yorgun, neden bize böyle davranıyorlar” şeklinde tepki gösterdi. Depremzedelerin sorunları seçimlerin gölgesinde hasır altı edilmeye çalışılıyor. Odak, sol açısından depremzedelerle dayanışma faaliyetinin, seçimlerden daha önemli olduğunu daha önce de vurgulamıştı.

Ağır çalışma koşulları, yaşadıkları saldırılar ve taleplerinin karşılanmaması gerekçeleriyle yurtdışına giden doktorların sorunlarını çözmek yerine “gidiyorlarsa gitsinler” diyen Erdoğan yaklaşan seçimler öncesi yayınladığı videoyla onlara “yuvanıza dönün” çağrısı yaptı. Erdoğan, “Eve Dönüş Projeleri” kapsamında yabancı ülkelerden 6 bin bilim insanının Türkiye’ye geri geldiğini söylese de TTB 2. Başkanı Ali İhsan Ökten, Erdoğan’ın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını, sadece bir seçim propagandası olduğunu belirtti.

Seçimler öncesi yapılan sokak röportajında konuşan AKP’li bir kadının sözleri ve akıl almaz savunması da sosyal medyada tepkilere neden oldu. Seçim anketinin yapıldığı “Mikrofondasın” isimli YouTube kanalına konuşan ve tercihinin “Sonuna kadar reis” olduğunu söyleyen kadının, “Şu an doktorları beğenmiyoruz, doktor dövüyoruz, o rahatlık var” ifadeleri tepkiyle karşılandı.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) enflasyon verilerini paylaştı. Açıklanan verilere göre nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 4,86 artarken, yıllık bazda artış 105,19 oldu. ENAG Ocak-Nisan dönemi enflasyon oranının ise yüzde 29,27 olduğunu açıkladı. AKP, seçim arifesinde ekonominin daha da kötüleşmemesi için elinden geleni yapıyor. Dövizin yükselmemesi ve borsanın dibe çakılmaması için sürekli müdahale ediliyor. Seçimlerden sonra halkın nasıl bir ekonomik darboğaza sürükleneceği tahminleri ise içler acısı…

İstanbul Finans Merkezi inşaatında çalışan işçiler haklarını almak için eylem yaptı. 17 Nisan’da Erdoğan’ın açılışını yapmasına karşın projenin inşaatının devam ettiği İstanbul Ataşehir’deki İFM’nin otel ve alışveriş merkezi inşaatında çalışan Yapı ve Yapı İnşaat bünyesindeki bazı işçiler haklarını alamadıkları için direnişe geçti. Erdoğan’ın açılışından önce İFM inşaatında 20 bin işçinin gece gündüz çalıştığını söyleyen DİSK’e bağlı Dev-Yapı İş Sendikası Genel Sekreteri Nihat Demir, şunları ifade etti: “İşçilerin 45 saat üzeri mesaileri verilmiyor. İhbar ve kıdem tazminatları ödenmiyor. Hem işçilerin emeğini çalıyorlar hem de vergi kaçırıyorlar. Emek hırsızlığı burada bir gelenek haline geldi. Biz de buna karşı eylemdeyiz. İFM şantiyesinde işçilerin hakları için 40’a yakın eylem yaptık.” Demir ayrıca, “Burada hâlâ 10 bine yakın işçi çalışıyor. Bitmemiş inşaatın açılışını yaptılar” şeklinde bilgi de verdi.

Kadıköy’de Cihan Aymaz isimli bir sokak sanatçısının, kendisine söylenen “istek parçayı çalmaması” gerekçesiyle bıçaklanarak öldürülmesi de yaşanan üzücü durumlar arasındaydı. Katil Mehmet Caymaz, Cihan Aymaz’ı kalbinden bıçakladı ve kaçmaya çalıştı. Yaşanan katliam, olayın yaşandığı yerde halk ve demokratik kitle örgütleri tarafından protesto edildi. Aymaz, benzer şekilde Kadıköy’de katledilen üçüncü kişi oldu. Katilin AKP-MHP iktidarına yakın olduğu ve Aymaz’ı muhalif kimliğinden dolayı hedef aldığı tahmin ediliyor.

Yarın 6 Mayıs. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarının 51. yılı. Hüseyin İnan idam edilmeden önce son sözlerini şöyle tamamlamıştı: “Ben, hiçbir şahsi çıkar gözetmeden, halkın mutluluğu için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım, bundan sonra da bu bayrağı Türkiye halkına emanet ediyorum…” Bu bayrağın halka iletilmesi Hüseyin İnanların ve Denizlerin anlayışıyla mücadele edilmesi yoluyla sağlanabilir. Bu devrimcilik anlayışının Türkiye solunda ete kemiğe bürünmesi, yaygınlaşması ve kök salması geleceğin en önemli güvencesi olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.